Bu hafta da OECD’nin Digital Education Outlook 2026 raporunun bulgu ve önerilerini paylaşmak istiyorum. Üretken yapay zekâdan (ÜYZ) giderek daha fazla yararlanıyoruz. Ancak etkili ve verimli kullanılmalı. Bunun için de çaba gerekiyor.
Geçen hafta raporun önerilerini dört ana başlıkta özetlemiştim. Bu hafta, ÜYZ’nin öğrencinin öğrenmesine nasıl destek olabileceği üzerinde duracağım. “Ödev tamam da peki öğrenildi mi?” sorusuna evet yanıtı verilmeli.
Bu nasıl gerçekleşir?
Önce raporda yer verilen, Türkiye’de lise öğrencileriyle yapılmış bir matematik araştırmasının bulgularına bakalım.
Araştırmada bazı öğrenciler yapay zekâ desteği olmadan çalışırken, bazıları standart GPT-4 sohbet aracından yararlanıyor. Bir başka grup ise öğrencinin öğrenmesine yardımcı olacak biçimde düzenlenmiş bir YZ öğreticisini kullanıyor.
YZ desteğiyle çalışırken, standart aracı kullanan öğrencilerin alıştırmalardaki başarısı, destek almayan gruba göre yüzde 48 daha yüksek bulunuyor. Öğrenmeye yardımcı olacak biçimde düzenlenmiş araçta bu artış yüzde 127’ye ulaşıyor.
Ancak asıl dikkat çekici sonuç, YZ desteği kaldırıldığında ortaya çıkıyor. Standart sohbet aracını kullanan öğrenciler, sınavda YZ desteği almadan çalışmış öğrencilerden yüzde 17 daha düşük başarı gösteriyor. Öğrenmeye yardımcı olacak biçimde düzenlenmiş aracı kullanan grupta ise aynı olumsuz sonuç görülmüyor.
Genelleştirme için daha çok araştırma gerekse de bu bulgu önemli bir uyarı taşıyor: Yapay zekâ desteğiyle doğru yanıtı bulmak, benzer bir soruyu kendi başımıza çözmeyi öğrendiğimiz anlamına gelmez.
Nasıl bir yol izlenmeli?
Öğrenciye hemen çözümü vermek yerine, “Soruda bize ne verilmiş?”, “Neyi bulmamız gerekiyor?”, “İlk olarak hangi işlemi deneyebilirsin?” diye sorulabilir. Çocuk bir adım atar, yanlış yapabilir, yanlışını fark eder ve yeniden dener. Öğrenme bu çabanın içinde gerçekleşir.
ÜYZ’den de aynı şekilde yararlanılabilir. Öğrenci, “Bu soruyu çöz” demek yerine “Yanıtı hemen verme. Sorular sorarak çözmeme yardımcı ol” diyebilir. Ancak bu da yeterli değildir. Aracın gerçekten nasıl yardımcı olduğu ve öğrencinin ne öğrendiği de izlenmeli.
OECD raporu, YZ kullanımında öğrencinin düşünme çabasının korunmasına dikkat çekiyor. Daha hızlı ödev yapmak veya daha düzgün bir metin hazırlamak, tek başına öğrenmenin göstergesi değildir.
Anne ve babalar neyi izlemeli?
Çocuğunuzun bitirdiği ödevin yanında, konuyu nasıl anladığıyla da ilgilenin.
“Bu yanıtı kendi sözlerinle anlatabilir misin?”
“Bu işlemi neden yaptın?”
“Benzer bir soruyu şimdi yardım almadan çözebilir misin?”
“Yanıt yanlış olsaydı nasıl fark ederdin?”
Bu soruları çocuğunuzu sınamak için değil, düşünmesini desteklemek amacıyla sormalısınız. Her dersin uzmanı olmanız gerekmiyor. Birlikte konuşmak ve çocuğunuzun nerede zorlandığını fark etmek de değerli.
Öğretmenlerden de bilgi alın. YZ’nin hangi amaçla kullanıldığını ve öğrencinin öğrenmesinin nasıl değerlendirildiğini sorun. YZ ile hazırlanmış düzgün bir ödevin arkasında öğrencinin ne kadar bilgisi ve emeği bulunduğunu anlamaya çalışın.
YZ desteğinin çocuğunuzun öğrenmesine nasıl katkı sağladığını değerlendirin. Soruyu anlamaya mı çalışıyor, kendi çözümünü mü kontrol ediyor, yoksa bütün işi araca mı bırakıyor?
Çocuğunuzun yalnız bitirdiği ödeve bakmayın. Yapay zekâ kapandığında ne yapabildiğine de bakın.