Dijital DÖNÜŞÜM (Öğrenme Platformu)
Bu yazımı eğitim-öğretim şapkamla yazmak istedim. Yaklaşık 25 yıllık akademisyenlik yaşamımda tıp ve lisansüstü eğitim-öğretim programlarının oluşturulması ve yürütülmesinde yer alan bir kişi olarak kaygılarımı ve önerilerimi paylaşmak istiyorum.
Yükseköğretime gelen öğrenciler gerekli bilgi ve becerileri kazanacak altyapıyla gelmiyorlar. Bu durum bizleri çok zorladı ve halen zorlamakta. Lisansüstü programlarda da aynı zorluklarla karşılaşıyoruz.
Burada vurgulamak istediğim konu şu: Eğitim-öğretim öyle tasarlanmalıdır ki ana sınıfından lisansüstü öğretime kadar kazanılacak bilgi, beceri ve yetkinlikler birbirini tamamlayacak biçimde ardışık ilerlemeli. Maalesef eğitim-öğretim sistemimiz bu bağlamda yeterli olamıyor.
Yapay zekâ çağında bu eksiklik bizi daha da zorlayacak gibi görünüyor.
Değerli anne-babalar, sizlere çok iş düşüyor. Sizin öğretmeniz gerekmeyebilir; ancak çocuğunuzun neyi, ne kadar ve nasıl öğrendiğiyle ilgilenmelisiniz. Okuldaki programın nasıl uygulandığını izlemeli, “Bunu nasıl anlayacağım?” sorusunu sorarak kendinizi geliştirmelisiniz. Hatta oluşturacağınız topluluklarda yayınları değerlendirerek kendinize yol çizmelisiniz.
Okulda yalnız yapay zekâ araçlarının kullanılıp kullanılmadığını değil; çocuklara soru sorma, kaynak karşılaştırma, kanıt arama, kendi düşüncesini açıklama ve yapay zekâ yanıtlarını kontrol etme alışkanlıklarının kazandırılıp kazandırılmadığını da sorgulamalısınız.
Her şeyi yapay zekâ yapar diye bir yaklaşım kesinlikle doğru değil. Kazanılması gereken bilgi, beceri ve yetkinlikler net tanımlanmalı. Becerilerin gelişebilmesi için sağlam bilgi temeli; bunların gerçek yaşamda etkili ve sorumlu kullanılabilmesi için de yetkinlik gerekir.
Eğitim-öğretim ve yapay zekâ bağlamında bilgiler, geçerliliklerini koruma süreleri açısından iki grupta ele alınabilir: uzun süre geçerliliğini koruyan bilgiler ve güncelliğini daha çabuk yitiren bilgiler.
Temel matematik bilgisi, bilimsel yöntemin ilkeleri, insan hakları ve etik ilkeler, tarihin ve doğa bilimlerinin temel kavramları kalıcı temel bilgilere örneklerdir. Okuduğunu anlama, neden-sonuç ilişkisi kurma, soru sorma, kanıt değerlendirme, problem çözme ve eleştirel düşünme de uzun süre yararlanılacak becerilerdendir.
Buradaki “kalıcı” sözcüğü, bilginin hiç değişmemesi anlamına gelmez; kolay eskimediğini ve yeni durumlara aktarılabildiğini anlatır. Çocuğunuz yeterli temel bilgiye sahip değilse yapay zekânın verdiği yanıtın doğruluğunu değerlendirmekte zorlanır.
Teknolojik, bilimsel, ekonomik veya toplumsal değişiklikler nedeniyle kısa sürede güncelliğini yitirebilen bilgi çabuk eskiyen bilgidir. Yazılımların kullanım adımları, güncel yapay zekâ araçlarının özellikleri, komut yazma yöntemleri, mevzuat ve istatistikler buna örnektir. Bu bilgiler değersiz değildir; öğrenilmeli ancak düzenli olarak güncellenmeleri gerekir.
Çocuğunuza yalnız bugünün yapay zekâ araçlarını kullanmayı öğretmek, çabuk eskiyen bilgi kazandırır. Okuduğunu anlama, soru sorma, kanıt arama ve bilgiyi değerlendirme becerilerini geliştirmek ise uzun süre yararlanacağı bir düşünme altyapısı kazandırır.
Anne ve babalar çocuklarının her sorusuna hazır yanıt vermek yerine soru sormalarını ve yanıtın dayanağını araştırmalarını desteklemelidir. Çocuk ilköğretimden başlayarak “Bu bilgi nereden geliyor?”, “Hangi kanıta dayanıyor?”, “Başka bir açıklaması olabilir mi?” ve “Yapay zekânın verdiği yanıtı nasıl doğrulayabilirim?” sorularını sormayı öğrenmelidir.
OECD, Avrupa Komisyonu ve UNESCO’nun yayımladığı rehberler de eleştirel değerlendirme, etik kullanım ve yaşa uygun yetişkin rehberliğinin gerekliliğini vurguluyor. Bu yayınlardan yararlanılarak yol haritası çizebilirsiniz.
Ülkemizdeki durum göz önüne alındığında sizlerin sorumlulukları oldukça yüksek. Nasıl yapacağınıza bugün karar veriniz, yarın geç olabilir.