Öğrenciler üretken yapay zekâyı (ÜYZ) kullanıyor. Öğretmenler de ders hazırlarken, soru oluştururken ve öğrencilerine geri bildirim verirken bu araçlardan yararlanabiliyor. Bireysel çabalarla yürütülüyor. Ancak yararı nedir? Doğru mu kullanılıyor? Etik açıdan durumu nedir? Yararları ve zararları ne düzeydedir? Bu sorular yanıt bulmalı.

Bu aşamada ulusal stratejiler ve politikalar devreye giriyor. OECD’nin Digital Education Outlook 2026 raporu politika yapıcılara öneriler sunuyor. Raporda öğrencilerin, öğretmenlerin, eğitim kurumlarının ve ailelerin sorumlulukları açıklanıyor. Bunların yerine getirilebilmesi için gerekli koşulların oluşturulmasında ise politika yapıcılara önemli görevler düşüyor.

Raporda beş ana alanda yönlendirme yapılıyor. Bu alanlara göre politika belgelerinde aranacakları sorular halinde paylaşmak istedim.

Alan.1: Öğrenmeyi ve insan gelişimini merkeze almak

  • Hangi eğitim sorununun çözülmesi amaçlanıyor?
  • Öğrencinin gerçekten öğrendiği nasıl anlaşılacak?
  • Bağımsız düşünme ve temel beceriler nasıl korunacak?

Alan 2. Araştırma ve geliştirmeye yatırım yapmak

  • Araçların yararlı olduğuna ilişkin hangi kanıtlar var?
  • Uzun süreli kullanımın etkileri araştırılacak mı?
  • Öğretmen ve öğrenciler geliştirme sürecine katılıyor mu?
  • Araştırma sonuçları kamuya açıklanacak mı?

Alan 3. Güvenilir kullanım için kurallar oluşturmak

  • Öğrencilerin verilerini kim, hangi amaçla kullanacak?
  • Araçların güvenli ve yaşa uygun olduğunu kim denetleyecek?
  • Hata veya zarar oluşursa kim sorumlu olacak?
  • Şikâyetler nereye ve nasıl iletilecek?

Alan 4. Herkes için erişim ve yeterlilik sağlamak

  • Cihazı veya interneti olmayan öğrenci nasıl yararlanacak?
  • Ücretli araçlara erişimdeki eşitsizlik nasıl giderilecek?
  • Engelli öğrencilerin gereksinimleri gözetiliyor mu?
  • Öğretmenlere hangi eğitim ve destek sağlanacak?

Alan 5. İnsan kararını ve sorumluluğunu korumak

  • Hangi kararlar mutlaka insan tarafından verilecek?
  • Öğretmen aracın önerisini değiştirebilecek mi?
  • Öğrenci, ihtiyaç duyduğunda bir öğretmene veya danışmana ulaşabilecek mi
  • Yapay zekâ destekli kararlara nasıl itiraz edilecek?

Her başlık için ortak sorular

  • Kim yapacak, ne zamana kadar yapacak?
  • Gerekli bütçe ve personel ayrılmış mı?
  • Başarı hangi ölçütlerle değerlendirilecek?
  • Gerçekleşmeler ne zaman, nerede yayımlanacak?
  • Hedefe ulaşılamazsa ne yapılacak?

Bu sorulardan anlaşılabildiği gibi sadece ulusal strateji belirlemek, politika ifadeleri yazmak ve görevleri dağıtmak yetmiyor. Bu görevler; sorumlusu, bütçesi, takvimi ve beklenen sonuçları belli projelere dönüştürülmeli. Kurumların yürüttüğü çalışmaların ulusal hedeflere nasıl katkı sağladığı açıklanmalı. Farklı bölgelerdeki, farklı olanaklara sahip okullara, öğretmenlere ve öğrencilere nasıl ulaşılacağı gösterilmeli. Uygulamaları izleyen, eksikleri belirleyen ve sonuçları kamuya raporlayan bir sistem kurulmalı.

Vatandaşın bu süreci anlaması ve katılması için de çaba sarf edilmeli. Uzun eylem planlarının yayımlanmasıyla bu katılım kendiliğinden sağlanamıyor. Öğrenci, öğretmen ve aileler kendilerini ilgilendiren hedefleri, sunulan olanakları ve sorumluluklarını anlayabilmeli. Görüşlerini nereye ileteceklerini, sorunlarla karşılaştıklarında kime başvuracaklarını bilmeli. Türkiye’de yayımlanan strateji ve politika belgelerini bu açıdan da sorgulamalıyız: Belirlenen görevler ülke genelinde nasıl uygulanıyor, kimlere ulaşıyor ve ne sonuç veriyor? Vatandaş bunları nereden öğrenebiliyor?

Katılımın sağlanmasında ulusal otorite kolaylaştırıcı, vatandaş ise sorgulayıcı olmalı. Hem kolaylaştırma hem de sorgulama bilgiye dayanmalı.