Bu hafta OECD’nin Digital Education Outlook 2026 raporunun “eğitim sisteminin ve kurumların yönetimi” başlığına odaklanıyoruz.

Üretken yapay zekânın (ÜYZ’nin) eğitimde etkili kullanılması, kurumların yaklaşımına da bağlı. Politikalar, yönetim kararları ve günlük uygulamalar birbiriyle uyumlu olmalı. Rapordaki bazı örnekleri ve önerileri kısaca paylaşacağım.

Eğitimde başarı, sınıfta yapılanlarla sınırlı değil. Öğrenciler uygun programlara yönlendirilmeli, önceki öğrenimleri tanınmalı ve başarıları doğru değerlendirilmeli. ÜYZ bu süreçlere nasıl katkı sağlayabilir?

Derslerin eşdeğerliğini belirlemeyi kolaylaştırabilir

Bir öğrenci başka bir programa veya üniversiteye geçtiğinde, aldığı derslerin hangileri kabul edilecek? Bunun için ders içerikleri ve öğrenme kazanımları karşılaştırılır. Bu işlem zaman alabilir. ÜYZ’nin temelinde kullanılan bazı modeller, benzer dersleri ve olası eşdeğerlikleri belirlemeye yardımcı olabilir.

Son karar yetkili uzmanlarda kalmalı. Ders içerikleri ve öğrenme kazanımları doğru ve karşılaştırılabilir biçimde kaydedilmeli.

Öğrenciye uygun eğitim yollarını belirlemeyi destekleyebilir

ÜYZ, öğrencinin ilgi alanlarına ve meslek hedeflerine uygun dersler ve programlar önerebilir. Rapordaki bir uygulamada öneriler, gerekçeleriyle birlikte akademik danışmana sunuluyor. Danışman bunları değerlendirip öğrenciyle görüşüyor. Böylece danışmanlık destekleniyor. ÜYZ, danışmanlığı kolaylaştıran bir araç olarak kullanılmalı. Öğrencinin geleceğine ilişkin kararlar yapay zekâya bırakılmamalı.

Sınav hazırlamayı ve değerlendirmeyi geliştirebilir

ÜYZ, farklı konularda ve güçlük düzeylerinde soru taslakları hazırlayabilir. Karşılıklı konuşma ve yazı geliştirme gibi uygulamalarla öğrencinin becerileri değerlendirilebilir. Ancak sorular ve puanlamalar uzmanlarca kontrol edilmeli. Özellikle öğrencinin geleceğini etkileyen sınavlarda doğruluk ve tutarlılık korunmalı.

Bilimsel araştırmaları destekleyebilir

ÜYZ, araştırma sorusu geliştirmeye, deney planlamaya ve veri analizine yardımcı olabilir. Gerçek verilerin özelliklerini taklit eden “sentetik veriler” oluşturabilir. Araştırmacılar bunlarla analiz yöntemlerini deneyebilir. Ancak yapay veriler gerçekmiş gibi sunulmamalı. Sonuçların gerçek yaşamı ne ölçüde yansıttığı doğrulanmalı.

Yalnız hızlanmak yeterli mi?

İşlerin hızlanması önemli. Peki, yapılan iş daha doğru, daha adil ve öğrenci için daha yararlı oluyor mu? Eğitim için geliştirilen araçlar ve genel amaçlı sohbet araçları bu açıdan değerlendirilmeli. Kullanıcıların yetkinlikleri geliştirilmeli. Sonuçlar izlenmeli. Karar verme sorumluluğu insanlarda kalmalı.

Bu bilgiler bize ne söylüyor?

Kurumlar ihtiyaçlarını belirlemeli. Öğretmenler ve öğrenciler sürece katılmalı. Anne babalar okulun hazırlıklarını ve öğretmenlere verilen desteği sorabilir. Amaç, bilgi edinmek ve birlikte çözüm geliştirmek olmalı. Başarı, öğrenmeye katkısıyla da ölçülmeli. ÜYZ öğrenmenin ortağı olmalı. Öğrenme çabasını atlamanın kısa yolu olmamalı.

Kurumlar, eğitimde ÜYZ politikalarını ve uygulama süreçlerini açıkça paylaşmalı. Uygulamaları izlemeli. Sorunları belirleyip ilgili kişilerle birlikte çözmeli. Sürekli iyileştirmeyi sağlamalı. Anne babalar ve öğrenciler de bilgi istemeli, sorularıyla bu sürece katılmalı.