İçeriğine bakınca anlıyoruz ki; bu anlaşma kapsamında Suudi Arabistan savaşa girerse Türkiye Cumhuriyeti oraya asker de silah da gönderebilir.

Savaşta olan bir ülkeye asker göndermek demek, o ülkenin karşısındaki ülkeyle fiilen savaşa tutuşmak demektir.

Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi bu anlaşma metinlerini onaylarsa hükümete savaşa girme yetkisini vermiş olacak.

Anlaşma kapsamında Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulacak. Bu komite desteğin boyutunu belirleyecek. Yani savaşa girip girmeyeceğimize bu üç atanmış bakan karar verecek.

Yazdıklarım aklınıza yatmadıysa TRT tarafından sunulan maddeleri birlikte okuyalım, siz karar verin:

1. Ortak Savunma Taahhüdü: Taraflardan birine yapılan dış kaynaklı silahlı saldırı, tüm taraflara yapılmış sayılacak. Diğer üyeler saldırıya uğrayan ülkeye, askeri imkanlar dahil mevcut kapasiteleri ölçüsünde yardım sağlayacak.

2. Savunma ve askeri işbirliği: Ortak tatbikatlar, eğitimler, personel değişimi ve silahlı kuvvetler arasında birlikte çalışabilirliği artıracak faaliyetler yürütülecek.

3. Savunma sanayii entegrasyonu: Teknoloji transferi, ortak Ar-Ge projeleri, ortak üretim ve savunma sanayii alanında işbirliği teşvik edilecek.

4. Güvenlik ve terörle mücadele: Taraflar terörizmin tüm türlerine karşı operasyonel düzeyde işbirliğini artıracak ve ortak güvenlik değerlendirmeleri yapacak.

5. İstihbarat paylaşımı: Güvenli iletişim kanalları üzerinden istihbarat ve güvenlik bilgileri paylaşılacak.

6. Lojistik destek: Savaş, barış veya olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer askeri teçhizat desteği sağlanabilecek.

7. Kurumsal yapı: Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulacak. Komite anlaşmanın uygulanmasını yönetecek, yeni üyelerin katılımını değerlendirecek ve merkezi Suudi Arabistan'da olacak bir sekretarya tarafından desteklenecek. İlk genel sekreter Pakistanlı olacak.

8. Gizlilik ve hukuki hükümler: Paylaşılan gizli bilgilerin korunması, anlaşmazlıkların müzakere yoluyla çözülmesi ve anlaşmanın mevcut uluslararası yükümlülükleri etkilememesi güvence altına alınıyor. (Madde 11-15)

9. Anlaşma tüm tarafların onay sürecini tamamlamasının ardından yürürlüğe girecek. Üç ülke, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak. On yılın ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.

Kimse kimseye kandırmasın, ABD/İsrail, İran'a saldırdı ve Suudi Arabistan'ı da savaşa dahil etmek istiyor.

Suudi Arabistan Ordusu'nun savaşacak kapasitesi yok. Bu nedenle Pakistan ve Türkiye'nin de destek vermesini istiyorlar.

Netanyahu ve Trump seçime girecekler.

Seçimden sonra İran Savaşı başka boyutlara taşınacak.

Bu anlaşmanın bu kadar rafta tutulduktan sonra tam bu seçimler yapılmadan meclise sunulması da manidar.

Kimse, Savunma Sanayii'ne Suudi Arabistan sermayesi akacak diye gözümüzü boyamaya kalkmasın.

Bu hafta heyecanla Meclisin iradesinin nasıl tecelli edeceğini izleyeceğiz.