Gönül eri olmak kolay değil. Emek fedakârlık gerekiyor. Sonucu beklentisi Allah rızası olmalı. Bu arada dünyalık bir tarafının olması nasıl olmalı, nasıl anlaşılmalı. Amatör bir anlayış mı yoksa profesyonellik olmalı mı? İlk tercih ne olmalı? Allah rızası en ilk tercih, maddi beklenti sonra için düşünülmeli derim.
Kendi açımdan deneyimlerine ve bilgilerime dayanarak söylersem hayatım boyunca Allah c.c yardımını ve maddi destek aldım. Bazı zamanlar aracı oldum, aldım adrese teslim ettim.
Bu konuda Cahit Karaalp Hoca’nın bir tespitini burada yer vermek gerekiyor. O der ki:
“Dava yolunda Hz. Peygamberin en büyük destekçisi eşi Hz. Hatice idi… İlk vahiy tecrübesinde soluğu Hz. Hatice’nin yanında almıştı… Zira daraldığında, sıkıldığında, nefessiz kaldığında ilk ona gider, onunla dertleşirdi… O onu rahatlatır, sahiplenir ona destek verirdi… Hatice onunla sadece hayatını birleştirmemişti… Uğruna malını, geleceğini, tüm varlığını feda edecek kadar sevmiş ve güvenmişti… Onu öyle sevmişti ki Mekke’nin en zengini iken en fakiri haline gelmişti… Öyle ki varını yoğunu Muhammed’in güttüğü davaya hibe etmişti…
Peygamberin yüklendiği davayı duyduğunda Hz. Hatice ona; “sakın korkma! Allah’a yemin olsun ki, rabbin seni asla mahcup etmeyecek. Zira sen, akrabalarını gözetir, zalimden sözünü sakınmaz, kimsesizleri/mazlumları kollar, muhtaçların yardımına koşar, misafirlerine ikram eder, halkına yardımcı olursun…” diyerek rahatlatmış ve cesaretlendirmişti… Hz. Hatice’nin destek ve fedakârlıkları Hz. Peygamberin azmini biliyor, dava yolunda başarısını arttırıyordu.”
Burada şu hususu bir daha tekrarlamak fayda sağlar. Dünyanın neresinde olursanız olun. Bir derdiniz, sözünüz fikriniz davanınız varsa. Lazım olan şeyler için insana ve maddi şeylere muhtaçsınız. Tek başına tek taş duvar olmaz sözü geçerlidir.