“Gerçek bir dost olarak Allah yeter, hakikî yardımcı olarak da Allah yeter.” Nisa,45
Ancak sizin gerçek dostunuz Allah’tır, Allah’ın dostluğu size yeter. Onun için aleyhinize davranmayacak, her zaman iyiliğinize hükmedecek olan Allah’ın yasalarına uyun! Allah’ın yasalarına göre yaşayın! Allah’ın yasalarına uyarak yaşadığınız hayatta sizin için yardımcı olarak Allah yeter.
Demek ki Yüce Allah’ın dostluğu “sonuç”tur; bunun sebebi müminlerin Rasûlüllâh’ı, melekleri ve birbirlerini dost edinmeleridir. Bunların sonucunda Allah’ın dostluğu söz konusu olacaktır ve elbette gerçek dost ve ma‘bûd olarak Yüce Allah yeterlidir.
Ben bir gönül eri olmağa çalıştım. O ne demek? Kalbi olgunlaşmış, hayatı ve iç dünyayı idrak etmiş bir insanın her yerde huzur bulacağını, asla yalnızlık veya kimsesizlik (gariplik) hissetmeyeceğini anlatır. Gönül eri manevi olarak doymuş kimsedir. Bu tanıma tam olarak uymadığım halde yolun yolcusuyum.,
Yalnızlığı garipliği, huzursuzluğu mutlu olamamanın ne olduğunu, iç istikrarsızlığını ne menem bir şey olduğunu biliyorum. Bu badireden nasıl çıkarım diye araştırdım. Başkaları bu durumları yaşamasın diye çırpındım.
Bu yolun yolcusu, öyle görünürler gariptirler. Garip Olmak: Kimsesiz, yalnız, yetim veya yabancılık hissi içinde çaresiz kalmaktır. Gönül erinin Allah ile ve kendi iç dünyasıyla bağı güçlü olduğu için, fiziksel olarak nerede olursa olsun kendini dışlanmış ya da kimsesiz hissetmez; çünkü o her yerde bir mana ve huzur bulur.
Hülasa yardım edecek biri yardıma muhtaç olmamalı. Her şeyden önce kendisi, kendimiz problemlerimizi halletmiş olmalıyız. Eksiksiz ve kusursuz olan yalnız Allah’tır. Bizimkisi hedefe giden biri olarak yük yolda oluşur mantığı ile gidiyor. Gayret bizden yardım Allah’tan basit ve sade olan dinimizin derinliğine olan vukufu yetimiz olmalı arayışımız devam etmeli. Kendisi yardım edilecek insan gayriye nasıl yardım edecek noktasında olmamalı.
Evet, Allah dostumuz ve yardımcımızdır bundan şüphe etmem. Ama insanın insana ihtiyacı var. Bu işler yalnız işi değil destek gerek.