Türkiye yolsuzluklar cenneti. Dünden bugüne kamuoyunun gündemini yolsuzluklar işgal ediyor. Toplum, çok sayıda siyasetçi ve bürokratın yolsuzluktan yargılandığına şahittlik ediyor.
Bugüne kadar Yüce Divanda yolsuzluktan kimlerin yargıladığına ve sonuçlarının ne olduğuna birlikte bakalım.
1961 Anayasasından sonra Yüce Divanda yargılanan ilk kişi, 1964 yılında eski Ticaret Bakanı Mehmet Baydur'dur. Baydur, ''arpa davası''nda 52 bin 500 ton arpanın bir İngiliz firmasına satıldığı iddiasıyla yargılanmış ve beraat etmiştir.
Yüce Divanda ikinci yargılama 1981 yılında yapıldı. ''Rüşvet'' ve ''görevi savsaklamak'' iddiasıyla suçlanan eski Sosyal Güvenlik Bakanı Hilmi İşgüzar, 5 yıl ağır hapis, 4 yıl 8 ay hapis, 5 milyon 251 bin 600 lira ağır para cezası ve memuriyetten temelli yoksun kılınması cezasına çarptırıldı.
Aynı yıl içinde görülen başka bir davada da eski Gümrük ve Tekel Bakanı Tuncay Mataracı, ''rüşvet'' ve ''görevi kötüye kullanmak'' iddiasıyla Yüce Divana sevk edildi. Mataracı hakkında 36 sene ağır hapis, 787 milyon 386 bin 160 lira ağır para cezası, memuriyetten temelli yoksun kılınması ve şoför ehliyetinin 6 yıl süre ile geri alınmasına karar verildi.
Ne ilginçtir ki sonraki yıllarda Tuncay Mataracı'nın adını Rize'de bir caddeye ad olarak verdiler.
1982 yılında dönemin Bayındırlık Bakanı Şerafettin Elçi, ''rüşvet'' ve ''görevi kötüye kullanmak'' iddiasıyla Yüce Divanda yargılandı. Yüce Divan, Elçi hakkında 2 yıl 4 ay hapis, 4 bin 666 lira ağır para cezası, 14 ay süre ile memuriyetten yoksun kılınması ve ehliyetinin 2 yıl 4 ay süre ile geri alınmasına karar verdi.
Şerafettin Elçi'nin adı, 2013 yılında hizmete açılan, Şırnak'ın Cizre ile İdil ilçeleri arasında yer alan havalimanına ad olarak verildi. Ayrıca Cizre'de Şerafettin Elçi Caddesi de bulunmaktadır.
Eski Bayındırlık bakanlarından Selahattin Kılıç ise 1982 yılında, ''rüşvet'' ve ''görevi kötüye kullanmak'' iddiasıyla Yüce Divanda yargılandı ve beraat etti.
1985 yılında, eski Devlet Bakanı İsmail Özdağlar, ''rüşvet aldığı'' iddiasıyla Yüce Divanda yargılandı ve 2 yıl hapis, 30 bin lira ağır para cezası, 2 yıl süre ile memuriyetten yoksun kılınma cezasına çarptırıldı. Özdağlar'dan yargılama gideri olan 281 bin 410 liranın alınmasına karar verildi.
Bugün İsmail Özdağlar'ın adı Manisa Demirci'de bir sanayi sitesine verilmiş.
Eski bakanlardan İsmail Safa Giray ve Cengiz Altınkaya da Yüce Divanda yargılandılar ve berat ettiler.
Eski Başbakan Mesut Yılmaz ile eski Devlet Bakanı Güneş Taner ve eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu 2004 yılında, ''ihaleye fesat karıştırmak'' iddiasıyla Yüce Divanda yargılandılar ve Yüce Divan, sanıklar hakkında davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verdi.
2004 yılında eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanları Cumhur Ersümer ile Zeki Çakan, ''ihaleye fesat karıştırma'' ve ''görevi kötüye kullanma'' iddialarıyla yargılandılar. Ersümer hakkında davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildi. Zeki Çakan ise davadan beraat etti.
Aynı yıl içinde eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile eski Devlet Bakanı Recep Önal, ''görevi kötüye kullanmak'' iddiasıyla yargılandılar ve beraat ettiler.
Yüce Divanda son olarak eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın, ''ihaleye fesat karıştırma'' ve ''görevi kötüye kullanma'' iddiasıyla yargılandı ve beraat ettti.
Fon vurgununun patladığı bu kritik zamanda tecrübeli bir bürokrat olan Necdet Topçuoğlu'na kulak verelim. 41 yıllık bürokratik hayatının 25 yılını, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu ve Sayıştay'da yolsuzlukları denetlemeyle geçiren Topçuoğlu, çok yolsuzluk gördüğünü; ama son yaşanan fon vurgunu kadar organize bir soygun görmediğini söylüyor.
Bu tür manipülatif vurgunlar geçmişte de yaşandı. Bankerler olayı, İmar Bankası krizi, batan bankaların mali yükümlülükleri, milyar dolarları aşan batık kredi külfeti bu fakir milletin sırtına yüklendi. Bu olaylar, Türkiye'de daha dün yaşandı. Bunları ne çabuk unuttuk!
Rahmeti babam: "Açlığınızdan ölseniz bile çalmayacaksınız!" derdi. Meğer dürüstlük ne büyük itibarmış. Aldanmaktan, aldatmaktan ve aldatılmaktan Allah’a sığınırım. Rahmetli Dilaver Cebeci'nin mısralarıyla bitirelim:
Rabbim dosdoğru yoldan aman bizi atmagil,
Gazabına uğrayan kullarından etmegil!