Ülkemizde bir çok konuda düzenleyici kurumlar var.

Bu düzenleyici kurumlar öncelikle çok aşırı bir şekilde regülâsyon yaparak mevzuatta sıkça değişiklik yapıyorlar.

Dünya uygulamalarına baktığımızda ise değişen mevzuatla ilgili genelde işletmelere ve yararlanıcılara kendilerini adapte etmeleri ve mali yapılarını uygun hale getirmeleri için süre verilir.

Denir ki ilgili yasa 17 Ekim 2026 tarihinde yasalaştı ama bu yasanın yürürlülük tarihi örneğin 1 Ocak 2027 gibi.

Ülkemizde ise genellikle gece resmi gazete yayımlanıp yürürlüğe girmekte.

Birde bazı uygulamalarda yasa yürürlüğe girmiş yatırımcılar yatırımını yapmış yatırımın geri dönüş süresini hesaplamışlar birde bakıyorlar ki mevzuat kendi aleyhlerine değişmiş durumda. Hal böyle olunca yatırım öncesi yapılan hesaplamalar, buna bağlı kullanılan kredi ve öz kaynaklar ile yatırımın geri dönüş süresi uzamaktadır.

Buna en iyi örnek ise özellikle GES yatırımlarını verebiliriz.

Diğer yandan muhasebe ve finans konularında mevcut düzenleyici kurumlar şöyledir;

Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar (Üst Kurullar);

BDDK: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu

SPK: Sermaye Piyasası Kurulu

KGK: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu olmak üzere.

Son bir ayda yaşanan ve ekonomimizi zora sokabilecek olan fonlarda yaşanan olumsuzları yazmak isterim.

Hisse senedi yatırımlarının tabana yayılması ekonomilere olumlu katkı sağlar. Devleti yönetenler de bundan gurur duyar. Ancak borsanın değer yaratarak yükselmesi yerine, sadece yükselmesi esas ve ya baz alınırsa o zaman tabana yayılmadığı gibi esas amaç zora girmektedir.

Amaç yalnızca kitleler para kazansın olmamalı. Amaç tabana yayarak süreklilik arz etmelidir. Bunun bir yolu da denetimi sıkı tutmak ve şeffaflıktır.

Bugün geldiğimiz noktada denetim faslının esas alınmadığı görülmekte olup, bağımsız denetim raporları veren kişi ve kuruluşlar araştırılmalıdır.

Yıllar önce bir bankanın Avrupa direktörü Türkiye’de toplantı yaparken, bir yetkili devletimizin BES katkısı olarak yıllık yüzde 30 katkı verdiğini söyleyince, direktör bir saniye yanlış söylediniz sanırım yıllık yüzde 3 demek istediniz diye düşünüyorum demiştir.

BES İlk başladığında, BES'e dahil olan yatırımcı veya katılımcılara devlet brüt asgari ücretin yıllık toplamının yüzde 30’u kadar devlet katkısı veriyordu.

Bu müthiş bir şeydi. Sebebine gelince ülkemizin tasarruf açığına olumlu katkı vermekti.

2026 Yılı başında bu oran yüzde 20’e indirildi.

Katkı fonları da mevcut mevzuata göre yatırım yapıyorlardı.

Buradaki süreç şöyledir;

*2017 Yılı kuralına göre katkı fonları sabit getirili devlet tahviline yatırılıyordu. Yüzde 85'i uzun vadeli, yüzde 10’u mevduat ve yüzde 5’i hisse senedine olmak üzere.

*2021 Yılı kuralına göre yüzde 80 uzun vadeli, yüzde 10 mevduat ve yüzde 10 hisse senedine,

*2022 Aralık dönemi kuralına göre (SEDDK) yüzde 70 uzun vadeli, yüzde 20 mevduat ve yüzde 10 ise hisse senedi olarak güncellenmişti.

*2023 Yılı kuralına göre devlet katkısı kriterleri değişti. Buna göre uzun vadeli ve ya tahvil-kira sertifikası oranı yüzde 50’ye, hisse senedi ağırlığı yüzde 30’a yükseliyordu. Kapsam BİST100’ün dışına çıkacak şekilde genişlerken bu regülâsyona uyum için 10 iş günü veriliyordu. Bu durum o günkü para ile 10 iş gününde borsaya aktarılacak para takriben 10 milyar TL idi.

Görüldüğü üzere çok kısa sürede değişiklikler ortaya çıkmış ve uymak zorunluydu.

Bugün BES'e gönüllü sayısı 10 milyon kişi, fon büyüklüğü 2.5 trilyon TL ve bu rakamın 310 milyarlık kısmı devlet katkı fonlarından oluşurken, zorunlu olarak hisse senedine yatırılan rakam kabaca 105-110 milyar TL civarında.

Yapılan regülâsyonlardan sonra BES devlet katkı fonlarının TÜFE ile düzeltilen reel getirileri ortalaması ise şöyledir;

*2021 Yılı -21.8

*2022 Yılı 7.3

*2023 Yılı -19.6

*2024 Yılı- 1.9

*2025 Yılı 0.1

*2026 Yılı ilk 9 ay verisi -2.8'dir.

Görüldüğü üzere sürekli yapılan regülâsyonlar 6 yıl için baktığımızda çok olumlu yansımamış gözüküyor.

Hal böyle olunca köşe yazımızın başlığından da anlaşılacağı üzere, yasaları, tebliğleri düzenlemek değil, aynı zamanda tabana yayarak uygulamam esas alınması gerekmektedir.

Son olarak borsa kazançlarına tam mükellef kurumlara ait hisse senedi alım satım kazancına kanaatimce en az yüzde 5 stopaj uygulaması getirilirse, ilgili kazançlardan devletimizin kasasına ciddi bir gelir olacağını düşünmekteyiz. Malum MKYO Hisse senetleri alım-satımına eğer bir yıldan az elde tutulanlar için stopaj oranı yüzde 10 ve Portföyünün en az yüzde 80'i BIST hisselerinden oluşan borsa yatırımdan fonlarında (ETF) kazanç stopajı yüzde 0 iken, diğer fon türlerinde genel olarak yüzde 10 stopaj uygulanmaktadır.

İyi okumalar dileriz.

Saygı ile kalınız.

NOT:

Regülâsyon; Kelime anlamı olarak "düzenleme", "ayar" veya "dengeleme" demektir. Kullanıldığı alana göre farklı anlamlar taşır.

1. Ekonomi ve Hukukta Regülâsyon

Tanım: Devletin veya yetkili kurumların, piyasaların ve sektörlerin düzgün çalışması için koyduğu yasal kurallar, yönetmelikler ve denetim mekanizmalarıdır

Amaç: Piyasa istikrarını sağlamak, haksız rekabeti ve tekleşmeyi önlemek, tüketici haklarını korumak ve güvenli bir işleyiş yaratmak.