Bugünkü yazımızı vicdana ayırdık.

Esasen biz Türk Milleti olarak duygusal bir milletiz.

Yufka yüreklilik, yardımseverlik, komşuluk hakkı, vatanseverlik gibi bir çok konuda dünyada en önlerde yer alırız.

Eskiden mahallelerde bıçkın delikanlılar, abiler olurdu. Onlar mahallenin koruyucusu iyi yürekli insanlardı.

Bugün geldiğimiz noktada ise şehirleşme ve büyük şehirler ile ne mahallede oturan mahalleyi biliyor, ne de geçmişte yaşayan insanları ve ya soy isimleri biliyor.

Herkes de genel anlamda şu var;

*İyi para kazanmalıyım,

*İyi bir evlilik yapmalıyım,

*İyi yaşamalıyım,

*Lüks bir, iki araba lüks evlerde yaşamalıyım.

*Bodrum'da ve yurt dışında tatiller yapmalıyım,

Eyvallah bunlara itirazımız yok.

Ancak çok küçük bir kesim hariç genelde şöyle demiyor;

*Bu sene iyi kitaplar okumalıyım,

*Haftada en az bir gazete ve günde en az 10 sayfa kitap okumalıyım,

*Genç kızlara iş bulmak ve onları iş hayatına hazırlamak için şöyle bir çalışma yapayım,

*Dağ köylerinde Pamukkale’yi, Laodikya'yı görmeyen çocuklar var. Onları Pamukkale’ye getirmek için şu kişilerle görüşmeliyim,

*Bizim ilimize gelen devlet bütçesi yetersiz ama bu konuda tüm ili bilgilendirip toplu hareket edelim,

*Cuma günü mesai bitti ama ben yine de şöyle bir araştırayım fakir fukaraya nasıl yardım edeyim,

*STK'da bir koltukta oturuyorum ama, yeni projeler yapıp toplumun önünü açayım,

*Kırsal kesimde var olan sorunlara daha çok eğileyim,

*Hasta vardır apartmanda gürültü yapmayayım,

*Hasta olur, vefat eden olur gece geç saatte klakson çalmayayım, arabayı gürültü yaptırmayayım,

*Güzel şeyler yiyeyim ama bunları sosyal medyada paylaşmayayım,

*Okula gidip en az bir öğün atlayan öğrenciler vardır onlara yardım edeyim vb. bunları çoğaltabiliriz.

Ülkemizde malum askıda ürünler çıktı bunlar sırasıyla;

*Askıda ekmek,

*Ramazan ayında askıda pide,

*Askıda fatura,

Son olarak askıda tost çıktı. Hem de Sivas’ta bir kantinde. Bu o kadar acı ve o kadar üzüntü verici ki bilemezsiniz.

Türkiye, Uluslararası Para Fonu (IMF) 2026 yılı verilerine göre nominal Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüklüğü açısından dünyada 16. sırada yer almasına rağmen gelir dağılımındaki adaletsizlikten dolayı maalesef nüfusun en üst %20'si milli gelirin %48’ini alıyor. Yine nüfusun en alt %20'si milli gelirin %6,4'ünü alıyor. (TÜİK verileri)

Görüldüğü üzere milli gelir dağılımda ciddi bir erozyon söz konusu.

Bu durum Türkiye'nin gelir dağılımı ölçen Gini Katsayısına da yansımış olup, gini katsayımız 0,410 olarak açıklanmıştır. Bu katsayı gelir dağılımındaki eşitsizliği anlatan önemli bir ölçümdür.

Askıda tost olayının basına yansımasıyla bu yazıyı kaleme alma gereği hissettim. Vicdanımızı dinleyip bu zor şartlarda herkesin daha vicdanlı olmaya ve daha yardımsever olmaya davet ediyorum.

İyi okumalar dileriz.