Ekonomist Mahfi Eğilmez 11 Ağustos 2026 tarihinde bir analiz yaparak dedi ki;

Big Mac Endeksine göre, Temmuz 2026 sonunda Türk Lirası’nın dolar karşısındaki satın alma gücüne dayalı kurunun yaklaşık 65 TL olması gerektiğini anlattı. Bu da gösteriyor ki piyasa kuru ile bu hesap arasındaki 17,50 TL'lik fark ortaya çıkıyor.

Bu durum bize neyi anlatıyor ?

Bir ülkenin parasının dış dünyadaki değeri, yabancı paralar karşısındaki değeriyle, yani döviz kuruyla ölçülür. Uluslararası karşılaştırmalarda ise genellikle ABD doları esas alınır. Temmuz 2026 sonu itibarıyla 1 dolar 47,50 TL. Ancak bu kur, TL’nin satın alma gücünü gerçekten yansıtıyor mu? Yansıtmadığı ortada.

Satın alma gücü paritesinin temel mantığı basit: Farklı ülkelerde aynı veya benzer ürünlerin fiyatlarını karşılaştırıyoruz. Bunun için Big Mac Endeksi de bu yöntemi kullanıyor. Big Mac, birçok ülkede büyük ölçüde standart bir ürün olduğu için ülkeler arasındaki fiyat ve satın alma gücü farklarını genellikle görmemizi ve hesap yapmamızı sağlıyor.

Temmuz 2026 sonu itibariyle Big Mac'in dünya ortalama fiyatı yaklaşık 5 dolar, Türkiye'deki fiyatı ise 325 TL olduğunu düşünürsek, dolar piyasa kuru da 47,5 TL ise ülkemizde Bic Mac'in dolar karşılığı ise 6,84 dolar olduğu ortaya çıkıyor. Yani dünya piyasalarına göre ülkemizde yüzde 36,8 oranında daha pahalı gözüküyor.

Bu karşılaştırmadan hareketle Big Mac fiyatlarını eşitleyen SAGP kuru ise:325 TL / 5 dolar = 65 TL/dolar olduğu ortaya çıkıyor.

Elbette 65 TL, Türk Lirası'nın “gerçek ve tartışmasız değeri” değil. Bu, yalnızca Big Mac fiyatlarından hareketle yapılan bir SAGP tahmini. Gerçek döviz kurunu faiz oranları, enflasyon beklentileri, dış ticaret dengesi, sermaye hareketleri, ülke riski ve para politikası gibi çok sayıda değişken belirliyor.

Aradaki fark dikkat çekici: Piyasa kuru 47,50 TL, Big Mac Endeksi'nin işaret ettiği SAGP kuru ise yaklaşık 65 TL. Arada 17,50 TL'lik bir fark var. Bu fark, kurun yalnızca nominal değerine bakarak Türkiye'nin uluslararası satın alma gücünü değerlendiremeyeceğimizi gösteriyor.

Kısaca belirtmek gerekirse ;

Big Mac Endeksi Nedir ve Nasıl Çalışır?

• Temel Mantık: Dünyanın dört bir yanında satılan Big Mac hamburgeri standart bir içeriğe ve boyuta sahiptir. Bu yüzden küresel ölçekte fiyat karşılaştırması yapmak için ideal bir ölçüttür.

• Amaç: Yerel para birimlerinin ABD doları karşısında değerinin üzerinde mi yoksa altında mı olduğunu basit bir şekilde göstermektir.

Sayın Mahfi Eğilmez’in hesabı gayet açık. Peki bizi burada ilgilendiren bir konu var esasında. O da Türkiye’nin uluslar arası çevrelerde bu şekilde kıymetli ve bu tür hesaplamaya konu olacak bir ürünü ve ya ürünlerinin olmamasıdır.

Esasen Mustafa Kemal bu durumu 1926 yılında görmüş ve Türkiye'nin ihracat potansiyeli ile çağdaş yüzünü dünyaya gemi yoluyla tanıtan tarihi proje Karadeniz Vapuru Seyyar Sergisi'ni hayata geçirmiştir. Yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik bağımsızlığını ve yerli ürünlerini dünyaya pazarlamak amacıyla tasarlanan bu gemi, dünyanın ilk yüzer fuarı olma özelliğini taşımaktadır. Böylece 1926 yılında Mustafa Kemal hem ihracat tarafına ağırlık vermek istemiş, hem de bu tür ekonomik arenada söz sahibi olmak istemiştir.

Bu noktaya gelmişken 2026 yılında Türkiye İş Bankası Galataport'da ilk yüzen bankayı hayata geçirerek "İş Vapuru" hayata geçirmiştir.

Peki ülkemizin bu tür Big Mac Endeksi’ ne konu olacak güçlü ürünleri yok mu ? Bunun için neler gerekiyor ?

*Bunun için öncelikle uluslararası arenada söz sahibi dergilerimizin olması gerekir. Tıpkı THE Economist gibi. Güçlü basın güçlü ülke olmalı.

*Ekonomik sebeplerden dolayı fiili gazete, dergi okuma oranı düştü ama bugün 2 günlük sigara parasına çok rahat kitap alınabilir.

*Özellikle İzmir Ticaret Borsasında TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası için yeni adımlar atılmalı, yeni ürünler bulunmalı ve vadeli işlem piyasasını tabana yayarak tarım ürünlerinde katma değerli hale gelmesi sağlanarak tarım sektörüne destek olunmalıdır. Bu konuda mevzuat geliştirilerek tabana yayılmalıdır.

*En önemlisi ise ıskaladığımız tarım ürünleri var ki sormayınız;

Fındık-Karadeniz en önemli ürün Giresun Tombul Fındık.

Yumurta –Başmakçı ve Akhisar

İncir-Aydın

Kayısı-Malatya

Haşhaş ve keçiboynuzu-Afyon ve Mersin.

Safran-Safranbolu Karabük

Türk çayı-Karadeniz

Çekirdeksiz beyaz üzüm –Manisa ve Çal yöresi.

Antep fıstığı-Siirt Gaziantep olup bu konuda ABD üretimde bizi geçmiştir. Antep baklavacıları ABD’den Antep fıstığı ithal etmektedir.

Görüldüğü üzere ülke olarak bizlerin bu konuda çok çalışmamız gerekiyor. En önemli husus tarıma destek olunması, OVP'larda tarıma daha çok bütçe ayrılması, ziraat mühendislerini en ücra köyde bile görüyor olmamız ve bu konuda marka olmayı başarmamız gerektiğini düşünüyorum.

İyi okumalar dileriz.

Saygı ile kalınız.