Ahlaki değerlerin yitirildiği, düzenin bozulduğu, saygısızlık ve keşmekeşin arttığı, olayların çığırından çıktığı durumlarda kullanılan bir deyim.

Amerikalı ahlaksız Jeffrey Epstein'in dünyaya saçtığı en ünlülerin, en zenginlerin, en devlet adamlarının kirli çamaşırları...

Screen Shot 2026 03 11 At 10.30.27

Delilerin çoğunlukta olduğu devlet adamları, tüm dünyaya efelenen, kimselerin ses çıkaramadığı bir adam. Kadın ve çocuk tacizleri, öldürülen kadınlar, ergen şiddeti, uyuşturucu bataklığı, savaşlar savaşlar... Gazze'de öldürülen binlerce çocuğa sessiz kalan batı uygarlığı, İran'da füzelerin hedefi olan yüzlerce çocuk, rejimin asarak, taşlayarak öldürdüğü kadınlar. Bu tabloya bakınca, dünyanın çivisi çıkmış demekten başka bir şey düşmüyor bize.

Dünyamızı, insanımızı, emanet ettiğimiz devlet adamları (?) bunların sorumlusu ise ne yapabiliriz seyirci kalmaktan öte? Sokaklara çıkıp bağırabiliyoruz ancak. Ona da aldıran yok.

Screen Shot 2026 03 11 At 10.30.32

"Savaş ve Barış" romanında Tolstoy'un gözardı edilmemesi gereken bir mesajı var: İnsanlığın siyasetten daha üstün olduğu. Ama gördüğümüz şu ki insanlık öldü. Cenazesini de cahil halkların seçtiği dünya liderleri kaldırdı.

Oysa Atatürk'ün anlayışına göre savaş, bir ulusun ancak zorunlu kalması durumunda başvuracağı bir çözüm yolu olabilir. "Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır, millet hayati tehlikelerle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir" der.

Savaş çıkaranlar insanlıktan nasibini almamış, acımasız hain kişilerdir. Aslında yargılanmaları, en ağır cezaları almaları gerekir ki savaşta ölenlerin kanı yerde kalmasın. Savaşı ve savaş sahnelerini yalnızca filmlerde görenler için kolaydır savaş çıkarmak. O filmleri izlerken bile dehşete düşüyor insan. "Er Rayn'ı Kurtarmak" filminin ilk sahnelerinde, Normandiya çıkarması var. O sahneleri izlerken kanım donmuştu adeta. Kendini karşıdaki kişinin yerine koymak, koyabilmek çok önemli. Savaşan kişi, savaşa gidenin annesi, babası, eşi, çocuğu yerine koyabilmek çok önemli. Öyle bir derdin yoksa kahramanlığa oynarsın, binlerce kişinin ölümüne sebep olursun. Fazıl Say'ın Muhyiddin Abdal'ın şiirini bestelediği "İnsan" şarkısını çok severim.

İnsan insan dedikleri,

İnsan nedir şimdi bildim

Can can deyu söylerlerdi

Ben Can nedir şimdi bildim.

Muhyittin der "hak kadir"

Görünür karşıda hazır ayan nedir,

Pinhan nedir nişan nedir şimdi bildim

Neleri yaşamış da yazmış bu dizeleri bilemiyoruz ama bunları yazmak için yaşamak gerek mutlaka.

İnsan ne gerçekten?

Öner Yağcı 3 Mart 2026 tarihli Cumhuriyet'in kitap ekinde A Kadir'in Nazım Hikmet şiirlerini, Yürüyüş Dergisi'nde İbrahim Sadri adıyla yayınladığını yazıyor. “İnsan” şiirini paylaşıyor.

İnsan kuş kanadında yazı,

İnsan arı su, ak süt,

İnsan yemyeşil uzanan bahçe,

İnsan kum insan çakıl taşı,

İnsan yiğit insan dost,

İnsan sevdalı.

İnsan kancık insan ödlek,

İnsan hergele, insan kocaman dağ gibi,

İnsan parmak kadar küçücük,

İnsan alın teri, insan lokma, insan kan,

İnsan solucan, insan sülük

İnsan kuş kanadında gelen yazı,

İnsan gül fidanında yanan konca,

İnsan umutların kapısı.

Peki insanlıktan istifa dilekçesine ne dersiniz? Denizlili Yazar Arkadaşım Emine Supçin, "HİÇ" adlı kitabında, insanlıktan istifa dilekçesi veriyor. Dilekçe metni şöyle:

En Yüksek İnsanlık Makamına,

Yeryüzünde bulunduğum 45 yıllık sürede, birebir yaşadıklarım ve şahit olduklarım neticesinde, şu an itibari ile insanlıktan istifa etmeye karar vermiş bulunmaktayım. İş bu isteğimin dikkate alınarak, bundan böyle yapacak olduğum her türlü absürtlük, ayıp, suç, günah olarak adlandırdığınız ne varsa ve yaptırımları ne ise karşılığında bir insan gibi değerlendirilmek yerine, bir hiç olarak kabul edilmemi arz ederim.

Bilginize.

Emine supçin

26 Haziran 2011

Screen Shot 2026 03 11 At 10.30.38

Emine Supçin, bu kitaba dilek tohumları olarak yonca tohumları eklemişti.

Emine Supçin, 7 Mart 2026 günü Penguen Kitabevi'nde kadınlar gününe özel söyleşi yapmıştı. Konu başlığı "Kadının Sessiz Devrimi"ydi. Emine Supçin kitapları özlü sözler içerir. Dokunulmamış Kadınlar'da: Cehaletin tek korkusu kadındır. Çünkü kadın öğrenirse çocuklarına öğretir.

"Okumayı bıraktığın gün sonbahardır. Ertesi gün cehaletin kışı başlar."

"Yalnızlar ve yıldızlar birbirlerini iyi tanırlar. Çünkü her yalnız, yarasına yıldız basar. "

"İnsan kendi okyanusunda mutlaktır. Bu yüzden bazı yalnızlıklar paylaşılmaz."

"Çarpık siyasetin rezil ettiği adaleti ancak halk kendisi onurlandıracaktır."

Emine Supçin kitapları kadın sorunlarını içerir. Filozoflardan Seksi Şeyler'de Dokunulmamış Kadınlar'da özellikle kadınlar vardır. Kış, bir anne ve tacize uğrayan oğlunun dramını anlatır. Emine Supçin kitaplarının editörlüğünü yaptım. Kış'ı okurken hüngür hüngür ağladığımı hiç unutmadım.

Hani 'dünyanın çivisi çıkmış' demiştik ya gerçekten öyle. İnsanlar öyle kötü ki ...

"İnsanın vahşetine bak. Leş kargasını öp başına koy. İnsanın alçaklığına bak, domuzu öp başına koy. İnsanın kalleşliğine bak, yılanı öp başına koy. İnsana bak tükür, yapışırsa tükürük öp başına koy. Dokunulmamış kadınlardan son bir alıntı yapalım.

Cehalet sorgulamaz yargılar.

Cehalet öğrenmez inanır.

Cehalet okumaz hatmeder.

Cehalet ilkeldir sosyalleşmez.

Medeniyetse kadın ve erkeğin birlikte yürüyebilmesidir. Emine Supçin'i kutluyorum, yeni kitaplarını bekliyorum.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, beklentilerle dileklerle kutlamalarla geçti. Kadınlar dövülüyor, kadınlar kurşunlanıyor, kadınlar bıçaklanıyor, balkonlardan atılıyor. Zeynep Oral, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki yazısının başlığını "Katliam Devam Ediyor" koymuş. "Bir zamanlar günde bir kadın öldürüldü diyorduk. Şimdilerde her gün iki kadın. Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, bugün kaç kadın öldürülecek ya da camdan bakarken düşecek."

Dünyanın çivisi çıkmış, yeniden çakmak gerek. Eğitimle bilimle yapılacak bir devrimle.

İnsanlara kıymayın efendiler!

Hoşçakalın, dostça kalın, umutsuz kalmayın.

Screen Shot 2026 03 11 At 10.30.42