Uzun uzun gecelerden, kısalan gecelere doğru yol alıyoruz. Ama daha çok zaman var karanlıktan kurtulmamıza.

21 Aralık geçeli çok olmadı daha. “Uzun, güneşli günler, içimizdeki karanlığı aydınlatacak mı?” derseniz henüz belli değil. Birçok insanımız karanlıkta uyanıp, karanlıkta yollara düşüyor.

En erken kalkıp yollara düşenler kimler?

Hadi bilin bakalım? Ne kadar düşünseniz bilemezsiniz.

Belediye otobüs sürücüleri.

Bir sürücü arkadaşla konuştum. Saat 04.00’te kalktığını söyledi. Hazırlanış, servise biniş, merkezde bekleyip arabanın koltuğuna oturup sürüş; 06.00 ya da 06.30’da başlıyor seferler. Şehirden servislerle arkadaşlarını toplayanları düşünün bir de... Biz uyanıp otobüse bininceye dek kaç sefer yapıyorlar bilemeyiz.

Belediye otobüs sürücülüğü çok zor meslek. Önüne bakacaksın, dikiz aynasına bakacaksın, binen yolcuların kartlarına bakacaksın, binenleri arka taraflara yönlendireceksin. Bazı yolcuların afra tafrasına katlanacaksın, kapıları dikkatli açıp kapaman gerek mutlaka. Duraklarda: “Bu otobüs şuraya gidiyor mu?” sorularına cevap vereceksin. Yolculardan fırça yiyip sabredeceksin. Saat 14.00 olacak ki görevin bitsin. Öğle sonrası gelenler, günün son dakikalarında seferi bitirecekler. Haydi toplanma, servis; saat kaçta evlerine ulaşıyorlar belli değil.

Arkadaşlar, bu sürücülere saygı göstermemiz, işlerini kolaylaştırmamız gerek. Karanlıkta uyananlar diye başladık ya, örnekler çoğaltılabilir. Zaman zaman döneriz bu konuya yine.

Screen Shot 2025 12 31 At 10.03.13

26 Aralık güzel bir gün oldu benim için. DİSK Emekli-Sen kahvaltısına katıldım. Seçkin arkadaşlarla bir araya gelmek, güzellikler konuşmak, geleceğe umut penceresini karartmadan bakmak harikaydı. Başkan Mehmet Kırgız, dağcılık günlerinden arkadaşımdı. Tekrar bir araya gelmek güzeldi. Mücadeleleri, bizim de mücadelemiz. Yeni arkadaşlarla tanışmak harikaydı. Başkanlığa yeniden aday olmayıp, Mehmet Kırgız’ı aday yapan çalışkan, eylemci, mücadeleci Nesrin Polat arkadaşım, yine hiç oturmadı desem yeridir. Orada, tam sırası deyip Nazım Hikmet’in Don Kişot şiirini okudum:

Screen Shot 2025 12 31 At 10.03.05

Ölümsüz gençliğin şövalyesi,

ellisinde uydu yüreğinde çarpan aklına,

bir Temmuz sabahı fethine çıktı

güzelin, doğrunun ve haklının:

önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,

altında mahzun, fakat kahraman Rosinant`ı.

Bilirim,

hele bir düşmeyegör hasretin hâlisine,

hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,

yolu yok, Don Kişot`um benim, yolu yok,

yeldeğirmenleriyle dövüşülecek.

Haklısın,

elbette senin Dülsinya`ndır en güzel kadını yeryüzünün,

sen, elbette bezirgânların suratına haykıracaksın bunu,

alaşağı edecekler seni

bir temiz pataklayacaklar.

Fakat sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun,

sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksin

ağır, demir kabuğunun içinde

ve Dülsinya bir kat daha güzelleşecek…

Screen Shot 2025 12 31 At 10.03.27

26 Aralık’ın gecesi de unutulmaz oldu benim için. Denizli Büyükşehir Belediyesi Sanat Çalıştayı’nda “Bir film çekeceğim, Denizli’de çekeceğim” diyen yönetmen Yüksel Aksu’nun hayalini gerçekleştirdiği "Bak Postacı Geliyor" filminin galasına gittim. Çalıştay sonrası iki saat sohbet ettiğimiz Yüksel Aksu’nun birikimine hayran olmuştum.

O birikimin meyvesi film de çok güzeldi. Film Denizli’de çekilemese de Denizlili sanatçıların varlığı bizi çok mutlu etti. Başrol oyuncusu Deniz Barut öğrencimdi. Aniden karşısına çıktığımda şaşkınlığını gizleyemedi; “aa” diye bir nida çıktı ağzından. Kalabalıkta çok konuşamadım doğal olarak. Yüksel Aksu’ya, Serdar Bordanacı'ya, hoş geldin dedikten sonra ayrıldım yanlarından. Serdar Bordanacı DE-Ti'den yetişme bir tiyatrocu, filmde postane müdürü rolünü harika oynadı. Denizlililer'in çok sevdiği, resim öğretmeni, karikatürist, bilardo Denizli temsilcisi, televizyon programcısı, sanatçı dostu, Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanı Mehmet Selçuk da Vali rolüyle çıktı karşımıza. Bu bilgiler bizde zaten vardı.

Işıklar sönüp film başlayınca içimizde renkli neonlar yandı adeta.

Orhan Veli’nin Çocukluk şiirinde:

“Affan Dede’ye para saydım,

Sattı bana çocukluğumu.

Artık ne yaşım var ne adım,

Bilmiyorum kim olduğumu.”

Der ya…

Ben de yaşımı, adımı, “Ne olacak bu memleketin hali?” sorularını unuttum. Harika bir senaryo, harika oyunculuklar. Sanıyorum diğer filmlerinin önünde bu film. Filmin sonunda alkışladık, alkışladık. Özay Gönlüm türkülerini sanatçılardan dinlemek gecenin en güzel sürpriziydi.

Bize bu güzellikleri yaşatan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Bülent Çavuşoğlu ve ekibine; Yönetmen Yüksel Aksu’ya, oyuncular Ozan Akbaba, Deniz Barut, Fırat Çelik, Müfit Kayacan, Mustafa Avkıran, Yasin Çam, Begüm Taşkın, Mekin Sezer, Fikret Kuşkan, Ahmet Mekin, Serdar Bordanacı, Mehmet Selçuk’a; yapımcı Polat Yağcı’ya, müzikleri hazırlayan Ceyhun Çetikten’e ve tüm set ekibine binlerce teşekkür.

Screen Shot 2025 12 31 At 10.03.21

Sevgili Yüksel Aksu’dan yeni filmler, Denizli’de çekilecek bir film beklediğimizi de söylemek isterim.

“2025’i yeniden yaşamak ister misiniz?” sorusuna cevabınız çok özel günler yoksa “aman aman, uzak dursun” olurdu yüzde yüz. Hakkın, adaletin, özgürlüğün yerin kırk kat derinine gömüldüğü netameli bir yılı kim ister ki? Dediğinizi, yüzünüzdeki öfkeyi görür gibiyim. 100 kişiye sorsak diye başlarlar ya, milyonlarca kişiye sorsak aynı cevabı alacağımızdan kuşkum yok.

Nice değerli sanatçımızı, bilim insanımızı, sevdiklerimizi yitirdik bu yıl. Say, say bitmez. Umudumuz bu yıl doğanlarda; parantezin başında 2025 yazacak, çizgiden sonrası boş kalacak. Nice sanatçılar, bilim insanları doğmuştur kim bilir bu yılda.

2026 hoş gelsin, sefalar getirsin, güzellikler getirsin, diye başlayalım. Gelen gideni aratmasın diyelim. Tabii demekle olmaz, Mücadelesini de vermek gerek. Meydanlarda eylem yapan, basın bildirisi okuyan sendikacılara, sivil toplum kuruluşlarına, partilere bizzat orada bulunarak destek vermek zorundayız. Zulme sessiz kalırsak; zulüm bize geldiğinde sessiz kalanlara söyleyecek tek bir sözcüğümüz olmaz.

Umudumuzu yitirmeden subaşlarını tutan devlerle, yel değirmenleriyle mücadele etmeli, mücadeleye destek vermeliyiz. Kimimiz Prometheus gibi, kimimiz Jan Dark gibi.

Screen Shot 2025 12 31 At 10.03.32

2026 yılı hepimize güzellikler getirsin. Kutlu ve mutlu olsun.

Hoşça kalın, dostça kalın, umutsuz kalmayın.