Kelimeler sadece iletişimin aracı değil; ortak hafızanın, kültürel kodlarımızın taşıyıcısıdır aynı zamanda. İnsan, dilinin altında saklıdır derler. Kişinin dilini değiştirmesinin, o kişinin hayatını değiştirdiği gözlemlenmiş. Yaşamın pratiği de birçok yönüyle bu düşünceyi doğrulamaktadır. Değişim için gönüllülük ön koşuldur; zira değişimin kapısı içeriden açılır. Dilimizi değiştirip eyleme geçirdiğimizde; hayatımız da değişmeye başlayacaktır.
Günümüzde konuşmalarda dilimizden düşmeyen, en çok kullandığımız kelimelerden birisi, ‘lazım’ kelimesi. Benim sigarayı bırakmam lazım, kilo vermem lazım, az yemem lazım, para biriktirmem lazım, spor yapmam lazım. Lazım, lazım. Sadece lazım kelimesini değiştirerek, lazımın ruh halinden çıkarak; hayatımızın nasıl değiştiğini göreceğiz. Şunu da unutmayalım ki; doğruları bilmekten çok, hayata geçirmek daha önemlidir.
Lazım kelimesini, bir şeye duyulan ihtiyacı, gerekliliği veya zorunluluğu ifade ederken kullanıyoruz. Lazım kelimesi sadece niyeti ifade eder. Kelime hep niyette kalıp, belirsizlik içerdiği için de, bir türlü harekete geçmez. Lazım kelimesi durağan, savsaklama, öteleme içeren bir niyettir. Netlik, hareket, kararlılık ve eylem içermez. Bu nedenle lazım kelimesini kullanmayı, bırakmamız lazım! Çünkü bir toplumun ruhu dilinde saklıdır, lazım kelimesinin kişi de yarattığı ruh halini değiştirmemiz gerekir ki: Hayatlarımız değişsin.
Sigarayı bırakacağım kararlılık, kesinlik ifade eder. Ama eyleme geçilmez ise bu kararlılığın da bir anlamı yok. Az yiyeceğim, hemen eylem, spor yapacağım ve yapma. Kısaca lazım ruh halinden, kararlılık ve uygulama, yapma ruh haline geçtiğimizde; yaşamımız da değişmeye başlayacaktır. O zaman dili değiştirmenin; hayatımızı nasıl değiştirdiğini, bizzat yaşayarak göreceğiz.
Lazım ruh hali belirsizlik, kararsızlık, bahane üretme, harekete geçmeme erteleme, öteleme, kendine inanmamayı içerdiğinden; ipe un sermek atasözü ile yan yana düşünülür. İpe un serilemeyeceğine göre, lazım anlayışıyla da; örtülü olarak, bir şeyin yapılamayacağını ifade eder. Lazım kelimesi hayatımızda insana pahalıya mal olur, bedeli parayla değil; tembellik içinde geçmiş, sıkıntılı bir ömürle ödenir.
Değişimin sırrı eskiyle savaşmak değil, yeniyi inşa etmekte yatarmış. Biliyoruz ki, hayatın bize vereceği bizim ona verdiğimizden başka bir şey değil. İhmali, belirsizliği bırakıp; olmayı, yapmayı inşa etmeliyiz. Yaşamdaki başarı doğru düşünme, kararlılık, planlama, eylem ve süreklilik, sonucunda oluşuyor. Lazım anlayışından kararlılık, süreklilik ve yapma sürecine geçebildiğimizde; yaşam enerjimiz artacak; arkasından değişim ve hayat başarısı gelecektir.