Kulüpler sahada rakiple, masada belirsizlikle mücadele ediyor!
Amatör futbolun artık tadı kaçtı!
Yıllardır “Amatör futbol Türk futbolunun temelidir” diyoruz. Peki, bu temel nasıl ayakta kalacak?
Kulüpler ekonomik olarak can çekişiyor. Lisans ücretleri, transfer bedelleri, deplasman, ulaşım, forma, malzeme, saha ve daha birçok gider kulüplerin sırtındaki yükü her geçen gün artırıyor.
Yöneticiler sponsor bulmak için kapı kapı dolaşıyor, futbolcuları takımda tutabilmek için hesap yapıyor, sezon bütçesini denkleştirmeye çalışıyor.
Yetmedi…
Şimdi bir de belirsizlik çıktı!
Özellikle PGL konusunda yaşanan belirsizlik, alt liglerde mücadele edecek kulüplerin planlarını altüst ediyor.
PGL'ye katılmayacağını bildiren kulüplerin yerine kimlerin alınacağı net değil.
Kulüpler bekliyor…
Beklerken sezon yaklaşıyor.
Süper Amatör ve 1'inci Amatör Lig'in başlama tarihleri belli olmasına rağmen kura çekimleri erteleniyor. Yeni kura tarihinin ne zaman yapılacağı konusunda da kulüplerin önünü görebileceği net bir tablo ortaya çıkmıyor.
Bu kulüpler ne yapsın?
Transfer mi yapsın?
Oyuncusuna sözleşme mi imzalatsın?
Hazırlık maçını mı planlasın?
Deplasman bütçesini mi hazırlasın?
Rakiplerini bilmeden sezon planlamasını nasıl yapsın?
Amatör kulüpler profesyonel kulüpler gibi milyonluk bütçelere sahip değil.
Birçoğunun arkasında birkaç fedakâr yönetici, bir-iki sponsor ve futbol sevdalısı insanlar var.
Onların zamanı da parası da sınırlı.
Ama biz hâlâ kulüplerden sabır bekliyoruz!
Hangi sabır?
Kulüpler zaten ekonomik darboğazda. Bir de federasyon kaynaklı belirsizliklerle uğraşmak zorunda bırakılırsa bu sistem nasıl ayakta kalacak?
Burada açık konuşmak gerekiyor:
Amatör kulüplerin sabrı tükeniyor!
Bugün bazı yöneticiler “Sezon başlamadan lige katılmasak mı?” diye düşünüyorsa bunun nedenleri ciddi şekilde sorgulanmalı.
Çünkü bir kulübü ligden çekilme noktasına getirmek sadece ekonomik şartlarla açıklanamaz.
Bazen yanlış planlama, bazen geç alınan kararlar, bazen de yaşanan belirsizlikler kulüplerin şevkini kırar.
Ve unutulmamalı:
Bir amatör kulüp kapanırken sadece bir takım kapanmıyor.
Bir mahallede futbol bitiyor.
Gençlerin sahası boşalıyor.
Çocukların hayalleri yarım kalıyor.
Yıllardır kulübünün peşinden koşan insanların emeği boşa gidiyor.
O nedenle artık amatör futbola biraz daha ciddi bakılması gerekiyor.
Kulüplerin önüne sürekli yeni engeller koymak yerine, onların işini kolaylaştıracak bir sistem kurulmalı.
Kurallar zamanında açıklanmalı.
Statüler net olmalı.
Liglerde kimlerin mücadele edeceği belli olmalı.
Kura tarihleri önceden belirlenmeli.
Kulüpler sezon başlamadan önce neyle karşılaşacağını bilmeli.
Çünkü futbol sadece sahada oynanmıyor.
Futbolun sezonu, kulüplerin masa başında yaptığı planlamayla başlıyor.
O planlama yapılamıyorsa sahaya çıkmanın da anlamı azalıyor.
Artık amatör futbolun sesine kulak verme zamanı.
Yoksa bugün “Amatörün tadı kaçtı” diye yazdığımız bu satırları yarın, “Amatör futbol neden bitiyor?” başlığıyla yazmak zorunda kalabiliriz. Ve o gün geldiğinde kaybedilen sadece maçlar değil, yılların emeği ve gençlerin futbol umudu olur.
Amatör futbol sahipsiz değildir. Ama sahipsiz bırakılmamalıdır!