Kıymetli dostum, aynı zamanda sayfa komşum Pamukkale Üniversitesi öğretim görevlisi Yaşar Öztürk Hocam, Pınarcık Çeşmesi adlı şiir kitabımızı Güneş Gazetesi’ndeki köşe yazısında ele alarak değerlendirme inceliği gösterdi. “Bir hatıramız kalsın” düşüncesiyle yayımladığımız bu kitap vesilesiyle gösterdiği bu kadirşinaslık için kendisine içtenlikle teşekkür ediyorum.

Yıllarını Türk edebiyatını öğrenmeye ve öğretmeye adamış, bu alandaki birikimini yakından bildiğim Yaşar Öztürk’ün kitabımızı dikkatle okuyup değerlendirmesi bizim için çok kıymetlidir. Hocamız, Pınarcık Çeşmesi şiirini ele alırken şu ifadelere yer vermektedir:

“Pınarcık Çeşmesi”, bireysel belleğin toplumsal hafıza ile buluştuğu, çocukluk ve özlem temalarını öyküsel bir lirizmle işleyen nostaljik bir şiirdir. Çeşme, yalnızca bir mekân değil; kaybolan yılların, unutulmayan yüzlerin ve sönmeyen duyguların merkezidir.”

Bu satırlar, şiirimizin çıkış noktasını ve taşıdığı anlamı anlatan, bizim için çok kıymetl bir değerlendirmedir.

Kitabımıza adını veren “Pınarcık Çeşmesi” ilk şiirimiz olmasının yanında, şiire yönelmemizde dostlarımızın teşvikine de vesile olan bir başlangıçtır. Kitapta yer alan şiirler, Aralık 2014’ten Mart 2024’e uzanan yaklaşık on yıllık bir emeğin ürünüdür. Kitapların bir bölümü Serinhisar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğimize (SEKÜYAD), öğrenci burslarına katkı sağlamak amacıyla bağışlandı. Kalan kısmı ise ulaşabildiğimiz dostlarımıza hediye edildi.

Yayımlandığı günden bu yana kitabımız birçok gönüle ulaştı. “Şans şiiri” diyerek uyguladığımız, rastgele açtığı sayfada kendinden bir parça bulanların sayısı az değil. Okuyanların büyük çoğunluğu dizelerde kendi duygularına dokunan bir karşılık bulduğunu ifade etti.

Şunu net olarak söyleyebilirim: Dostlarımdan beni şiir yazmaya teşvik eden çok güzel dönüşler oldu.

Yeni baskılarıyla daha bir çok okuyucuya ulaşır ümidini taşıyorum.

Kitabımızın önsözünde de değindiğim gibi, çocukluğumuzun da geçtiği Serinhisar Pınarcık Çeşmesi’ne, Antalya yolculuğumuz sırasında rahmetli babamla uğrayıp kısa bir mola vermiştik. O anın güzelliğiyle içimde canlanan hatıralar, biriken duygu yoğunluğu, Antalya’ya varıncaya kadar bir şiire dönüştü.

O günden bu yana Pınarcık Çeşmesi’nden şiir akmaya devam ediyor.

Demek ki insanın içinde saklı kalan birikimlerin ya da duyguların ortaya çıkması bazen küçük bir dokunuşa bakıyor.

Bu yazıdan gayemiz, Pınarcık Çeşmesi şiirimizi ve aynı isimli kitabımızı ilmî bir dikkatle değerlendiren kıymetli hocamız Yaşar Öztürk’e ve bu buluşmaya yer veren Güneş Gazetesi ailesine teşekkür etmektir. Bu vesileyle kitabımızın önsözü niteliğindeki şiir anlayışımı dile getirdiğim “Şiir Nedir?” İsimli çalışmamı da paylaşmak istedim.

Sağlık ve esenlik dileklerimle…

İyi haftalar.

ŞİİR NEDİR?

Günü aydınlatan bir ışık olur

Dilde ifademdir, sözümdür ŞİİR!

Şarkıdır, türküdür, dilde ses olur

Gönülden fışkıran özümdür ŞİİR!

Dünya kurulalı sesidir aşkın

O’nda dillenmeyen sevdalar şaşkın

Denizde kudurur, nehirde taşkın

Sanki bedenimde gözümdür ŞİİR!

Romanlarda, masallarda gizlidir

Dile gelmez bazen, çok da nazlıdır

Yazıya dökülür, sazda saklıdır

Benim duygularım, sesimdir ŞİİR!

Uzun sevdaların kısa özüdür

Tatlı bakışların gülen yüzüdür

Ta yürekten akıp gelen özüdür

Benim vazgeçilmez hazzımdır ŞİİR!

Bazen tasalanır, bazen ağlarız

Neşelenir, keyiflenir, çağlarız

Zor olanı kolayına bağlarız

Gönüllere köprü, ağımdır ŞİİR!

Fırtınadır, şimşek çakar bir yerde

İlaç olur, merhem olur çok derde

Kimler geldi geçti, hani ya nerde

Onlardan kalan bir eserdir ŞİİR!

Bulanık nehirde balık misali

Bedene ruh olan varlık misali

Yolunu kaybeden garip misali

Aşığa her daim çiledir ŞİİR!

Veysel’in sazında coşardı hani

Uzun ince yolda giderdi hani

Ferhat, Şirin için düşerdi hani

Dağları deldiren yazgıdır ŞİİR!

Bitmeyen sevdadır, tükenmez ilim

Hani köy kızları dokur ya kilim

Benim de gönlümden geldikçe dilim

Açılıp serdiğim kalbimdir ŞİİR!

Hayat bir hazine, saklıdır sırlar

Seven gönüllerde ansızın parlar

Engeller yıkılır, kolaydır zorlar

Dilimde manidir, destandır ŞİİR!

Kime söyler, kimden gelir bilinmez

Ateş olmayınca dumanı tütmez

Dile gelmiş, kalem yazmış fark etmez

Şair ocağında dumandır ŞİİR!

Ansızın basınca ruha serinlik

O an ihtiyaçtır artık yarenlik

Duygulara sarmış ise derinlik

Gönül deryasının suyudur ŞİİR!

Her dilde söylenir, insan içindir

Şekli başka başka, biçim biçimdir

Ustasına bakar, kolay seçimdir

Aruzdur, hecedir, serbesttir ŞİİR!

Yağmurdur, bazen de kar olur, yağar

Âşık her seferde yeniden yaşar

Çiçekte meyvedir, arı bal yapar

Doğumda sancıdır, bebektir ŞİİR!

Yusuf’la Yavuz’dur, sözün kısası

Ege bir tebessüm, Elâ Duru, su

Her şiirin vardır kendi kıssası

Almak isteyene buyrun hissesi

Bu candan, cananın payıdır ŞİİR.