Pandemi dönemiyle birlikte ülkemizde ve dünyada orta sınıf tanımı hızla değişti.
Enflasyon artışıyla birlikte orta sınıf tanımını oluşturan rakamlarda yukarı doğru revize oldu. Tanımlarda alt orta grup, ortanın ortası, üst orta gelirli kesim ve ya grup olarak adlandırılmaya başlandı.
Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu’na göre;
Ayda 200 bin lira geliriniz varsa orta kesim, 300-400 bin lir arası geliriniz varsa ortanın ortası, 500 bin lira gibi bir gelir rakamınız varsa üst orta grup olarak tanımlamıştır. Bu rakamlara şaşırmak elde değil gerçekten. Sebebine gelince asgari ücret 2026 yılı için net 28.075,50 TL olduğuna göre bu tanımların hangisine girecek ?
Verilerden ve araştırmalardan anlaşıldığına göre Türkiye’de harcamaların yüzde 48’ni en üstteki yüzde 20’lik kesim yapıyor. İkinci yüksek gelir grubu olan yüzde 20’lik kesim ile birlikte harcamaların yüzde 70’ine ulaşıyor. Dolayısıyla kalan yüzde 60’lık kesim toplam harcamaların kalan bakiye olan yüzde 30’nu harcayabiliyorlar. Bu durum gelir ve servet dağılımındaki bozukluğu ortaya koyuyor.
Buna istinaden SGK’lı olarak çalışmak durumunda olan bir çok üniversite mezunu ve nitelikli personelde asgari ücretin çok üstünde olmayan maaşlar alıyorlar. Ülkemizde 16 ile 24 yaş arasında ki gençlerin yüzde 25-28 aralığında istihdamın dışında kalırken, bu oran Çin’de yüzde 17 civarında. Bu sebep ile hızla teknik lise, endüstri meslek lisesi ve teknik üniversitelerin açılması gerekir ki gençler masa başı işten ziyade ustalık, kalfalık veya tasarıma yönelsinler.
Ülkemizde bir enflasyon güçlüğü var. Enflasyon türlerine baktığımızda, enflasyonun kaynağına göre 'Talep Enflasyonu, Arz Enflasyonu ve Yerleşik Enflasyon' olmak üzere üçe ayrılır. Ülkemizde ise kanaatimizce; maliyet enflasyonu, kar enflasyonu,yapısal reformların gecikmesinden kaynaklı enflasyonu tetikleyen hususlar olduğunu düşünüyoruz.
Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur'u Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adı altında birleştiren 5502 sayılı Kanun 20 Mayıs 2006 tarihinde 26173 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 4a-4b-4c tanımı da burada geçmektedir. Yazımızın özünü de bu kısım oluşturmaktadır. Sebebine gelince halen tek çatı altında birleşme olmasına rağmen; emekli sandığı yani memurlarla, SGK’lı ve Bağ-Kur’lu çalışanlar arasında farklı uygulamalar vardır.

Mevcut durumda bazı verileri paylaşmak isterim.
*2025 Eylül ayı itibarıyla yüzde 120 artarak; çalışan sayısı 26,5 milyona ulaşmıştır. Kayıt dışı istihdam oranı ise, 2002’de yüzde 52 iken, 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre; yüzde 26,9’a gerilemiştir”
*Son verilere göre 1,5 çalışana karşılık 1 emekli mevcuttur.
*Türkiye'de kamu sektöründe istihdam edilen memur sayısı 2025 itibarıyla 4 milyon 800 bine ulaşmıştır. 2025 Sonu itibariyle 5 milyon kişi olduğu belirtilmektedir.
Mevcut durumda bazı rakamlar ve uygulamalar şöyledir;
*Özel sektörde çalışan ağırlıklı işçi grubu 2026 yılı için aylık net asgari ücret 28.075,50 TL alacaklar. Eğer seyyanen zam olmaz ise.
* Aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 50 bin 503 liradan 61 bin 890 liraya yükseldi.
*TÜİK açıkladığı 2025 yılı aralık ayı enflasyon verileriyle birlikte, milyonlarca kamu çalışanı ve emeklinin 2026 yılının ilk yarısında alacağı maaş artışları belli oldu. Zam oranına göre en düşük SGK emekli maaşı 18 bin 938 TL oldu.
*Memur ve memur emeklilerinin 2026 yılının ilk 6 ayında alacağı zamlı maaşlar ile SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarındaki artış oranları belirlendi. en düşük memur emekli aylığı 22 bin 671 liradan 27 bin 772 liraya yükseldi. Görüldüğü üzere en düşük memur emeklisi ile işçi –çalışan emeklisi arasında fark var.
*Kısaca emekli olma şartları da farklılık gösteriyor;
a) Memur;15 yıl hizmetinize karşılık 61 yaşınızı doldurmanız şartı ile müracaatınız halinde emekli olabilirsiniz.
b) SGK;Kadın: 20 yıl sigortalılık, 5.000 gün (4447 öncesi yaş şartı yok; sonrası 40-50 yaş kademeli). Erkek: 25 yıl sigortalılık, 5.000 gün (4447 öncesi yaş şartı yok; sonrası 50-55 yaş kademeli). Erkekler için 7.200 gün veya 9.000 gün 1999 öncesi geçerli değildir; minimum 5.000 gün yeterlidir.
c) Cinsiyete göre Bağ-Kur emeklilik şartları şu şekilde belirtilebilir: Kadın için 7.200 prim gün sayısı ve 20 yıl hizmet süresi, Erkek için 9 bin prim gün sayısı ve 25 yıl hizmet süresi olmak üzere.
*İş göremezlik ödeneği (Rapor parası)
a) SGK'dan alacağın iş göremezlik tutarı hak ettiğin 3 aylık brüt ücret, sigorta primi ödemelerin, ikramiye gibi ek ödemelerin, prim gün sayın, rapor gün sayın ve ayakta ya da yatarak tedavi durumuna göre değişir. Yatarak tedavi olman durumunda alacağın ödeme günlük brüt ücretinin yarısı kadardır.
b) Bağ-Kur, Rapor parası bazı durumlarda alınabilir. Çok fazla bilinmese de bazı durumlarda bazı 4/B (Bağ-Kur) sigortalıları da rapor parası yani geçişi iş göremezlik ödeneği alabilir.
İş Göremezlik ödeneği 5510 sayılı Kanun’un 18.maddesi hükümlerine göre, iş kazası, meslek hastalığı ve analık sigortası kapsamında SGK tarafından istirahatli olunan süreler için verilen ödeme olup halk tarafından rapor parası olarak bilinmektedir. 4/B kapsamında çalışan Bağ-Kurlular 1 Ekim 2008 tarihinden sonra iş görmezlik ödeneklerinin bir kısmından faydalanmaya başlamışlardır. Bağ-Kurlular; İş Kazası, Meslek Hastalığı ve Analık halleri durumunda geçici iş göremezlik ödeneği alabilmektedirler.-İş Kazası ve Meslek Hastalığı Halinde-İş Kazası ve Meslek Hastalığı kapsamında geçici iş göremezlik alan sigortalılar için herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır.
c) Memurlar ise her ne durum olursa olsun, tam maaş almaktadırlar.
İş göremezlik ödeneği yukarıda ana hatlarını yazdığım şekilde aynı çatı altında farklı uygulamalar mevcuttur. Kanaatimce bu durumları konsalide ederek daha faydalı hale getirilebilir diye düşünüyorum.
Son olarak, kendi işini kurmak isteyen engelli vatandaşlar için, mevzuatı sadeleştirerek, çok daha erişilebilir bir destek sistemi oluşturulur ise engelli vatandaşlar kendi işlerini kurup hayatlarını idame ettirebilirler.
Saygı ile kalınız...