Türkiye’de ve dünyada şirketler çok zorlu dönemlerden geçiyor. Artan maliyetler ve sertleşen rekabet ,şirketleri daha fit olmaya ve daha verimli çalışmaya yönlendiriyor.
Bunun yanında şirketleri zorlayan iki önemli konu daha var. Bunlardan ilki jeo –politik risklerin oldukça artması ,bir diğeri de tüm dünyada uygulanan sıkı para politikaları.
Böyle olunca şirketler kendi içlerine dönüp verimliliği nasıl arttırabiliriz diye analizler yapıyorlar. Şirket yetkilileri bu zorlu dönemde şirketlerinin ‘’kritik verimlilik göstergelerini ‘’masaya yatırıp analizleri yapmaya çalışıyorlar.
Her şirketin mali tablolarında veriler farklı olduğu için , şirketlerin takibindeki verimlilik göstergeleri fark edebiliyor. Şirketlerin en çok takibinde olan veriler ise;
*Kapasite başına birim maliyet,
*Çalışan başına düşen ciro,
*İş gücü ve ekipman verimliliği,
*Dünya standartlarından biri olan OEE -Toplam Ekipman Verimliliği ,
Bunların yanında;
*Stok devir hızı,
*Çalışan verimliliği,
*Satış kg.başına düşen kar oranı,
*Enerji verimliliği
*Öz sermaye karlılık oranı
*Faaliyet karı ve Ebıtda oranı
*Alacak devir hızı
*Termin süresi ve fire oranları önemli konular olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm bu göstergeler şirketlerin anlık rasyolarının nabzını tutarak rekabetin sert olduğu ortamlarda işletmelere önemli avantajlar sağlamaktadır.
Peki bunun için neler yapılmalıdır ?
1-Muhasebe ,finans ve işletme verilerinin anlık alınabilmesi ve aylık mizanların iyi yönetilmesi,
2-ERP-CRM-MRP Entegrasyonlarının mevcut olması ve ya en azından ERP Sisteminin olması,
3-Mevcut rasyoları analiz ederek önümüzdeki 5 yıl içinde ilgili rasyonun hedeflerinin konması,
4-Her yıl ekim ve ya en geç kasım ayında bütçe yaparken bu rasyolarının dikkatlice irdelenmesi,
5-Aylık olarak bütçe ile mali tabloların karşılaştırılması ,böylece sapmaların ortaya çıkarılması ve denk bütçenin uygulanması,
6-Verimlilik artışı için proje odaklı çalışmaların yapılarak ,işletmenin projebilitesinin arttırılması,
7-Dijitalleşme ve süreç otomasyonu yatırımları yaparak , çalışan verimliliğinin arttırılmaya yönelik eğitim programlarına hız verilmesi,
8-Burada yeni bir kavram olarak bahsettiğimiz Dünya standartlarından biri olan OEE -Toplam Ekipman Verimliliğinin ölçülmesi çok önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Bunun için ,işletmede bulunan demirbaş kayıtlarının sağlıklı olması ,verimliliği ölçen yazılım olması ,bu konuda yetişkin mühendis ve muhasebe departmanı personellerin olması önem arz ediyor.
9-Sektörel EBIT Oranlarının tespit edilerek ,kendi işletmelerine has ideal EBIT değerlerini bulmalarında fayda görüyoruz.
10-Faaliyet karı ,net kar ve öz kaynak karlılık oranları oldukça önem arz ediyor.
11-Toplam giderlerin toplam gelirlere oranının dikkatlice ölçülmesi. Burada ideal oran %50’nin altında olmasıdır.
12-Enflasyon muhasebesinin sektörlere göre farklı yansımaları var. Bu konun işletmelerde iyi analiz edilmesi gerekiyor. Örneğin ,perakende sektöründe stoklarını enflasyon endekslemesiyle yukarı çekince yaptıkları kar faaliyet karından çıkarak ,parasal gelire yazılması gibi.
Son olarak bazı sektörlerde verimlik beklentilerini yazmak isterim;
|
SEKTÖR |
VERİMLİLİK BEKLENTİLERİ |
|
Gıda |
%85 'LİK Toplam Ekipman Verimliliği |
|
Tekstil |
%75-80 Toplam ekipman verimliliği |
|
Mobilya |
Maliyette yıllık %10 iyileşme |
|
Çelik |
Ortalama 450-500 kWh/ton bandında enerji tüketimi |
|
Hızlı Tüketim |
%10-15 Oranında faaliyet karlılığı marj oranı |
Tüm bunların hayata geçirilmesi ile rekabet gücünün sürdürülebilirliği sağlandığı gibi şirketlerin ömürleri de arttırılmış olacaktır.
Saygı ile kalınız.