Selanik’in yaklaşık 90 kilometre batısında, dağların eteklerine kurulmuş 20 bin nüfuslu şirin kent Naoussa (Osmanlı adıyla Ağustos), Anadolu insanına yabancılık hissettirmeyen sıcaklığı, Osmanlı’dan kalan tarihi izleri ve köklü sanat buluşmalarıyla Ege’nin öteki yakasında adeta bir Anadolu kasabası hissi yaşatıyor.

Selanik’teki ecdat yadigârı yapıları, Atatürk Evi’ni, Beyaz Kule’yi ve Bizans Müzesi’ni geride bıraktıktan sonra rotamızı Orta Makedonya’nın huzurlu kenti Naoussa’ya çevirdik. Yol boyunca uzanan bereketli ovalar, meyve bahçeleri, şeftali ağaçları ve yeşil coğrafya, kendinizi Denizli’nin veya Aydın’ın şirin bir ilçesinde hissetmenize yetiyor.
FABRİKA BİNASINDAN SANAT GALERİSİNE
Naoussa’ya varır varmaz dikkatimizi çeken ilk mekânlardan biri, kentin endüstriyel geçmişini simgeleyen eski tekstil fabrikası oldu. Yıkılmak yerine restore edilerek sanat galerisi ve tekstil müzesine dönüştürülen bu tarihi bina, 35 metrelik devasa bacası ve orijinal kazan dairesi dokusuyla sanatseverleri karşılıyor.

Türkiye’nin dört bir yanından; Denizli, İzmir, İstanbul, Ankara ve Bodrum’dan gelen sanatçıların yanı sıra Arnavutluk ve Bosna Hersek gibi çevre ülkelerden gelen ressamların eserleri de bu tarihi mekânda buluştu. Dostluk ve sevgi temalı uluslararası sergide, Denizli Zeybek Sanat Galerisi bünyesindeki sanatçıların ve genç yeteneklerin eserleri büyük ilgi gördü. Sanatın birleştirici gücü sayesinde Ege’nin iki yakası aynı renklerde ve duygularda yeniden bir araya geldi.

OSMANLI SOKAKLARI VE 600 YILLIK EĞRİ ÇINAR
Naoussa sokaklarında adeta zaman durmuş gibi. Cumbalı ahşap evleri, pencereleri ve mimari yapısıyla Bursa Cumalıkızık’ı ya da Denizli’nin eski sokaklarını aratmayan Osmanlı evleri, kentin tarihine ışık tutuyor.

Şehrin merkezinde yükselen ve 1895 yılında inşa edilen 25 metre yüksekliğindeki Osmanlı Saat Kulesi, üzerindeki Türkçe ve Yunanca kitabesi ve hâlâ çalışan orijinal mekanizmasıyla zamana direnmeye devam ediyor. Şehir turumuzda bizi karşılayan bir diğer simge ise 1500’lü yıllarda Gazi Evrenos Bey tarafından dikildiği rivayet edilen 600 yıllık Eğri Çınar (Stravos Platonos) oldu.

BELEDİYE BİNASINDA DENİZLİ DOKUMASI RÜZGÂRI
Naoussa Belediye Başkanı Nikos Koutsojiannis’i ziyaretimizde ise dostluk bağları daha da güçlendi. Aile kökleri İstanbul’a dayanan ve bizleri Türkçe kelimelerle karşılayan Belediye Başkanı’na, Denizli’nin geleneksel dokumalarından Buldan, Babadağ ve Kızılcabölük’ün simgesi sarı dastar ile Denizli tekstil ürünleri takdim edildi.
Gece ise Türk ve Yunan sanatçıların ortak düzenlediği gecede halaylar çekildi, türküler söylendi. Ege havaları eşliğinde dostluk pekiştirildi.

Coğrafyası, insanı, müziği ve tarihiyle Naoussa; suyun iki yakasında aynı maviliği paylaştığımızı, dostluğun ve kültürün sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor.
Yunanistan gezimizi ve Naoussa kentini YouTube kanalımdan izleyebilirsiniz.