8 Ocak Perşembe sabahı Cankurtaran Piknik Alanı’nda Kazıkbeli Zaferi’nin 878. yılını andık. Soğuk bir kış gününde, yüzyıllar öncesinde yaşanan bir destanın sıcaklığını hissettik. Şehitlerimizi yad ederken, bu toprakların hangi bedellerle vatan haline getirildiğini bir kez daha hatırladık, heyecanlandık.

Programın hazırlanmasında Büyükşehir Belediye Başkanlığımız ile Türk Ocağımızın önemli katkıları vardı. Gösterilen ilgi, Kazıkbeli’nin hâlâ yaşayan bir değer olduğunu açıkça ortaya koydu.

Bu yılki anmayı önceki yıllara göre daha canlı buldum. Salonun doluluğunda Cankurtaran Ortaokulu öğrencilerinin varlığı özellikle dikkat çekiciydi. Tarihî anlatımı dikkatle dinleyen çocukların gözlerindeki merak, Kazıkbeli’nin doğru anlatıldığında bugünle bağ kurabildiğini gösteriyordu. Bana göre en umut verici manzara da buydu. Denizli Yörükler Derneği de her zamanki gibi kurduğu Yörük çadırıyla alandaydı.

Programın içeriği bu canlılıkta etkiliydi. Ozan Nihat’ın Avşar Beyleri türküsünü çalıp söylemesi, anlatılanlarla güçlü bir bağ kurdu. Türkü bittiğinde salondaki coşku bunu açıkça hissettirdi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Bülent Nuri Çavuşoğlu ile Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Turgut Tok’un konuşmaları ilgiyle dinlendi. Program sunucusu İbrahim Bey’in, tarafımdan kaleme alınan “Kazıkbeli Destanı” adlı şiiri okuması ise programın ruhunu tamamlayan anlamlı bir an oldu.

R260108151642312 Copy

Bu tür tarihi zaferler hatırlandıkça millî kültürümüz daha da güç kazanıyor. Çocuklarımızın ve gençlerimizin tarihimizi tanıması, bilmesi, sahiplenmesi geleceğimiz açısından önemlidir. Bu alanda yapılacak her türlü kültürel çalışma, geleceğe bırakılacak en kıymetli miraslardan biridir.

Denizli coğrafyasında yaşanan Kazıkbeli ve Miryokefalon zaferleri, Anadolu’da Türk varlığının kalıcı hâle geldiği dönüm noktalarıdır. Bunlar yalnızca askerî başarılar değil, bu toprakların Türk’e vatan oluşunun açık delilleridir. Denizli’nin kent hafızasında yer alacak daha pek çok tarihî değerimiz var. Asıl mesele, bunları doğru ve etkili biçimde anlatabilmektir.

F11C012A 3B28 4C87 B6A7 4A7Fe688C362 Copy

Kazıkbeli Savaşı, 7–8 Ocak 1148 tarihlerinde Haçlı ordusunun Anadolu üzerinden Kudüs’e ilerleyişinin durdurulduğu büyük bir direniştir. İkinci Haçlı Seferi’ne katılan Fransız ve Alman ordularına karşı kazanılmıştır. Fransız ordusunun başında Kral VII. Louis, Alman ordusunun başında İmparator III. Konrad bulunuyordu. Her ikisi de bu meydandan gece karanlığında kaçarak kurtulabildiği anlatılır. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Mesut’un desteğini alan Oğuz, Türkmen, Yörük ve Avşar oba beylerinin ortak iradesi bu zaferi kazandırmıştır. Honaz Dağı eteklerindeki Kazıkbeli Geçidi, bölgeyi iyi tanıyan yerli güçlerin kararlı direnişi Haçlı ordusuna geçit vermemiştir.

Bu zafer, özellikle Türk okçularının başarısıyla anılır. Adeta bşr okçu zaferi olarak değerlendirilir. Kazıkbeli’nde sergilenen okçu gücü, Haçlı ordusu üzerinde yıkıcı bir etki bırakmıştır. Fransız tarihçilerinin “en taze çiçeklerimiz burada soldu” sözleri, uğradıkları kaybı anlatmaya yeter.

Kazıkbeli Zaferi ve benzeri tarihî başarılar daha güçlü biçimde anlatılmalıdır. Veli Aykar hocamızın bu zaferi konu alan romanı bu bakımdan kıymetlidir. Bunun devamı gelmelidir. Filmler, çocuklara yönelik çizgi film çalışmaları, yapılacak sempozyumlar bu hafızayı diri tutacaktır. Kazıkbeli’nin simgesi olacak bir okçu heykelinin, Kazıkbeli geçidinin bittiği Serinhisar girişinde oluşturulacak bir parkta yer alması da kalıcı bir işaret olacaktır. Aynı zamanda bu anıt bölge turizmi açısından kıymet bulacaktır.#

2020 yılından bu yana Kazıkbeli anmalarına katılmaya gayret ediyorum. Bu zaferin bende uyandırdığı duyguları Kazıkbeli Destanı adlı şiirde dile getirdim. Her yıl bu şiirin törenlerde okunması, küçük de olsa bir katkı sunabilmek açısından benim için anlamlıdır.

Gelecek yıllarda benzeri tarihi hadiselerin millî bayram anlayışıyla daha geniş biçimde değer bulmasını ve kutlanmasını ümit ediyorum.

İyi haftalar.

KAZIKBELİ DESTANI

Bin yüz kırk sekizde, Haçlı ordusu

Gelip, geçmek ister, Kazıkbeli’ni

Oğuz, Türkmen, Yörük, Avşar beyleri

Kale gibi tuttu, KAZIKBELİ’ni!

Haçlı orduları, gelip bu yana

Varmak istediler, Kudüs’e, Şam’a

El koydu obalar, bakıp duruma

Cenk meydanı bildi, KAZIKBELİ’ni!

Hamit Ovasında, kuruldu bir toy

Bu toyda buluştu, Oğuzlar boy boy

Söz aldı, söz verdi, gelen her bir bey

Pusuya aldılar, KAZIKBELİ’ni!

Kimi on beş, kimi, geçmiş kırkını

Yiğitler giyindi, zafer börkünü

Aksakallar, çözdü, atın örkünü

Varıp kuşattılar, KAZIKBELİ’ni!

Kılıçları, nasıl dursun kınında

Atlılar, yayalar, coştu bir anda

Allah! Allah! nidaları altında

Haçlıya dar etti, KAZIKBELİ’ni!

Yayları gerdiler, oklar fırladı

Haçlıları birer birer hakladı

Kral Louis, karanlığa atladı

Aşamadı, zorlu KAZIKBELİ’ni!

Soldu çiçekleri, boyun büküp de

Bırakıp gittiler, ne varsa yükte

Burdan öte yol kalmadı geçitte

Tarihe gömdüler, KAZIKBELİ’ni!

Ebedî Türk mührü, vuruldu o an

Bu toyda yazıldı, bir ulu destan

Ey millet evladı! Haydi hazırlan

Unutturma, yaşat KAZIKBELİ’ni!

07.01.2020

Yusuf Kabukçu