Malumunuz ekonomi ve finans yalnızca enflasyon,döviz,büyüme,kar ve zararla anlatılamaz.Bu durum esasen demokrasinin ne derece olduğu ve paylaşım kültürü ile açıklanabilir.Bu konuya kısaca değinmek isterim.
Bizler tüm dünya ülkeleri büyük çoğunlukla böyle olmakla birlikte,genelde oligarkların gücünü arttırıcı seçimler yapıyoruz.Demokrasiyi bu seçimlerin içine atıp,varmış gibi yapıyoruz.
Tarihe baktığımızda ise,sanayi devriminin merkezi İngiltere olup,19.Yüzyılda iki kamp vardı.Liberaller ve demokratlar.İkisi de birbirine karşıydı.Liberaller,John Stuart Mill gibi önemli ilericiler demokrasiye karşı olduklarını söylüyorlardı.Çünkü onlara göre kapitalizmde mülkiyet haklarını ve insanların özgürlüklerini korunmalıydı.Demokraside ise çoğunluğun istediği olur ve bu da liberal değerlere karşıdır.Yani liberalizm ve demokrasi yan,yana olamayacağı gibi kapitalizm demokrasiyi sevmez.
Dünya ekonomisine baktığımızda ABD Doları rezerv para olması sebebiyle ülkeleri,işletmeleri ve gelişmekte olan ülkeleri çok ilgilendirmektedir.Doların zayıflaması gelişmekte olan ülkeler için genellikle iyi haberdir.Bunun sebebi dolar cinsinden borçların daha çok olmasından kaynaklıdır.
2025 Yılının ilk 6 ayında dolar diğer zengin ülke para birimleri karşısında yüzde 10 değer kaybetti.Ancak bu sefer farklı bir durum vardı.Gelişmekte olan ülke yetkilileri bu durumdan dehşete düştü.Çünkü dolar bu kez piyasaların Donald Trump’ın açtığı ticaret savaşına verdiği tepki yüzünden değer kaybetmişti.Belirsizlik ortamında risk pirimleri,yani kredi verenlere ödenen ve ya ödenecek ek bir maliyet ortaya çıktı.Ticaret savaşlarında ABD %30 gümrük tarifesi uygularken,bazı ülkelere muafiyetler vererek bu oran %18’e kadar inmiş oldu.
Bu belirsizlik ortamında şirketler 2025 yılında bekle gör politikası uygulayarak nakitte kalmayı tercih etti.Nakitte kalan şirketlere örnek olarak,Berkshire Hathaway 2023 yılından bu yana nakit pozisyonunu 2 kat arttırarak 340 milyar dolara çıkardı.Aynı S&P endeksinde finans dışı şirketler Temmuz 2025’e kadar geçen 12 ayda nakit varlıklarını yüzde 6 arttırdı.
Cari CDS Rakamları şöyledir;
Ekvator 372
Pakistan 395
Arjantin 735
Mısır 300
Brezilya 143
Bulgaristan 46
Türkiye 227
Çin 42
Polnya 60
Hindistan 41
Endonezya 72 olmak üzere.
Dolayısıyla dolar zayıf olsa bile dolar cinsinden borçlanma maliyeti arttı.
Doların rezerv para olarak güvenilirliği azalsa da, dünyada halen rezerv paraların %60’ı ABD dolarıdır.
Normal şartlarda 2026 yılı devlet tahvili yılı görünebilir.FED Faizleri düşürüyor,küresel büyüme yavaşladı ve ÇİN deflasyonla mücadele ediyor.2026 Yılı devlet tahvili yılı olamaz mı ?
Bunların yanında,dünya mali kargaşa içinde 2026 yılında gelişmiş ekonomilerin borç-GSYH oranı yüzde 110’u aşacak.Dünya ekonominde son olarak ,mali kaza riski olasılığı en yüksek ülke FRANSA Gözüküyor.En savunmasız ve yüksek kamu borcu sebebiyle Fransa’ya dikkat etmek gerekebilir.
Türkiye’nin 2026 yılı merkezi yönetim bütçe gelir rakamı yaklaşık olarak 16 trilyon 82 milyar 32 milyon 487 bin lira olup,gider rakamı ise yaklaşık 19 trilyon liradır.2,7 Trilyon bütçe açığı ön görüsü vardır.
TÜSİAD'ın açıkladığı 2026 yılı tahmini ana senaryo verileri şöyledir;
Enflasyon oranı %23
Politika faizi %28
Büyüme oranı %4
TL’deki değer kaybı %20 ve 1 USD =51 TL (Reel değerlendirme)
Euro/USD =1.25 hesaplanmış olup bu veriler ana senaryodur.
Türkiye’nin tasarruf oranı 2024 yılı GSYİH’YE ORANI %30,1
Diğer yandan gelir eşitsizliğini ölçen Gini katsayısını sizlerle paylaşmak isterim.
Gini;
•P80/P20 oranı (en zengin %20'nin geliri / en yoksul %20'nin geliri) 7,7 olarak hesaplandı. Gini katsayısı, gelir eşitsizliğini ölçen bir endeks olup, 2024 yılında 0,413 olarak belirlendi. En zengin %1'lik kesim, Türkiye'deki toplam servetin %42,04'üne sahip.
Son olarak,ülkemizde hızla yapısal reformlar yapılarak dünyada ilk 7 ülke içine girmek için çok çalışmamız gerekmektedir.
Saygı ile kalınız.