Nasip olursa haftaya bugün Ramazan ayına kavuşmuş olacağız ve ilk orucumuzu tutuyor olacağız. Gelmeden zihnen ve bedenen hazır olmak heyecan duymak ne güzel değil mi? Sağlık sıhhat içinde bir ramazan ayı dilerim. Rabbim yapacak olduğumuz ibadetleri kabul eylesin! Günah ve kusurlarımızı affeylesin! Âmin!
Zaman ne çabuk geçiyor dün gibi 2025 yılı ve Ramazan ayı geçti ve bir yenisi geliyor. Kavuşum noktasına hızla gidiyoruz. Ramazan içinde yapılan ibadetlerimiz bizim yol azığımızdır. Mahşer günü yüzü gülenler içinde olmak istiyoruz. Keşke demek işe yaramaz.
Haberimiz yoktu demek mümkün değil. Mazeret kapısı kapalıdır.“Ey Nebi, gerçekten biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.”33,45
Nebi haber verendir, Kur'an büyük haberdir. İçinde bulunduğumuz gün ve ay bize bir habercidir. Ramazan ayının yaklaştığını ve asıl önemlisi vahye işaret etmektedir.
Allah’ın rahmeti kullarına içinde şüphe barındırmayan yol gösteren şeklinde inmeye başladığı aya yaklaştığımızın heyecanı içindeyiz. Nasip olursa o günlerde bir şükür şekli olan oruç tutacağız. Kendimize iyilik yapacağız. İçinde iman edenleri inancının gereğini yapanlara müjdeyi barındıran bir kitabın okuyucuları olarak biz de şahidiz diyeceğiz. Son Nebi ve gelen vahiy ile kendisi insanlara şahitlik yapan bir resulün takipçileri olarak bizlerde etrafımıza örnek olacağız.
Ne yapalım? Sağlık sıhhat açısından sorunumuz yoksa oruç tutacağız. Namazlarımızı teravihle ziyadeleştireceğiz. Bunlarla yetinmeceğiz, ya ne yapalım diyenlere. Birilerine dokunalım. Başta mealini verdiğimiz Ahzap suresinin bir sonraki ayetin meali şöyle. “Ve O'nun izniyle Allah'a çağıran ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik” buyruluyor. Buradaki kandilin ne olduğunu vahiy olduğu bir gerçektir. Hz. Peygamberin Allah’tan aldığı öğütlerle insanlığı aydınlatacağı gerçektir. Yani insanlığı aydınlatacak olan vahiydir, Hz. Peygamberin kendisi değil.
Bir sonraki âyet ise müminlere Allah'tan büyük bir lütuf ve sevapla müjde vardır. Şimdi bu durumdan vazife çıkarmak gerekiyor. Biz sadece kendimiz için doyumsuz olan İslam’ı yaşamakla kalmayacağız. Aynı zamanda başka gönüllere nasıl bu güzelliği taşıyabiliriz sorusuna cevap bulmanın çaresini arayacağız. Unutmayalım ki “bir insanın dirilmesi insanlığın dirilmesi gibidir. Sessiz kalırsak bana ne dersek hep beraber helak oluruz.
Farz olan namaz oruç, zekât gibi ibadetler için Kur'an on sevap ve günahların bazılarının silinmesi olacağını haber verir. Cennet için ise salih amel gereklidir. Hem kendimizin hem de başkaların istifade edeceği işlerin olması gerektiğini gene Kur'an söyler. Hz. Muhammed As bizim için örnektir. Neyi ne zaman nasıl yapacağımızı gösterendir. Hâşâ kimse ondan daha fazlasını bilemez ve gösteremez. O tüm insanların cennete girmesini ister imiş.