31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra, CHP’li Belediyelere yönelik adli ve idari kararlar, hayat pahalılığı ile birlikte; ülkenin baş gündemi oldu. Süreçte 23 Belediye başkanı tutuklandı ve açığa alındı. Bunun yanında meclis üyeleri, belediye çalışanları tutuklandı ve haklarında davalar açılıyor. Toplumun büyük çoğunluğu, davaların siyasi ve Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını önlemeye yönelik olduğu kanısında.
Soruşturmanın CHP’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı için önseçim yaptığı güne denk gelmesi, bu yöndeki kanaatleri güçlendirdi. Ekrem İmamoğlu’nun 30 yıllık(insan öldürme suçu olsa dahi zaman aşımına uğrar) diplomasının anlaşılmaz şekilde iptal edilmesi ve diploma iptali için bazı sorumlu kişilere baskı yapıldığının basına yansıması; Bu konudaki kanaatları pekiştirdi.
Belediye başkanları sabaha karşı evlerinden alındı. İktidar partisinden olan, Belediye Başkanlarında bu uygulama görülmedi. Halkın seçtiği eski Ankara, İstanbul belediye başkanlarının yürütme tarafından görevden el çektirilmeleri ve haklarında adli soruşturma açılmamış olması; muhalefete yönelik bu davaların siyasi olduğu kanaatini güçlendiriyor. İktidar kanadından olan başkanlara farklı, muhalefetten olanlara farkı uygulama; toplumsal bütünlüğü parçalıyor.
Uygulamalar, yapılanların bir merkezden yönetiliyor izlenimini veriyor. Gizli yapılması gereken soruşturmalar, herkesten önce iktidarı destekleyen medyanın manşetinde görülüyor. Hatta olayla ilgisi olmayan görseller kasıtlı olarak bağlantı varmış gibi gösteriliyor. Adli süreçlerin basının bir kesimiyle paralel ve koordineli gitmesi; bu konudaki şüpheleri arttırıyor. Hangi belediyeler ve belediye başkanları hakkında soruşturma yapılacağı 5-10 gün önce ilginç bir şekilde sosyal medyada görülüyor. Aydın belediye başkanında görüldüğü gibi, iktidar partisine geçen başkan tutuklanmadan kurtuluyor, izlenimi var.
Bu süreçte başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partinin üst yönetimi, il, ilçe örgütleri, partililer; bir yumak gibi kenetlenmiş görünüyor. Bu durum mitinglerde, somut olarak görülüyor. Bu birliktelik, uyum CHP’yi tek vücut haline getirdi. Sürekli yapılan mitinglerin sayısı, Karabük’le 107’yi buldu.
CHP’lilerin mitinglerdeki kalabalık ve tek vücut halindeki görüntüleri; görenlere birlikte uçan, senkronize olan, aynı anda aynı hareketi yapan, tek bir vücutmuş gibi hareket eden, sığırcık alaylarını hatırlattı. Sığırcık kuşları dışarıdan gelen yırtıcı kuş (şahin, atmaca, doğan) saldırılarını def etmek için, bir sürü halinde uçarlar. Dayanışma içinde olmaları bütün, birlikte toplu hareket etmeleri; karşıdan büyük tek vücutmuş gibi görünmelerine sebep oluyor. Bu görüntüye yırtıcılar, saldıramaz. Sığırcıkların bu bütünlüğü, CHP’nin Bertolt Brecht’ten aldığı,” kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya da hiç birimiz” sözünün gök yüzüne yazılmış hali gibi.
Sığırcıkların binlercesinin oluşturduğu birliktelik ve dayanışma, sadece dış saldırılardan onları korumaz. Bu organize hareket hava akımı yaratarak uçmayı kolaylaştırır, yakınlıkları kışın ısı kaybını önler, yem bulmada yardımcı olur, senkronize hareket etmeleri ekibin üyelerine enerji sağlar. Sığırcık alayları gibi hareket eden, CHP’lilere yapılan dış saldırılar sonuçsuz kalacak gibi.