Bu yıl Ekrem Şafak dostumuz tarafından düzenlenen Kıbrıs turuna katıldım. 3 günlük Kıbrıs gezisini bir kaç yazı ile sizlerle paylaşayım.
Kıbrıs Akdeniz’in ortasında, tarih ile doğanın iç içe geçtiği bir ada.
Bu ada sadece masmavi denizi ve altın sarısı kumsallarıyla değil, aynı zamanda binlerce yıllık tarihi ve kültürel zenginliğiyle de ziyaretçilerini büyülüyor. Benim gibi tarih meraklıları için bir cennet.
Antalya'dan kısa bir uçuşla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ercan Havaalanı'na vardık. Hem tanıdık hem de farklı bir dünya ile karşılaştık. Her şey bize göre ters. Telefonu şarj etmek bile büyük sorun.
Kıbrıs’a adım atınca bizi ilk karşılayan şey, Akdeniz ikliminin sıcaklığı ve insanların misafirperverliği oldu. Rehberimiz Seçil hanım ve tanıştığımız Kıbrıslılar hep çok sıcak insanlardı.
Geziden bahsedeyim biraz. Başkent Lefkoşa, ikiye bölünmüş yapısıyla hem yakın tarihin izlerini hem de kültürel çeşitliliği barındırır. Dar sokakları, tarihi hanları ve camileriyle şehir adeta yaşayan bir tarih kitabı gibiydi.
Adanın en göz alıcı şehirlerinden biri olan Girne, limanı ve sahil boyunca uzanan tarihi yapılarıyla ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği yerlerden biridir. Limanın hemen arkasında yükselen Girne Kalesi, yüzyıllar boyunca adayı kontrol etmek isteyen güçlerin bıraktığı izleri taşır. Kaleden bakıldığında Akdeniz’in sonsuz maviliği bizleri büyüledi.
Kıbrıs’ın yakın tarihine bakıldığında ise 1974 yılında gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekâtı adanın kaderini değiştiren önemli dönüm noktalarından biri olarak öne çıkar. Türkiye’nin garantörlük hakkına dayanarak gerçekleştirdiği bu harekât sonrasında adada yeni bir siyasi ve toplumsal düzen oluşmuş, Kıbrıs Türk halkı kendi yönetimini kurma imkânı bulmuştur. Bugün adayı gezen ziyaretçiler yalnızca doğal güzellikleri değil, aynı zamanda bu yakın tarihin izlerini de çeşitli anıtlar ve müzelerde görebilir. Çıkarma gemisini, şehitlikleri gözyaşları ile gezdik.
Sonuç olarak Kıbrıs, hem tarih hem doğa hem de kültür arayanlar için eşsiz bir yer. Bu ada, ziyaretçilerine yalnızca güzel manzaralar değil, aynı zamanda hatıralarla dolu bir yolculuk sunuyor. Gelecek yazıda Denizlili şehitlerimizi, adadaki şehitlikleri ve çıkarmayı anlatayım.