Toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık %65-66’ı dolaylı vergi, tüketim üzerinden; yalnızca % 34-35’i dolaysız vergi olarak, yani gelir ve ya servet üzerinden alınıyor.
Tahakkuk eden 100 liralık vergi için gelir idaresi ancak 1 lira masrafa katlanıyor. Bu veri yaklaşık 7-8 yıl önce yalnızca 76 kuruştu.
Resmi bütçe sonuçlarına göre,toplanan her 100 liralık verginin 21.4 lirası doğrudan faiz ödemesine gidiyor. 2015 Yılında bu oran 12.5 liraydı. Yani verginin ana amacı üretimi,hizmet sektörünü büyütmek olmalıyken, maalesef bütçede faiz yükü oldukça yüksek çıkmakta. Bu anlamda Maliye ve Hazine Bakanlığı en geç yıl sonunda KKM’i kaldıracağı için buradaki yükten kurtulmuş oluyoruz. Haliyle buradaki "mali disiplin" sürdürülüyor.
Sanayinin payı GSYİH içindeki payı çok önemlidir. 25 Yıllık veriyi incelediğimizde; (Ek tablo)
Sanayinin payının GSYİH içinde 1998 yılında %25, 2009 yılında %18,4, 2020 yılında %26,4 ve 2022 yılında %22,7’dir. Bu veriyi incelediğimizde maksimum yüzdenin 2020 yılında olduğu ve 2020 yılına göre 2022 yılında %3,7 oranında imalat sanayinin küçüldüğü anlaşılmaktadır.
Verginin türü, miktarı, içeriği, kapsamı vb… Hepsi "Nasıl bir ülke istiyoruz ?" sorusuna verilen cevabın sayısal hali değil midir ? Bu yüzden vergi, iktisadın en felsefi, en tartışma yaratan konusudur.
Bugün baktığımızda, Türkiye İmalat Endeksi –PMI 03/11/2025 Tarihinde açıklanan veriye göre; açıklanan 46,50, önceki veri 46,70’dir. PMI Endeksinde 50 sıfır noktası olup, 50’nin üzeri olumlu yorumlanır.
Kapasite kullanım oranın da ise seyir şöyledir;
Ekim 2025'de %74,20
Eylül 2025'de %74
Temmuz 2007'de %84,10
Mart 2009'da ise %60,80 dir.
Ülkelerin ve Türkiye’nin CDS Risk Pirimlerinin Görünümü;
Türkiye’nin verilerine tarihsel olarak baktığımızda 2022 yılında CDS 901, 75, KASIM 2025'de ise 244,62 dir. (5 yıllık USD)
Ağırlıklı G-20 Ülkeleri olmak üzere CDS Risk primleri verileri şöyledir; (Kasım 2025)
İtalya 105,91
Yunanistan 88,13
Polonya 151
Arjantin 2.183,53’den 83,54’e inmiş durumda.
Brezilya 143,23
Rusya 156,91
G.Afrika 153,34 olmak üzere.
Büyüme rakamlarına baktığımızda, 2025 yılı ikinci çeyreğinde ülkemiz GSYH’da yıllık bazda %4.8, çeyreklik bazda ise %1.6 arttığını görüyoruz. TÜİK verilerine göre bu büyümenin kaynağı ise; sanayi sektörünün katkısı %0.4, inşaat sektörünün %6.9, hizmetler sektörü %5.4, kamu yönetimi ve savunma %5.7 oranında olmuştur.
Burada bir veri daha paylaşmak gerekirse, makine-teçhizat yatırımlarında artış hızı %1’nin altında, inşaat yatırımlarında ki artış ise %7’nin üzerindedir. Kanaatimce bu durum katma değerli üretim yapmanın, teknolojik dönüşüm yapmanın ve cari açığı kapatmanın önünde engeldir diye düşünüyorum.
Ayrıca yine TÜİK verilerine göre, sanayi istatistiklerinde ileri teknolojili imalatın toplam imalat içindeki payı yalnızca yüzde 3.6’dır. Bu veriye bağlı olarak,ülkemiz "ileri teknoloji katma değerli ürün ihracatında" toplam ihracat rakamı içinde %2 civarında seyrediyor.
Peki bu konuda neler yapmak gerekir ?
*Tekstil, makine, kablo ve elektronik sektörlerini konsalide ederek hızla pilot iller tespit ederek örneğin; Denizli, Gaziantep, Konya, Sakarya gibi lokomatif illerde Uzay, Havacılık ve Savunma Sanayi İhtisas OSB’ler çok kısa sürede hayata geçirilmelidir. (Bu arada Kayseri'ye Uzay, Havacılık ve Savunma İhtisas OSB kuruluyor)
*Ar-Ge giderlerini tabana yaymak için çağrı usulü de olsa KOSGEB Ar-Ge projeleri hayata geçmelidir.
Bu sayede yerinde Ar-Ge yapmanın ve en küçük işletmelere kadar inmenin önü açılacağı gibi, firmaların projebilitesi de artacaktır.
*Liselerde, STK ve OSB’lerde yapay zeka labotatuvarları açmanın teşvik edilmesi gerekir.
*Türkiye'de tasarım kültürünün oluşturulması ve yaygınlaştırılmasını için,yeni çalışmaların bakanlıkça yapılmasında fayda görmekteyiz.
*Denizli’de Tekmerin açılması çalışmalarına hız verilmelidir.