Siyonist güdümlü, küresel kapitalist şirketlerin yeryüzünde fesat çıkardıklarını görmek için illaki İsrail ve ABD'nin İran'a saldırması mı gerekiyordu?

Dünyanın dört bir yanında kuduz köpekler gibi saldıran, dini, milliyeti, örfü, ahlakı olmayan bu küresel çeteler, insanî değerlerini yitirmiş silah tüccarları, "tek dünya devleti" hayali kuran Evanjelist-Siyonistler, kendi hükümranlıklarını sürdürebilmek için her türlü ahlaksızlığı, inançsızlığı, hayasızlığı, kural tanımazlığı meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

Trump'ı şehvetle dünyaya saldırtan da bunlar, Maduro'yu kaçırıp esir alanlar da!.. Ekonomik ve siyasi üstünlükleriyle dünyadaki birçok yönetim mekanizmasını ele geçirdiler. Trump, kural tanımaz bir megolaman, ukala ve kendini beğenmiş bir Evanjelist'tir. Trump'ın diplomasi, uluslararası hukuk ve insan haklarına zerre kadar saygısı yoktur. Her şeyi "ben yaptım, oldu" mantığıyla çözmek istiyor. Bunun için yeryüzündeki bütün insanları köle ve bütün devletleri de yardımcı aparat olarak görüyor. Çünkü Trump, hayal edilen o Şeytanî düzenin kurulabilmesi için "Tanrı'yı kıyamete zorlayanlar"ın Ali kıran baş keseni olmak istiyor.

Cumartesi günü İran'la müzakereleri sürdüreceksin, yeni görüşmenin Cenevre'de yapılmasını kararlaştıracaksın, karşılıklı güven telkin edeceksin, sonra salı günü İsrail'le birlikte âni bir baskınla İran'a saldıracaksın, İran'ın dinî lideri Hamaney ve üst düzey devlet görevlilerini öldüreceksin! Ortalığı kan gölüne, şehirleri harabeye çevirdikten sonra televizyona çıkıp utanmadan "İran terörist devlettir" diyeceksin!

Haydi canım sen de, bu kadar ciddiyetsizlik, bu kadar ikiyüzlülük mü olur? İnsanlığın başına bela olmaya başlayan bu Evanjelist-Siyonist zihniyete lanet olsun! Bunlar insan değil, Allah'ın Kur'an'da "belhüm adal" (A'râf, 179) diye tarif ettiği hayvandan aşağı yaratıklardır.

Dünyanın birçok bölgesinde kendilerini destekleyen işbirlikçileri etkin pozisyonlara getirdiler. Makam, mevki, şöhret, para, pul ve ihaleye boğdukları kriptoları etki ajanı olarak yetiştirdiler. Siyasetten ticarete, asker-sivil-bürokrattan akademisyenlere, sanatçılardan gazetecilere uzanan yelpazede, dünyada birçok insanı devşirdiler.

Daha birkaç gün önce bizim ülkemizde utanmaz arlanmaz, ajan provokatör kılıklı, gazeteci görünümlü bir kadın "İran, camilerin ve okulların altında cephane saklıyor" diye ifşada bulundu. Öldürülen 168 öğrenci ve öğretmenin katliamını meşrulaştırmaya ve camileri hedef göstermeye çalıştı. Yazıklar olsun! Yuh olsun yuh!..

Rahmetli Erbakan Hoca, Orta Doğu'da Siyonizm tehlikesinden bahsetttiği zaman, bu ülkede birçok yarım akıllı aydın (!) Hoca ile dalga geçmişti. "Kadayıfın altı ne zaman kızaracak?" diye alaya almışlardı. Bu yarım akıllardan hiçbiri, "Böyle bir tehlike var mı, Siyonistler dünya çapında gizli bir yapılanmaya gidiyorlar mı, bizim ülkemizden satın aldıkları kriptoları kimlerdir?" diye sorma cesaretini bile gösteremediler.

Bugün Orta Doğu'da kadayıfın altı değil füzelerin yaktığı şehirlerin altı üstü yanıyor! Bizdeki yarım akıllılar bugün bu konularda "kem küm" edip duruyorlar.

Kapitalizmin açgözlülüğünü sezmek ve Siyonist saldırganlığını anlamak için Mezopotamya'da, Acem ülkesinde, Güney Azerbaycan'da bıçağın kemiğe dayanması, bunca şehrin harap edilmesi ve Filistin'de mazlum bir milletin soykırıma uğraması gerekmiyordu.

"Allah haddi aşanları sevmez" (Mâide, 87; Bakara, 190). Kur'an'da isimleri anılan peygamberlerin kavimleri de azgın ve yoldan çıkmışlardı. Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Yakup, Hz. Salih, Hz. Lut, Hz. Musa, Hz. Zekeriya, Hz. Yahya, Hz. İsa ve bizim peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) kavmi de zalim ve azındı. O kavimlerde nice zengin, tüccar, aristokrat, düşünür, bilgin, asker, sivil, bürokrat, devlet adamı hatta Allahlık taslayan Firavunlar vardı. Hepsi bu dünyadan gelip geçti; inanmadıkları ve haddi aştıkları için helak olup gittiler. Bugün ne saltanatları kaldı ne sarayları ne de şehirlerini koruyan güçlü kale duvarları... Onların mülklerine ara sıra gidip bakın; viraneye dönmüş antik şehirlerinde bugün baykuşlar tünüyor!

Dünün zalimleri gibi bugünün bu azgın kavim de yok olacaktır! Çünkü Allah'ın Kur'an'daki vaadi haktır ve mutlaka gerçekleşecektir. Bu lanet olası kavim, Kıyamet öncesinde Allah'ın izni ve gazabıyla yok olacaktır! (İsrâ, 4 - 5)

Bu bir imtihandır. Fitnenin zirveye çıktığı bir zamanı yaşıyoruz. Toplumsal değişim adı altında bugün yaşadıklarımız bu çürümüşlüğün hayatımıza yansımış tezahürleridir. Allah, Kur'an'da defalarca "aklınızı kullanın" (Bakara, 170), "haddinizi aşmayın" (Bakara, 190) diyerek bütün insanlığı uyarıyor.

Aman dikkat! Modernite, çağdaşlık adı altında her türlü ahlaksızlığı meşrulaştırmaya çalışan bu Şeytanî yapının tuzaklarından, hile ve aldatmacasından öncelikle kendimizi sonra ailemizi, toplumumuzu, devlet ve milletimizi ve bütün insanlığı korumak gerekir. Nefsimizin şerrinden, Şeytanlaşmış insanların şerrinden Allah'a sığınırız. İhtiyatlı olmakta fayda var. Allah korusun, yarın çok geç olabilir.

Sevgili dostlar, şimdiden Ramazan Bayramınızı tebrik ederim.

Not: İlber Ortaylı Hocamıza Allah'tan rahmet dilerim. Mekânı Cennet olsun. Sonsuz saygı ve rahmet dileklerimle.