Okurkarım benden ayrıntılı bir savaş analizi istiyor ancak devam eden savaşın hangi yöne evrileceğini savaşı çıkaranlar dahi bilmiyor.

28 Şubat'ta başlatılan saldırıların her aşamasında yapılan etkiye karşılık gelen tepkiye göre yeni kararlar alınacak.

Savaş baronları, yüzlerce ihtimale karşılık yüzlerce alternatif hareket tarzı belirlediler.

Bu nedenle Savaş devam ederken ileride olacakları kimse söyleyemez.

Ben size gelinen aşamadaki duruma göre olacak ihtimalleri söyleyebilirim.

Daha önce belirttiğim gibi ABD/İsrail, İran'ın mevcut yönetimini bitirme kararını çoktan almışlardı.

Aslında Humeyni'nin İran'da ihtilal yaparak iktidara geldiği günden beri ABD/İsrail bunu istiyordu.

Irak-İran Savaşı, 11 Eylül sonrası yapılan Afganistan operasyonları ve Körfez Savaşları tamamen bu günleri getiren planın birer parçalarıydı.

Trump'ın iktidara geldiği 2016 yılından sonra Netanyahu-Trump ikilisi İran'ın çok daha yakından hissedeceği eylemleri uyguladılar.

Devrim Muhafızları Lideri Süleymani'nin öldürülmesi, Gazze Katliamları sırasında Hizbullah liderlerinin öldürülmesi ve nihayet Suriye'de Şara'nın iktidara getirilirken İran'ın Suriye'den kovulması, İran'ın çok yakından hissettiği baskılardı.

Bu yılın Ocak ayından itibaren ABD Ordusunun yaptığı yığınak bir savaşın habercisiydi.

Hamaney'in yerini tespit edince düğmeye bastılar ve plan işlemeye başladı.

Nitekim saldırıyı başlatıp beklediler.

İran karşılık verince aldıkları cevaba göre başka hamleler yaptılar ve savaş, sarmal halinde büyüyor.

ABD Ordusu'nun kara harekatına yetecek kadar kara gücü getirmediğini önceden yazmıştım.

Sadece havadan vurup muhalefeti hareket ettirip rejimi çökertecek ya da ülkeyi yöneten İran Devrim Muhafızları içinden bir grubun darbe yapmasını bekleyecek.

ABD çok daha güçlü darbeler vurabilecekken bir yandan füze rampalarını, hava alanlarını vuruyor, bir yandan öldürdüğü üst düzey yöneticilerin yerine gelenleri izliyor.

Ancak bu harekatın en tehlikeli aşaması; önceden beri söylediğim gibi PKK İran kolu olarak bilinen PJAK unsurları başta olmak üzere Barzani ve Talabani'ye bağlı muhaliflerin harekete geçmesi ve ülkedeki bütün muhaliflerin onlara katılarak iç savaşı başlatmalarıdır.

Bu senaryonun hayata geçirilebilmesi için İran'ın hava gücünün tamamen ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Maalesef şu anda yürütülen saldırılar bu ihtimalin gerçeğe dönmesi yönünde güçlü emareler veriyor.

Suriye'de yapılanlar bu planın provasıydı.

Esat'ın Rusya'ya bağlı hava gücü Ukrayna'da başlatılan savaş nedeniyle etkili olmaktan çıktı ve HTŞ ülkeyi ele geçirdi.

İsrail'in desteğiyle yönetimi almasına rağmen Şara yönetimindeki Suriye Ordusu'nun hava unsurları İsrail tarafından bomblandı.

Şara, PYD/PKK'nın üzerine yürürken hava gücü kalmamıştı.

Bu medenle küçücük PYD/PKK unsurlarının üzerine gidemedi Araplar'ın yaşadığı Rakka'dan sonra durdu.

Şimdi yine maalesef aynı senaryoyu İran'da izliyoruz.

İran Hava Gücü yeterli oranda azaltılırsa Batı bölgelerde hazır bekleyen PJAK unsurları saldırıya geçebilir.

PJAK'ın Amerikan Ordusu tarafından desteklenip İran'ın Batısı'nı bölmesi bizim için bir kabus senaryosudur.

Gözümüzü açıp bu kabusla uyanmayalım.