İran Savaşı'nın 100'üncü günü geride kaldıktan sonra herkes, savaşın nasıl sona ereceğini düşünüyor.

Değerli komutanımız Osman Gazi Kandemir'in The Independentturkish'deki ''Yıpratma Savaşları" başlıklı yazısını okuduktan sonra küçük ilaveler yaparak akıllardaki soruya cevap bulmaya çalıştım.

Doksanlı yılların başında yaşanan ve dünyaya canlı yayınlanan Körfez Savaşı, üstün teknoloji ve güçlü silahlar sayesinde savaşların kısa sürede biteceğini düşündürdü.

Zamanın Irak Ordusu, bir kaç hafta içinde pes ettirilmişti.

Bu yılın başlarında, Venezuela'da koskoca ülkenin eli kolu bağlanıp devlet başkanı kaçırılınca İran'da başlayan savaşın da kısa sürede biteceğine inanıldı.

Gelgelelim İran'da işler pek öyle yürüyecek gibi görünmüyor.

Keza Ukrayna Savaşı da dört yıl geçmesine rağmen ortada duruyor.

Osman Gazi generalim makalesinde: Gerçek savaşların silahların üstünlüğüne ve yıkıcı gücüne bağlı olmadığını belirtiyor.

Savaşın gidişatını ülkelerin yok edilen savunma gücünü hızla yerine koyabilmesi ve karşı tarafı kendi üstün olduğu kulvarda savaşmaya yönlendirmesi belirliyor.

Modern savaşta kritik soru "hangi silah daha gelişmiş?" değil; "hangi taraf rakibini daha yüksek maliyetlerle savaşmaya zorlayabiliyor?"

Bu yüzden lojistik artık yalnızca mühimmat taşımak değil, rakibin üretim ve ikmal sistemlerini sürdürülemez kılmak anlamına geliyor.

Şu anda Tahran'ın seri ürettiği ucuz insansız hava araçlarına karşı Körfez ülkeleri, tanesi katbekat pahalı önleyici füze sistemleriyle savunma yapmak zorundalar.

Birkaç bin dolarlık bir hava aracını düşürmek için milyonlarca dolarlık füze harcamak, savunan tarafı yıpratan bir denklem yaratıyor.

Diğer tarafta Rus askeri geleneğinin geliştirdiği Derin Muharebe doktrini, düşman cephesinin tüm derinliğinin eşzamanlı yıpratılmasını, ardından manevra kuvvetlerinin açılan gediklerden ilerlemesini öngörüyordu.

Görüldüğü gibi dünyada hiç savaşın konuşulmadığı bir zaman dilimi olmamıştır.

Çok hızlı ilerleyen silah teknolojisinin büyük ordulara kısa sürede zaferler elde etme imkanı vermediğini Ukrayna ve İran direnişinde gördük.

Önemli olan bir ulusun uzun süreli yıpratma mücadelesine dayanma kapasitesidir.

Ukrayna ve İran halkı bunu başardı.

Biz de milli güvenliğimiz konusunda aldatıcı füze görüntülerine değil kimseyi ötekileştirmeden milli birlik ve beraberliğe önem vermeliyiz.