Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü yatıracak yer kalmamış. Sayı 435 bine ulaşmış.

Daha 15 yıl önce 120 bindi.

Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi Bakanlığa geleli henüz sekiz ay oldu.

Bugünden geriye doğru bakıyoruz:

Borsa operasyonu…

Gıda ve yaş sebze-meyvede fahiş fiyat soruşturmaları…

Kaşif Kozinoğlu dosyası…

Alihan Kuriş ve örgüt soruşturması…

Muhsin Yazıcıoğlu dosyası…

AHBAP olayı…

Belediye soruşturmaları…

Gülistan Doku, Rojin Kabaiş dosyaları…

Organize suç örgütleri ve diğer faili meçhul soruşturmaları…

Üstelik Bakan Gürlek iddialı konuşuyor:

“Ucu nereye dayanırsa dayansın…”

Bence de.

Ya herro, ya merro!

Suça ve suçluya göz açtırmayın.

Ama şu cezaevi meselesi de ilginç.

2010’dan 2026’ya tutuklu ve hükümlü sayısı neredeyse dört katına çıkmış.

O yıllarda Emniyet ve Adalet FETÖ’nün elindeymiş. Demek ki suç azmış!

Çünkü adalet varmış o zamanlar…

Şimdi adalet yokmuş, ama cezaevleri dolup taşıyormuş!

Öyle mi?

Bence iyi gidiyor.

Devam…

Türkiye gıda enflasyonunda dünyada ilk üçteymiş.

Venezuela…

İran…

Türkiye…

Hiç iyi gitmiyor!

Karaborsa, stokçuluk, fahiş fiyat…

Bunlarla daha etkili mücadele şart.

Tarım ürünleri bu yıl bol, bereketli.

Peki fiyatlar?

Hiç iyi gitmiyor!

Üretici zorda, tüketici zorda.

Ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum:

Tarım Bakanlığı’nın yapacağı en hayırlı iş, doğru dürüst bir tarımsal planlama düzeni kurmaktır.

Bakanlık sadece bunu başarsa, başka hiçbir şey yapmasa bile sorunların önemli bir bölümü kendiliğinden çözülür.

Pazarlama meselesi halledilse, üretici girdi maliyetlerindeki artışlara bile bir ölçüde razı olacak.

Öğretmenlerde kılık kıyafet düzenlemesi yapılmış.

Olması gereken buydu!

Emeklilerin maaşları?

Kanayan yara.

Hükümetin yumuşak karnı.

Çözülmezse işi zor.

Bir de başıboş köpek meselesi var.

Bakan Mustafa Çiftçi, sorunun yüzde 99’unun çözüldüğünü, kalan yüzde 1’in de ekim sonuna kadar tamamlanacağını açıklamış.

Demek ki devlet isteyince oluyormuş!

On numara…

Sahi, son aylarda cadde ve sokaklarda başıboş köpekleri çok daha az görür olduk.

Ne güzel.

Dış politika?

Olması gereken gibi. Devam…

Mazot?

102 lira!

Keşke ülkemiz petrol üreten bir ülke olsa da şu fiyat ayarlamalarından her gün nasiplenmesek.

Şimdilik kısa keselim.

Aydın havası olsun.

Okuyuculardan şikâyetler gelmeye başladı:

“Uzun yazma!”

Baş üstüne…

Bugünlük bu kadar.