Değerli insan Prof. Dr. İlber Ortaylı hocayı, 78 yaşında kaybettik. 16. Mart 2026 günü, Fatih Sultan Mehmet ve hocası Halil İnalcık’ın yanına; Fatih Camii haziresine defnedildi.

Her kesimden, her yaştan, her milletten insan, tanıyan, bilen, kendisini takip edip dinleyen insanlar çok üzüldü. Kendimi bir aile büyüğümü kaybetmiş gibi hissettim. İçimde büyük bir boşluk oluşmuş gibi geliyor. Herkes İlber Hocadan söz ediyor veya onu anıyor. Televizyonların, gazetelerin baş sayfasında onunla ilgili haberler. Sosyal medyada, hocanın geçmişte yaptığı mesleki veya yaşam deneyimine yönelik; konuşma videoları izleniyor.

İzlenen videolardan biriside, nepotizm üzerine yaptığı konuşma. İnsan duydukları, okuduklarıyla şekillenirmiş. İlber hocanın konuşmaları, düşünceleri, davranışları; çoğumuzun görüşlerini şekillendirdi, Konuşmalarıyla, yaşamımızı zenginleştirdi. Bilgi bir zenginliktir, paylaştıkça çoğalır. Bilgi sadece bilende kalmamalı. Bu nedenle, nepotizm üzerine yazmaya karar verdim.

Bilindiği üzere nepotizm: Akraba veya eş-dost kayırmacılığıdır. İşe alım, terfi veya makam mevki sağlama sürecinde liyakat(yetenek/başarı) yerine, kan bağı ve ilişkilere dayalı ayrıcalık tanımadır. Ülkemizde ilişkilere dayalı ayrıcalık tanımanın en somut, yaygın örneği; siyasi torpildir. Kamuda işe alımlarda, mülakatın kaldırılacağı, seçim vaadi olarak söylendi ise de, çoğu söz gibi çabuk unutuldu. Sadece bir seçim vaadi olarak kaldı.

Nepotizm üzerine İlber hoca, ” Nepotizm Türkiye için en büyük tehlikedir. Bu gün bırakın devlet kadrolarını, özel sektörde bile bir ölçüde nepotizm var. Adam kayırmacılık var, rasyonel işlemiyor. Bu gün bunu bir Amerikan şirketindeki uzman seçme ve terfi işlemini burada göremezsin. Maalesef Türkiye Cumhuriyetini, dört koldan nepotizm sarmış vaziyette. Şu partinin, bu partini işi değil. Akrabalarını, tarikat arkadaşlarını, partililerini; doldururlar her yere. Partilerin içine kadar girmiştir. Bu kötü bir şeydir. Bizim gibi memleketlerde en tehlikelisi; her yere giderayak kendi akrabalarını, hemşerilerini doldurmaktır. Bakarsın, kendi ideolojisinden olanlarda bile; kendi akrabalarını, yakın olanı doldurur. Nepotizm Türkiye’nin en büyük sorunudur. Üniversitelerde tez konularında kayırmacılık, Mahkemelere kadar düştü.”

Günümüzde menfaat her dili konuşuyor, her kılığa giriyor. Bu günlerde de nepotizm kılığında dolaşıyor. Maalesef toplumun büyük kesimi, nepotizm konusunda pasif gözlemci durumunda. Daha büyük kesimi de gözlemciliğin farkında bile değil. Farkında olanlarda, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ anlayışında. Oysaki toplumsal çürüme, en çok suskunlukla başlarmış. Yıllara yayılmış haksızlığın, usulsüzlüğün, istismarın ve akraba kayırmacılığının; herkes tarafından bilinen haline, sosyal çürüme deniyor. Bu yıllarda sosyal çürüme ülkenin geleceğini, mahvediyor.

Akraba kayırmacılığı, eş/dost kayırmacılığı sosyal çürümeyi tetikleyen baş olgu. Olgu olmaktan da çıkmış; hepimizin yaşadığı bir gerçek. Hayatımızı tehdit eden sorunları, ancak bize benzeyenlerle bir araya gelerek çözebiliriz. Bir araya gelin, örgütlenin. Tek başına şikayet, tek başına eleştiri çözüm değil.