“Fecir doğup da aydınlığıyla kara iplik, sizce beyaz iplikten ayırt edilinceye dek yiyin” Bakara 2,187

Ne olur şafak vaktinde dışarı çıkıp bir bakın, seyredin. İmsak vakti Allah’ım ne güzel manzara. Sanat şaheseri değil mi? Evet peki kim çizdi, kimin eseri bu tablo.

Seher vakti, imsak vakti en değerli bir zaman dilimi. Ve müslüman bu vakitte ayakta ne hoş bir manzara değil mi? Evet. “Allah'ın bir adının da Sani' , yani sanat sahibi ve sanatkâr olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, sanatın nereden kaynaklandığını, gerçek, saf ve soy sanat karşısında, ne tür bir heyecan ve ürperti duymamız gerektiğini, sanırım vurgulamamıza gerek kalmayacaktır.”

Sözlükte “yapmak, işlemek, sanatkârane ve maharetle yapıp meydana getirmek” “belli bir amaca yönelik olarak düzenli bir şekilde iş yapmak” anlamını içeren sun‘un bu varlıklara nisbeti mümkün değildir (Râgıb el-İsfahânî,

Ben fırsat buldukça dağları bakmayı, çıkmayı seviyorum Allah bana bu sevgiyi neden vermiş diye düşündüm. Dağların iç dünyamdaki bu sevgi aslında yaratan Allah c.c hayranlığımı artırdı Rabbim "Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır." Neml 27,88

Yine Kur’an’da Firavun’un erkek çocuk katliamından Hz. Musa’nın kurtarılması. Ve onun sarayında büyütülüp yetiştirilmesinin çetin şartları anlatılırken, “Ben seni kendim için seçip yarattım” meâlindeki âyette (Tâhâ 20/41) Müfessirler bu ayetin tefsirinde, Hz. Musa’ya değer verilip yüceltilmesini onun Allah’ın elçisi olarak seçilmesi ve kendisine O’nun adına insanlara hitap etme görevinin verilmesiyle izah ederler (Taberî, XVI)

Seher vaktinde oruç için ayakta olan kendin değerli kılmış demektir. Elbette Musa As ile kendimizi eşit göremeyiz. O’nun Allah katındaki derecesi bizden fazladır. Olsun bu durum fazilet açısından bizim de bir yerde olmamızı sağlar

Sâni‘ III. (IX.) yüzyıldan itibaren Allah’ın isim ve sıfatları, sıfatlarının evrenle ilişkisi konularına sistematik yaklaşım yapan kelâm âlimleri ve müfessirler tarafından kullanılmaya başlanmış,

“Allah'ın bir adının da Sani' , yani sanat sahibi ve sanatkâr olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, sanatın nereden kaynaklandığını, gerçek, saf ve soy sanat karşısında, ne tür bir heyecan ve ürperti duymamız gerektiğini, sanırım vurgulamamıza gerek kalmayacaktır.”

Kur’an’ın estetik boyutu vardır demiş ilim adamları doğrudur. Bu güzelliği ibadetlerde görmek mümkündür. Ramazan ayı görünen en önemli tarafı oruçtur. Oruç tutmakla ne tür güzellikler oluşur soruya şöyle vermişler. Bu Allah’ın kullarına bir ikramıdır. Bu ibadetin en önemli rüknü asıl olanı imsaktır. En önemli öne çıkan tarafına rükün denir. Dini bir terim olan imsak kendini tutmak, engellemek, geri durmak manasınadır.

Biz oruç tutmakla sevap kazanırız, günahlarımızın silinmesine sebep olur. Ayrıca bu ibadet vesilesi ile diğergamlık duygumuz ortaya çıkar. Bu bir iç güzelliktir, sonrası gelir. Bu duygu en yakınlarımızdan başlayarak aç ve susuz kalan insanların durumunu anlamaya ve yardım etmeyi sağlar.

Orucun bedeni yönü sağlığımıza katkı yanında ruhen arınmayı da beraberinde getirir. Bu manevi güzellik insanı rahatlatır mutlu eder. Kişilik problemine katkı sunar. Kin nefret, sevgisizlik çekememe, düşmanlık savaşlar, kadın çocuk demeden öldürmelerin arttığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu ciddi bir dert bela, niye oluyor?

İslam birlikte yaşamayı esas alır. Örneği Medine’dir, Medine sözleşmesi müslüman olan olmayan ve Yahudiler insan olarak birlikte yaşama antlaşmasıdır. Sonra Harem bölgesi ihdas edilmiş, bu alan içinde bitki ve hayvanların dokunulmazlığı esası getirilmiş.

Kötü ve iyi duygu yerine duyguları yerinde kullanmak yönetmek ve dengeyi sağlamak ancak İslami bir yaşantı ile mümkündür. Yeme içme isteği, karşı cinse karşı ilgi alaka boşuna değil. Bu duyguların varlığı gerekli. Başka türlü insanın yaşaması neslinin sürmesi olamaz. İnsan sadece yemek veya cinsel zevk için yaşıyorsa bu duyguların esiri olur.

Allah c.c “Sânidir” sanatkârdır, işini en iyi yapandır. İnsanın iyi olması için gerekli tüm imkânları yaratmış, bilgisini ve örnekliğini gönderdiği elçi vasıtası ile sağlamıştır. İnsan hayran olunacak bir varlıktır. Hal ve harekâtları övülecek şekilde olması mümkündür. Allah’ı devre dışına bıraktığımız zaman insan bağ kopar. Sonra dünya ve ahiret kaybeder.