Kuran’ı Kerim’in Beled suresini 4. ayetinde Rabbimiz “Biz insanı meşakkat içinde yarattık” buyuruyor. Ayetin orijinalinde geçen “Kebed” anahtar bir kelime. Sadece burada geçiyor. Kelime olarak “acı sıkıntı, baskı, imtihan ve dayanma gücü gibi ” Aynı zamanda meşakkat güç kuvvet anlamına gelir.
İnsanın doğumundan ölümüne kadar yetişmesi, eğitimi dünya zevkleri karşısında mücadeleleri, Rabbinin rızası kazanması uzun zorlu bir çabadır.
Kebed kelimesi “Karaciğer” anlamına geldiğini söylemiş ilim sahipleri. Nasıl bir bağlantı kurmuşlar? Karaciğer koruyucu bir organımız. İnsan Vücudundaki tüm zehirli maddeleri uzaklaştırıyor. Metabolizma ve sindirim sisteminde önemli rolü var. Besin maddelerinin depolanması, bağışıklık sisteminin kontrolü bu organın yaptığı şeyler içinde. Karaciğer sağlığı olmazsa siroz ortaya çıkar.
Meşakkat karşısında vaziyetimiz nasıl olmalı? Her şeyden önce ve önemli olan Rabbimiz bizi meşakkatle koruyor, farkında olmalıyız. Asla şikâyet etmemeliyiz, kendimizi meşgul edecek faydalı salih amellerimiz olmalı.
Bir başka husus ise bu surenin ilk ayetleri Hz. Muhammed As yaşadığı belde Mekke’ye, babaya ve çocuğa yemin edilmesi önemlidir. Bu dikkat çekicidir, bu belde dokunulmazdır. Elbette sıkıntılar olacaktır ama bu geçicidir. Risalet yıllarında Mekke müşriklerinin gösterdiği sıkıntı Medine’ye hicret ile son bulmuş ve Mekke fethedilmiştir.
“Boş kaldığın zaman hemen (başka işe) kalk” İnşirah 8. Ayeti için ilim sahipleri tatil yerine iş ve meşguliyeti esas almışlar. Peki, niye böyle? Çünkü boş vakit geçirmek zarardır. Müslüman vaktin çocuğu olmalıdır, şuurlu olmalı faydalı şeyler yapmalıdır.
Boş vakit geçirmek, hiçbir şey yapmamak depresyona sebeptir. Üzüntü kendini değersiz hissetme mutsuzluluğa davetiye çıkarmaktır. Zihni ve psikolojik rahatsızlıklar hastalıklara sebep olmaktadır.
Bu konuda en iyi örnek Hz. Muhammed As’dır. O hasta iken bir ordu tertiplediğini siyer kitaplarından biliyoruz.
İnsan bu dünyaya mutlu olmak için gelmiştir. Adını cennet diye tarif edilen bu yurt her ne kadar ahirette ise de insan dünyada bu havayı teneffüs edebilir. Allah rızasını esas alan bir hayat tarzı insanı tatmin eder.