Güvenlik konularında önemli gelişmeler varken Atatürkçü Düşünce konusunda yazma gereği duydum.

Geçtiğimiz yirmi yılda FETÖ Terör Örgütü başta olmak üzere pek çok kesim tarafından Atatürkçü Düşünce'ye saldırılar yapıldı.

Karalama yapanlar, Atatürkçü Düşünce yerine "Kemalizm" demeyi tercih ediyorlardı.

Samimi Atatürkçüler o kadar çoktu ki karşıt görüşte olanlar azınlık bir Kemalist grubu eleştirdiklerini iddia ediyorlardı.

FETÖ Terör Örgütü'nün güçlü olduğu yıllarda ellerinde tuttukları medya ve diğer propaganda vasıtalarıyla başarılı oldular diyebiliriz.

Bu gün bile "Eskiden kalma, vesayetçi geri kalmış bir Kemalist düşüncenin" varlığına inanılıyor.

Benim de ait olduğum emekli askerlere de hayali bir sözde vesayetçi Kemalist grup olarak bakanlar azınlıkta değil.

İşin doğrusu: Kemalizm ile Atatürkçü Düşünce arasında bir fark yoktur. Hiç olmamıştır.

Soyadı Kanunu'nun 1934'te çıktığını hatırlayınca Gazi Mustafa Kemal'in Atatürk soyadını sadece dört yıl kullandığı gerçeği görülür.

Milli Mücadele yıllarında yabancıların haritalarında Milli Ordu'nun bulunduğu bölge "Kemalist" bölge olarak işaretlenmiştir.

Tam bağımsızlığı savunan, Cumhuriyet Devrimini gerçekleştiren düşünce, hep Kemalizm olarak bilinmiştir.

Atatürkçü Düşünce, bu gün halen ülkenin geleceğinin en güvenilir ideolojisi olarak kendini korumaktadır.

Gelelim bu başlığı ve yazıyı neden kaleme aldığıma:

Uzun yıllar boyunca ideolojisini, kendilerinin uydurduğu sözde Kemalizmle mücadele olarak belirlemiş olanlar, bu günlerde saldıracak hedef bulamadıklarından yeni terimler üretmeye başladılar.

Bu kendinden mahsül kafalar şimdi Post Post Kemalizm, Neo Kemalizm gibi ifadelerle yeni bir düşman üretmeye çalışıyorlar.

İnternet yoluyla araştırdığınızda bu ifadelere rastlarsınız.

Bahse konu kendinden mahsül kalemlerin gerçek hedefleri Atatürkçü Düşünce'yi yıpratmaktır.

Kendileri ortaya sürdükleri liberal, teslimiyetçi, federasyon özlemlerini ya da Yeni Osmanlı hayallerini Türk Milleti'nin beğenisine sunduklarında hüsrana uğramaktadırlar.

Sapkın ve kısır görüşleri Atatürkçü Düşünce'nin sağlam duvarlarına çarpmaktadır.

Ne yapsalar 29 Ekimlerde 10 Kasımlarda milyonların meydanları doldurmasına engel olamamaktadırlar.

Gelelim sözde Neo Kemalizm saçmalığına.

Eğer bu ifadeyle dim dik ayakta durmaya devam eden Atatürkçü Düşünce'yi kast ediyorlarsa bunun için "Neo" yada "Post" gibi ön isimlere gerek yoktur.

Atatürkçü Düşünce, tam bağımsız Cumhuriyetçi yapısıyla, bilimin ve aklın ışığında kendini yenileyen, zamanın ruhuna göre gelişen bir düşünce sistemidir.

İnkılapçılık İlkesi bu günler hesaplanarak ortaya konulmuş ve "dogma" veya "doktrin" kelimelerini hiç sevmeyen Atatürk tarafından defalarca açıklanmıştır.

Atatürkçü olmak için özgürlükten vazgeçmemek ve meslelerin çözümünde akıl ve bilime başvurmak yeterlidir.