Evet, hiç şüphe yok ve “Allah katındaki dinin İslam’dır. Ali İmran 19 Cevherî, dîn kelimesi için “âdet, durum”; “ceza, mükâfat”; “itaat” şeklinde üç anlam zikretmiş ve terim olarak dinin bu son anlamdan geldiğini belirtmiştir.) İbn Manzur, bunlara “hesap” ve “İslam” anlamını da eklemiştir. Buna karşılık Isfehânî, sadece “itaat” ve “ceza” anlamını kaydetmiş.

Bilinmektedir ki (İslâm)kelimesi barış ve selamet manasınıdır. Kişi din olarak İslam’ı seçerse barışı, esenliği ve selameti tercih etmiş demektir. Burada İslam’ı din olarak seçen “kişinin yaratıldığı özü manasındaki aklıyla, iradesiyle, fıtratıyla ve vicdanıyla barışık olması anlamına da gelmektedir.

Allah inancına sahip olarak her bir değere iman etmesi ve o uğurda çaba sarf etmesine yani teslimiyet göstermesi esasına bağlıdır. Bu nedenledir ki Âl-i İmran 3.85’te verilen bilgiye göre “her kim İslam’dan başka herhangi bir din edinirse bu ondan kabul edilmeyecek ve bu kişi de ziyana uğrayanlardan olacaktır.”

Allah ilk insan neslinden itibaren bütün peygamberlerine din olarak İslam’ı öğretmiş, İslam’ın özü demek olan tevhidi tebliğ etmelerini onlara emretmiştir. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin dini “İslam” idi ve onlara iman edip tabi olanların hepsi de “Müslüman” olarak isimlendirilmişlerdi.

İnsana düşen Allah’a güvenen için inanması ve başka bir ilah aramaya gerek duymamasıdır. Kendisini idarece edecek olan kurallar bellidir. Başka din arayışı beyhudedir, boşunadır.

İslami kabul etmeyenler ilmi çalışmalar yaparak adını değiştirip önümüze koydukları reçeteler İslam’ın kendisidir. Bir misal verim, orucu perhiz olarak tavsiye ediyorlar. Niye çünkü bedenimizin dinlemeye, yenilenmeye ihtiyacı var. Obez ciddi bir hastalık. İnsanlar yeme isteğinin önüne geçemiyor. Şişmanlık hastalık haline dönüşüyor. Çare perhiz işte bu orucun kendisidir. Yeni bir versiyonu çıktı adı Fasting nedir nasıldır? Şöyle tarif ediyorlar.

Oruç ibadetini yerine getiren bir müslüman için birden fazla fayda var. Ve kazanım elde ettiği muhakkak. Her bir hasena için on sevap, günahlardan arınma gibi.

Fasting kelimesi eşliğinde anlatalım. Günümüzde bir kesim 16 saat boyunca hiçbir şey yemezseniz bunun adı Fasting oluyor. Yani orucun adı değişmiş, eksik olan imsak ve niyet. Aslında oruç ama yapılan diyet, perhiz ama adı İngilizce aralıklı oruç. Vücuttaki hasar görmüş hücreleri parçalayarak geri dönüşümü kazandırmak.

İşin bir başka ilginç tarafı nedir denilirse? Fasting denilince itibar edilir, oruç denilince dudak bükülür küçümsenirse facia demektir. Ne olmuş bize ne hallere düşmüşüz? Eskilerin deyimi ile ölmüşüz ama cenazemize kaldıran yok.

Kabahatli aramak lazım gelmez mi? Bence gelir. Asıl sorun din anlatımında ve davranışlarımızda. Oruç tutan bir etrafını kırıp geçiyorsa bu güzelim ibadet nasıl sevilir? Orucu ibadetinin yalnız sevabını anlatmakla kalmayıp hikmetini de bilimsel olarak anlatılmalıydı. Ayrıca cehennemle korkutma ne kadar isabetli?

Ramazan ayında zayıflayacağımıza beslenme ayına çevirip kilo alanların varlığına ne denir. Hani biz aç kalıp açların halini anlayacaktık. Anlayanlarımız yok mu var ama olması gereken kadar değil.

Kısaca kendimizi sorgulamalıyız, başka türlü fabrika ayarlarına dönemeyiz. Ramazan ayında alışveriş çılgınlığı, fazla tüketimin mantığını nasıl neyle izah ederiz.

Bu ibadet ile bireysel ve toplumsal beden ve ruhen arınmak için işin hikmet boyutu üzerinde bilgilenmemiz gerekiyor. Sıradan yüzeysel bir dini tavır çok şey kazandırmaz. Oruç tutanlarımızın sayısı yıldan yıla azalıyor. Orucu sevenlerin bu ibadeti sevdirmek, gerekli olduğunu göstermek için gayret etmelerinde fayda var.