Kıbrıs özellikle tarihi ve kültürel geziyi sevenler için çok güzel bir destinasyon. Sıcaklar bastırmadan gezmek gerek. Yazın Akdeniz ikliminin sıcağında gezi biraz daha zor. Bu nedenle hem yaz gelmeden gitmeyi tercih ettim. Bugün ki gezi rotamız Girne.

Akdeniz’in maviyle tarihin iç içe geçtiği en zarif köşelerinden biri olan Girne, sadece bir sahil kasabası değil; adeta yüzyılların izini taşıyan açık hava müzesi. Dar sokaklarında yürürken taş duvarların etkileyiciliği, limana baktığınızda ise tarihin derinlikleri hissediliyor.

Bu şehrin kalbi ise hiç şüphesiz Girne Kalesi. İlk temelleri Bizans dönemine uzanan bu görkemli yapı, yüzyıllar boyunca Arap-Bizans Savaşları sırasında savunma amacıyla güçlendirilmiş, ardından Lusignanlar ve Venedikliler tarafından genişletilmiştir. Ancak kalenin bugünkü kimliğinde en önemli izlerden biri, 1571’de Osmanlı'nın Kıbrıs'ı Fethi ile birlikte atılmıştır. Girne Kalesi için bir bölüm TV programı da hazırladım.

Osmanlılar adaya hâkim olduktan sonra kaleyi sadece askeri bir üs olarak kullanmakla kalmamış, aynı zamanda onu bir yaşam alanına dönüştürmüştür. Kale içine eklenen kışlalar, depo alanları ve düzenlemelerle yapı, daha işlevsel hale getirilmiştir. Ayrıca Osmanlı yönetimi, Girne’de sosyal ve ekonomik hayatı canlandırmak adına çeşmeler, hanlar ve dini yapılar inşa ederek şehrin dokusunu zenginleştirmiştir. Bugün hâlâ görülen bazı Osmanlı çeşmeleri ve mimari detaylar, bu dönemin izlerini taşır.

Girne’de gezilecek yerler denince akla ilk gelen bir diğer durak, kalenin hemen yanı başındaki Girne Limanı’dır. Renkli tekneleri, taş yapıları ve gün batımında oluşan manzarasıyla liman, ziyaretçilere adeta bir tablo sunar. Limanın çevresindeki eski yapılar, Osmanlı döneminde ticaretin ve denizciliğin nasıl canlı olduğunu hatırlatır.

Biraz daha iç kesimlere ilerlediğinizde, Gotik mimarinin izlerini taşıyan Bellapais Manastırı sizi karşılar. Her ne kadar yapının kökeni Orta Çağ’a dayansa da Osmanlı döneminde farklı amaçlarla kullanılan bu manastır, bugün Girne’nin en romantik ve etkileyici noktalarından biridir. Manastır bir yatılı okul. Sınıflar, yemekhane her şey duruyor.

Doğa ile tarihin buluştuğu bir diğer önemli durak ise St. Hilarion Kalesi’dir. Dağların zirvesine kurulmuş bu kale, sadece savunma amaçlı değil, aynı zamanda stratejik bir gözlem noktası olarak kullanılmıştır. Osmanlılar döneminde de önemini koruyan bu yapı, ziyaretçilerine hem tarih hem de eşsiz bir manzara sunar.

Bugün Girne sokaklarında dolaşırken keşfetmenin coşkusu sizi saracak. Tarihin derinliklerinde Bizans’tan Venedik’e, Osmanlı’dan günümüze dolasacaksınız. Ve bu tarih içinde Osmanlı’nın bıraktığı izler, şehrin ruhuna işlenmiş ince ama derin bir nakış gibi hâlâ yaşamaktadır.

Kıbrıs gezisi her ne kadar sadece 3 gün sürsede profesyonel rehberle Türk tarafını hızla gezebildik. Ekrem Şafak'ın tur liderliği ve rehber Seçil Yıldırım'ın bilgi dolu rehberliği ile ada hakkında çok güzel bilgiler aldık. Kardeş Vatan Kıbrıs'ı mutlaka görmelisiniz.