Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 10 Kasım'da Amerika'daydı.

Aynı gün Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Fidan da Amerika'daydı.

Hatta Trump ile Şara görüşürken Fidan'ı çağırdılar bir süre görüşmeye dahil ettiler.

Fidan, Beyaz Saray’da ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’la beşli bir toplantı yaptı. Daha sonra ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de katıldı ve toplantı altılı sürdürüldü.

Şara-Trump görüşmesinde Trump’ın masasındaki konular şunlardı: Suriye’nin İsrail’le normalleşmesi, Şam-SDG entegrasyonunun sağlanması, Şam’ın IŞİD karşıtı koalisyona katılması, Suriye’nin neoliberal düzene entegrasyonu.

Bahse konu görüşmede bizi ilgilendiren temel konu: SDG yani PYD ile Şara arasında yapılmış olan 10 Mart entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesi konusunda bir gelişme olup olmayacağıydı.

Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre: SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu konusunda Washington ile Şam anlaşmaya vardı.

Suriye Dışişleri Bakanlığı anlaşmayı “kurumları birleştirmek ve ulusal güvenliği artırmak için atılan bir adım” diye tanımladı.

Görüşmeleri sonrası basının sorularını yanıtlayan Fidan, Suriye'nin güneyinde Süveyda'da ve kuzeyinde SDG kontrolündeki yerlerde sorunların dikkatle yönetilmemesi halinde "ülkenin parçalanma ihtimaliyle karşı karşıya kalabileceği" uyarısını yaptı.

Trump, SDG'nin meşruiyeti için her zaman DEAŞ'ın varlığını öne sürer.

Nitekim ABD'li yetkililer, Suriye'nin Ortadoğu'da IŞİD'e karşı kurulan ABD öncülüğündeki koalisyona katılacağını doğruladı.

Suriye koalisyona katılacak 90'ıncı ülke olacak.

Bu açıklamaları Türkiye'den okursak: ABD, SDG yani YPG'nin varlığını sürdürmek için DEAŞ tehdidini kullanmaya devam edecek.

Bu kapsamda Eski El Kaide mensubu Şara ve yönetimini de DEAŞ karşıtı koalisyona dahil ederek elini kolunu bağlayacak.

Terörsüz Türkiye Süreci kapsamında bir bütün halinde olmasına özen gösterdiğimiz Suriye'de tam bir Amerikan kontrolü ve onların kendi askeri gibi görsüğü SDG yani YPG ile yüzleşmek zorunda kalabiliriz.