Yeryüzünün imar ve inşa görevi insana verilmiş, bir tayin olayı var. Bu bir ikramdır, lütuftur. Bu vazifenin verişlinde Melekler insanın kan dökücü ve ifsat edici özelliğinden dolayı itiraz ediyorlar. Biz bu göreve layık daha iyi yaparız diyorlar. Nereden biliyorlar? İnsanlar topluluk olarak varlar. Akıl iç yazılım ve vicdan sahibiler ama yetmiyor. Çünkü insan çift kutuplu bir varlık yetmiyor vahiy ve elçi ile desteklenmesi gerekiyor.
Meleklerin itirazı karşısında Rabbimiz “ben sizin bilmediklerinizi biliyorum” Bakara,30 daha sonraki 32. Ayette Melekler her şeyi bilenin Allah olduğunu kabul ediyorlar.
İnsan gerçekten meleklerden daha üstün bir yapıya sahip. Öyle şeyler yapmışlar ve yapıyorlar ki hayran olmamak mümkün değil. Tabi bir de kötülük tarafı var insanın. İyinin iyisi kötünün kötüsü olma potansiyeline sahip bir varlık.
Yaklaşık 12 yıl yazları dağlarda çobanlık yaptım. Yörük hayvanları için ot ve su lazım. Kendisi içinde vazgeçilmez bir ihtiyaç. Akarsu yanın da sarnıç yapmış ve kuyu kazmış. Dağlar ovalar yerleşim yerlerinde bu tür yapıları görmek mümkün.
İşte bu kuyulardan biri de adı “Kızılkuyu’dur. Kim kazmış bilinmiyor. Bu kuyu daha sonra açıldı, çeşmeye dönüştür.
Bu sudan sayısını bilemediğim insan hayvan içti belli değil. Sarp dağlara yol yapılmış son dönemlerde bu kuyu başında hayır hasenat yapılıyor. Uzak yakın bilenler o sarp yolları hiç üşenmeden çıkıyorlar.
Bu kuyu cazibe merkezi sanki oralara çıkanların kendilerine göre acı tatlı hatıraları var. Onu hatırlıyorlar, tanıdıkları vefat eden yakınları var. Ama benim için daha başka bir anlamı var.
İnsanoğlu akıllı bir varlık, o arazide yerin altındaki suyu nasıl keşfetti bilmiyoruz. Tahminim insan bilgi ve tecrübe sahibi. Kazmışlar ve kuyu suyunu bulmuşlar. İbretle baktığım o kuyu başı bana rahmet okumama sebep oldu. Ve en önemlisi “Evladım! Sende insanlara yararlı bir şey yap” diye kalbime fısıldadı.
Bu kuyu yakınlarında “Softu” mezarlığı var. Bilen biliyor, başında taş falan yok. Bu veriler bize yıllar öncesi bu dağlarda yaşayanların var olduğunu gösteriyor.
İnsana yakışan güzel şeyler düşünmesi ve yapmasıdır. Eğer iz bırakacak bir eserimiz yoksa yapılan ve yaptıranı görmek. Kadir kıymet bilmek, sahiplenmek ve rahmet okumak güzel olur. Arkada hoş seda bırakmak ne güzel değil mi?