Amatör liglerde son yıllarda en çok konuşulan sorunlardan biri hiç şüphesiz kaleci sıkıntısı. Profesyonel futbolun altyapısı olarak görülen amatör liglerde, özellikle A takımlarında iddialı olanlar için kaleci bulmak adeta kabusa dönmüş durumda. Peki, neden amatör kulüpler kaleci bulmakta bu kadar zorlanıyor?

Öncelikle, kalecilik farklı bir uzmanlık alanı ve sadece kaleciyi çalıştıracak antrenörler oldukça sınırlı. Kulüplerin çoğu, genel antrenör kadrosuyla idman yaparken kaleciyi bireysel olarak geliştirecek uzman bulamıyor. Bu da yetenekli gençlerin kaleci olarak yetişmesini zorlaştırıyor. Futbola yeni başlayan gençler ise genellikle golcü olmayı, öne çıkmayı ve popüler olmayı tercih ediyor. Kalecilik ise daha çok sorumluluk, sabır ve cesaret isteyen bir pozisyon; bu yüzden gençlerin gözünde pek cazip değil.

Hatta durum öyle bir noktaya geldi ki, Halı saha maçlarında bile kaleci bulmak ayrı bir mesele. Bazı turnuvalarda, kaleye geçecek oyuncu olmadığında, para karşılığı görev yapan kaleciler devreye giriyor. Bu tablo amatör liglerdeki sorunun boyutunu gözler önüne seriyor.

Amatör takımlar özellikle lisanslı kaleci bulmakta büyük sıkıntı yaşıyor. A takımda iddialı olan kulüpler, futbolu bırakmış kalecileri tekrar lisans çıkararak takımına katmaya çalışıyor. Ama ne yazık ki çoğu kulübün yedek kalecisi bile yok. Bunun doğal sonucu olarak, 40 yaşını aşmış kaleciler hâlâ sahada forma giymek zorunda kalıyor.

Kaleci eksikliği sadece maçlarda değil, kulüplerin altyapı ve takım planlamasında da ciddi sıkıntılar yaratıyor. Genç yetenekler doğru yönlendirilmediğinde kaleci açığı kapanmıyor, kulüpler uzun vadede kadro sıkıntısı çekiyor.

Amatör futbolun kalitesini ve rekabetini artırmak için acilen kaleci antrenörlerinin sayısının artırılması ve genç oyuncuların kaleciliğe özendirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde “kim kaleye geçecek?” sorusu, her hafta amatör liglerde kulüp yöneticilerinin en büyük kabusu olmaya devam edecek.