Futbol sadece bir oyun değildir; emek, mücadele, hayal ve sağlık demektir. Bu nedenle futbolun oynandığı sahaların kalitesi, hem seyir zevki hem de sporcu sağlığı açısından büyük önem taşır. Ancak bugün özellikle amatör liglerde en büyük sorunlardan biri ne yazık ki saha ve tesis yetersizliğidir.

Mevcut sahaların büyük bölümü “suni çim” olarak adlandırılan, aslında zamanla sertleşen ve adeta halıyı andıran zeminlerden oluşuyor. İlk yapıldığında kullanışlı gibi görünen bu sahalar, yoğun kullanım nedeniyle kısa sürede özelliğini kaybediyor. Aynı sahada gün boyunca birçok takımın antrenman yapması ve maçlarını oynaması zeminin hızla yıpranmasına neden oluyor. Bir süre sonra suni çim sahalar esnekliğini kaybederek beton sertliğine yakın bir hale geliyor.

Bu durumun en büyük bedelini ise futbolcular ödüyor.

Suni çim sahalarda kullanılan kramponların zemine ne kadar uyum sağladığı tartışmalı bir konu. Ani dönüşlerde diz ve bilek sakatlıkları, kas zorlanmaları ve bağ kopmaları gibi ciddi sağlık sorunları daha sık yaşanabiliyor. Özellikle gelişim çağındaki genç sporcular için bu risk çok daha büyük. Futbola yeni başlayan gençlerimiz, daha yolun başındayken yaşadıkları sakatlıklar nedeniyle spordan kopmak zorunda kalabiliyor.

Oysa Avrupa ülkelerine baktığımızda altyapıya verilen önemin en somut göstergelerinden biri kaliteli çim sahalardır. Amatör ligler bile doğal çim zeminlerde oynanırken, bizde gençler sert ve sağlıksız zeminlerde mücadele etmek zorunda kalıyor. Futbolun geleceği altyapıdır diyorsak, önce o altyapının oynayacağı zemini düzeltmek zorundayız.

Elbette doğal çim sahaların bakım maliyeti daha yüksektir. Sulama, bakım ve düzenli yenileme gerektirir. Ancak sporcu sağlığı hiçbir maliyet hesabının gerisinde kalmamalıdır. Sağlıklı spor ortamı oluşturmak, gençleri spora teşvik etmek ve yeteneklerin gelişmesini sağlamak için bu yatırım bir lüks değil, zorunluluktur.

Yerel yönetimler, spor il müdürlükleri ve federasyon yetkilileri artık bu konuya daha ciddi yaklaşmalıdır. Amatör futbol sadece hafta sonu oynanan maçlardan ibaret değildir; mahallelerin, gençliğin ve spor kültürünün temelidir. Saha sayılarının artırılması, mevcut sahaların doğal çime dönüştürülmesi ve tesisleşmenin güçlendirilmesi artık ertelenmemesi gereken bir ihtiyaçtır.

İyi futbol, iyi zeminde oynanır. Sağlıklı sporcular ise ancak sağlıklı sahalarda yetişir.

Eğer gerçekten sporun gelişmesini istiyorsak, önce ayak bastığımız zemini düzeltmeliyiz.