Her işimizi biz Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlarız. Sonra, bilir ve inanırız ki ikinci tavrımız Hamd olsun deriz. Niçin? Yüce Allah’ın ni’metlerinden başka nimet yoktur. Hamd övülmeye layık olan Allah'a mahsustur. Salât ve selam, O'nun yaratıklarının en hayırlısı olan Muhammed'e ve ailesine olsun!
Evet, Ramazan ayındayız ve bu ayın en belirgin, bilinen hatırlanan hatırlatan oruç ibadetidir. Evet… Oruç bir nimettir, tarifini şöyle yapmışlar. “Kendisiyle bir garaz ve karşılık değil de, iyilik ve fayda kastedilen şeydir.” Oruç hasenedir, Kuran on sevap ve günahlardan silinmesidir der.
Bir ramazan ayına ulaştığımız için ayrıca sevinçliyiz. Çünkü Ramazan ayı vahyin başlangıcı ve hicretin ikinci yılından itibaren Oruç farz kılınmış. O yıl Bedir zaferi ve Hz. Ali ve Fatıma validemizin evlilikleri gerçekleşmiş. Bizim sevincimiz Hz. Muhammed’in sevinmesi iledir, O sevinmiş biz de ortak oluruz. İftar ile sevincimiz artacak, midemiz ayrı bayram yapacak.
Neler yapacağız? Oruç tutacağız, farz olan namazlar yanında teravih kılacağız ve fıtır sadakası vereceğiz. Kısaca bir canlılık olacak. Birden fazla kazanımız olacak, ne güzel değil mi? İnşallah!
Ramazan ayı geldi diye sevinenlerimiz var. Ama bildiğimiz bir ibadet oluşundan dolayı fazla heyecanlanmayan kesim de var. O zaman ne yapalım, neyi bilelim ki coşku olsun?“Allah Muhsinleri sever” bu kelime duyarlı bir müminler Allah’ı sevdiklerinden dolayı ibadet etmelerinden ötürü Allah c.c kullarını sever.
Kulluk aferin makamıdır, “kişi sevdiği ile beraberdir” nebevi haberi gereğince ramazan ayına mahsus ibadetleri yapmakla küfür arasındaki farkı sergilemiş olur. Ramazan ayı çocuksu duygular barındırmaz, oruç belli şartlara sahip olanlar içindir. Yetişkinlerin sevinci coşkusu farklı olur.
Ramazan ayı ve içinde barındırdığı ibadetler yani kulluğumuz devamlılık gerektirir. Elbette bu tür bir dini yaşantıyı esas alan insanlar var. Bunun yanında sadece belli dönemlerde yükselip inen bir yaşantı da var. Ölün sana gelinceye kadar devam etmesi gereken bir dini yaşantının kesik-kesik olmasının bir nedeni olmalı.
İlim ehli buna iman zayıflığı demişler. Mücemu'l-Mufehres" isimli esere göre, “Allah” isminin tekrar sayısı, 2697'dir. Nedeni çünkü insan önce Allah’ı tanımalı. Ramazan ayı imanımızı güncelleme ayıdır. Neden ve niçin ben böyleyim diye sormalı. Bu toprakların insanı az çok din hakkında bir bilgiye sahip. O zaman bu gevşekliğin bir sebebi olmalı.
Ramazan ayının manevi bir yönü var. Suç işleyenlerin sayısı otomatik olarak azalır. Yani bu ay ramazan der insanımız. Eskiye göre bu duyarlılık biraz azaldı. Ama fıtri bu duygunun üstü örtülmüyor.
Kötü örnekler kişilere aittir. İslam dinini esas alan örnek insanlarımızın sayısı artsa ve bu malzeme aza inse. İnşallah olur, ama unutmayalım biz insanız ve hata kusur işleriz, melek değiliz. Ramazan ayı gelse diye bekleyenler var. Ben buna şahidim. İstisnalar hariç fakir muhtaç ama halini arz etmiyor, şikâyet etmiyor. Ramazan ayı bereket ayıdır, yardımlaşma ayıdır. Sevindirelim ve sevinelim.
Ramazan ayı ibadetlerle olan ilgimiz artar. Arkasının gelmesi kulluğumuzun zaferle neticelenmesi için bu dinin sahibine ve koyduğu kurallara hayran olmamız gerekiyor.
Ramazan rahmet ayıdır, Kur’an ayıdır. Bir gelenek olarak yıllardır süregelen bir anlayışımız var. Ramazan da Kur’an okunur, hatimle teravih kılınır. Okuyan dinleyen sevap kazanır ve rahatlar. Bir adım ötesi anlamak ve yaşamaktır.
Şahsen ben kendimce hayranım diyebilirim nedeni şöyle. Vahiy Allah kelamı eksik ve fazlası yok, insanın benzerini yapabilmesi imkânsız. Aslında Rabbimizin her fiili yaratması ve kural koyması eşsizdir benzersiz ve isabetlidir. Kur’an’ı okuyan tüm okuyucu kardeşlerime tavsiyem şudur. Okuduğumuz lafzın manasın ve maksadını öğrenmeye çalışmalıyız.
Okunacak çok şey var derler katılırım. Kitap kâinat, insan ve olaylar diye sıralayabiliriz. Bir kuş yavrusunun oluşması için önce bir yuva lazım. Bizim evin saçağına kırlangıçlar yuva yapıyor. O kuşu kim öğretti? Çamuru alıyor tükürükle karıştırıp öyle bir yuva inşa ediyor ki. Hayret etmemek elde değil.
Sonraki aşama yumurtlamak ve kuluçkaya dönemi. Gelişimini tamamlayan yavru kabuğunu kırıp çıkıyor. Bu eser kimin? Kim koydu? Yaratma ve kural koyma hakkı Allah’a ait. O ne güzel yaratandır yasa kural koyandır. Ve biz kullarına akıl vicdan fıtrat yanında vahiy ve Resul göndermiş. Kısaca bilgilendirmiş seçim hakkı vermiş, tuzak kurmamış. Sonucu ebedi mutluluk ve mahrumiyet olarak bildirmiş.
Ramazan ayı bir başlangıç olsun, kazanım ve bereket olsun. Hoş geldin ey Ramazan ayı inşallah bizi hoş bulmuşsundur. Ve bizden ayrılırken aynı duygularla veda edersin.