Futbolun en önemli unsurlarından biri olan hakemler, ne yazık ki ülkemizde yıllardır en çok eleştirilen ve en az takdir edilen spor paydaşlarının başında geliyor. Sahada alınan kötü sonuçların faturası çoğu zaman teknik direktörlere, futbolculara veya yöneticilere değil, doğrudan hakemlere kesiliyor. Özellikle son yıllarda sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte hakemler maçlardan sonra günlerce eleştirilere maruz kalıyor, hatta zaman zaman hakaret ve tehditlerle karşı karşıya kalabiliyor.
Hakemlik, dışarıdan bakıldığında sadece düdük çalıp maç yönetmek gibi görünse de aslında büyük sorumluluk gerektiren bir görevdir. Bir hakem, saniyeler içerisinde karar vermek zorundadır. Verdiği karar milyonlarca kişinin farklı yorumlarına açık olabilir. Buna rağmen hakemlerden hata yapmamaları bekleniyor. Oysa futbolun içinde hata olduğu gibi hakemliğin içinde de hata vardır. Futbolcular gol kaçırıyor, kaleciler hata yapıyor, teknik direktörler yanlış tercihlerde bulunuyor. Hakemlerin de hata yapabilmesi son derece doğal bir durumdur.
Ancak hakemleri asıl zorlayan konu saha içindeki kararlarından çok saha dışındaki baskılardır. Özellikle amatör liglerde görev yapan hakemler, çoğu zaman ağır eleştirilere maruz kalıyor. Bazı maçlarda sözlü saldırılar yaşanırken, zaman zaman fiziki saldırılarla karşı karşıya kalındığı da görülüyor. Bu durum gençlerin hakemliğe yönelmesini engelleyen en önemli sebeplerden biri haline gelmiş durumda.
Bir diğer önemli sorun ise ücretlerdir. Özellikle amatör liglerde görev yapan hakemlerin aldığı ücretler günümüz ekonomik şartlarında oldukça yetersiz kalmaktadır. Hafta boyunca eğitimlerine devam eden, antrenman yapan, kilometrelerce yol giderek maç yöneten hakemlerin emeklerinin karşılığını tam anlamıyla alabildiğini söylemek oldukça güçtür. Bu nedenle birçok genç hakemlik mesleğine ilgi göstermemekte, mevcut hakemlerin bir kısmı da görevi bırakmayı tercih etmektedir.
Hakem sayısındaki azalma artık ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Önümüzdeki sezon için yeterli aday hakem bulunamaması nedeniyle yaş sınırının 45'ten 46'ya yükseltilmesi de bunun en somut göstergelerinden biridir. Bu karar, mevcut açığın kapatılması adına alınmış olsa da sorunun geçici çözümünden öteye gitmeyecektir. Asıl yapılması gereken, yeni hakemlerin sisteme kazandırılması ve mevcut hakemlerin görevlerine devam etmelerini sağlayacak şartların oluşturulmasıdır.
Hakemlik yeniden cazip hale getirilmelidir. Bunun için öncelikle hakem ücretleri günümüz ekonomik koşullarına göre yeniden düzenlenmelidir. Hakemlerin güvenliğini sağlayacak önlemler artırılmalı, sahalarda şiddete karşı daha sert yaptırımlar uygulanmalıdır. Ayrıca hakemlere yönelik toplumsal bakış açısının da değişmesi gerekiyor. Futbolun bir parçası olan hakemlere sadece hata yaptıklarında değil, emek verdiklerinde de değer verilmelidir.
Unutulmamalıdır ki hakemsiz futbol olmaz. Hakemlerin olmadığı bir ortamda liglerin oynanması, maçların yönetilmesi ve futbolun sağlıklı şekilde devam etmesi mümkün değildir. Bugün yaşanan hakem sıkıntısının daha da büyümemesi için gerekli adımlar vakit kaybetmeden atılmalıdır. Aksi halde gelecekte amatör futbolun en önemli sorunlarından biri hakem bulamamak olacaktır. Futbolun sürdürülebilirliği için hakemlere sahip çıkmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.