Cezaevinden izinli çıkan ya da açık cezaevinden izne çıkıp geri dönmeyen hükümlülerce işlenen kadın cinayetleri, infaz rejimindeki boşluklardan kaynaklanıyor. Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan kadın cinayetlerinde, şiddet geçmişi kayıtlara giren faillerin izinli olarak serbest kaldıkları zaman diliminde kadına yönelik şiddet ve öldürme fiilleri gerçeği, şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesinde infaz kanununda düzenlemeyi zorunlu hale getiriyor.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın verdiği teklif, aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet kapsamında işlenen belirli suçlardan hükümlü olan kişiler hakkında; açık ceza infaz kurumuna ayrılma, kurum dışına izin ve denetimli serbestlikten yararlanma kararları verilmeden önce “risk değerlendirmesi” yapılmasını zorunlu hale getiriyor.

KATILIMCI RİSK DEĞERLENDİRME KOMİSYONU

Teklife göre ceza infaz kurumlarında “Risk Değerlendirme Komisyonu” kurulacak. Teklif yasalaşırsa komisyon kurum ikinci müdürünün başkanlığında, psikososyal yardım servisinden bir psikolog ya da sosyal çalışmacı, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden bir uzman, İl Şiddet önleme ve izleme merkezi ŞÖNİM’den bir meslek elemanı ve ilgili kolluk birimi temsilcisinden oluşacak. Baro tarafından görevlendirilecek en az beş yıllık kıdeme sahip bir avukat, Tabip Odasının görevlendireceği bir hekim ve Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Dairesi Başkanlığının görevlendireceği bir uzman ise komisyona gözlemci sıfatıyla katılarak yazılı görüş sunabilecek.

MAĞDUR KADINI ÖNCEDEN BİLGİLENDİRME VE GÜVENLİK PLANI MEKANİZMASI GÜÇLENDİRİLMELİ

Risk değerlendirmesinde; hükümlünün daha önceki şiddet ve tehdit geçmişi, mağdurla yakınlık ve temas imkanı, mevcut koruma ve uzaklaştırma kararları, bu kararların ihlal edilip edilmediği, silaha erişim durumu, psiko-sosyal risk etkenleri ve gerektiğinde mağdurun beyanı dikkate alınacak. Değerlendirme sonucunda “yüksek risk” tespit edilen dosyalarda, hükümlünün açık kuruma ayrılması, kurum dışına izin verilmesi veya denetimli serbestlikten yararlanması; elektronik izleme uygulanması, mağdurun önceden bilgilendirilmesi ve şiddet önleme merkezleriyle birlikte güvenlik planı hazırlanması şartına bağlanacak.

İYİ HAL GEREKÇESİ VE CEZASIZLIK POLİTİKASINA SON

Teklif, elektronik izleme cihazının sökülmesi veya tahrip edilmesi, mağdurun konutu, işyeri, eğitim kurumu ve sık bulunduğu alanları kapsayan yaklaşmama mesafesinin ihlal edilmesi halinde ise derhal yakalama ve kapalı cezaevine iade, izin ve denetimli serbestlik statüsünün askıya alınması gibi yaptırımlar öngörüyor. Böylece, infaz sürecinde “iyi hal”in otomatik bir prosedür olmaktan çıkarılarak, mağdur güvenliğiyle birlikte değerlendirilmesi hedefleniyor.

Teklifte amaç, cezaevinden izinli çıkan faillerle ilgili “öldürüldü” haberlerinin sıradanlaştığı bir infaz pratiği yerine, mağdurun üstün yararını merkeze alan; ihlal halinde hızlı müdahaleyi, caydırıcılığı ve şeffaflığı önceleyen bir yapıya geçilmesi olarak tanımlanıyor. Böylece infaz, sadece cezanın kalan kısmının nasıl çekileceğine ilişkin teknik bir süreç olmaktan çıkarılarak, kadınların yaşam hakkını koruyan bir güvenlik mekanizması olarak yeniden kurgulanmış olacak.

25 KASIM MESAJI: KADIN CİNAYETLERİ NORMALLEŞTİRİLEMEZ

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, verdiği teklifle kadınların yaşam hakkının gaspına son verilmesine bir katkı hedeflediğini ifade etti. Kadına Yönelik Her Türlü Şiddetle Mücadelede devletin ve kamu kurumlarının sorumluluğunu yerine getirmesi çağrısını yapan Karaca, kadının insan haklarının gereğini yerine getirmek için tüm siyasi partilerin milletvekillerini samimi somut adım etrafında birleşmeye davet etti.HABER MERKEZİ