VAN GEZİSİ VE AKDAMAR ADASI

Doğu Ekspresi ile Kars'a vardık. Karst'an sonra bölgeyi otobüsle geziyoruz. Son durağımız Van. Gezi liderimiz Nurullah Özkan'ın planlaması ile tüm bölgeyi geziyor, adeta keşfediyoruz.

Van da güzel bir otelde konakladık. Van ve çevresini gezmeye başladık. Bugün sizlere ilk olarak Akdamar Adası gezimizi anlatayım. Akdamar Adası'nın hafızalarda acı hatıraları da var. Ancak niyetim yaraları kanatmak değil. Güzel şeylerden bahsedip Van'ın güzelliklerini anlatmak. Yazıyı bu gözle yazdım.

Van Gölü’nün en büyük adasıdır ve hem doğal güzelliği hem de üzerindeki tarihi kilise ile ünlüdür.

AKDAMAR ADASI’NA NASIL GİDİLİR?

Önce Van’a gelinir. Van merkezden yaklaşık 45 dakika uzaklıktaki Gevaş ilçesine gidilir. Gevaş iskelesinden teknelerle adaya geçilir. Tekne yolculuğu yaklaşık 15–20 dakika sürer. Yaz aylarında seferler daha sık yapılır.

AKDAMAR KİLİSESİ

Kilise 915 - 921 yılları arasında Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından yaptırılmıştır.

Özellikleri:

Adı: Surp Haç (Kutsal Haç) Kilisesi

Dış duvarlarında İncil’den sahneler kabartma olarak işlenmiştir.

Taş işçiliği olağanüstüdür.

2007’de restore edilerek müze-kilise olarak açılmıştır.

AKDAMAR EFSANESİ (AĞTAMAR HİKÂYESİ)

Rivayete göre adada yaşayan bir keşişin 'Tamar' adlı çok güzel bir kızı varmış. Tamar ile kıyıda yaşayan bir genç birbirine âşık olur.

Genç her gece yüzerek adaya gelirmiş. Tamar'da ona yol göstermek için elinde fener yakarmış. Bir gece Tamar’ın babası durumu fark eder ve feneri farklı yerlere tutarak genci şaşırtır.

Genç dalgalar arasında kaybolur ve son nefesinde “Ah Tamar!” diye haykırır.

Zamanla “Ah Tamar” sözü “Akdamar”a dönüşür.

Bu yüzden ada hem tarihi hem de romantik bir hikâyeyle anılır.

Bu hikayeyi bize adanın yerlileri de anlattı. Youtube kanalımdan Akdamar Adasını, kiliseyi ve adaya geçiş yolculuğumuzu izleyebilirsiniz.