Sezonların tamamlanmasıyla birlikte spor sahalarında bir sessizlik başlıyor. Futbolcular, antrenörler, yöneticiler ve sporcular bir sonraki sezonun hazırlıklarına kadar kısa bir dinlenme dönemine giriyor. Ancak sporun doğasında uzun süreli kopuşlara yer olmamalı. Çünkü spor sadece resmi liglerden ve hafta sonu oynanan müsabakalardan ibaret değil.
Tam da bu noktada özel turnuvaların önemi ortaya çıkıyor.
Yaz aylarında düzenlenen mahalle, ilçe, kurum, belediye, kulüp ve özel organizasyonların düzenlediği turnuvalar, sporun canlı kalmasını sağlıyor. Birçok genç, çocuk ve yetişkin bu turnuvalar sayesinde yeniden sahaya çıkıyor, arkadaşlarıyla bir araya geliyor ve rekabet duygusunu yaşıyor.
Bence bu tür organizasyonların sayısı mutlaka artırılmalı.
Çünkü turnuva demek sadece futbol maçı demek değildir. Turnuva; sosyalleşmek, yeni arkadaşlıklar kurmak, yetenekleri keşfetmek, gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve spor kültürünü toplumun her kesimine yaymak demektir.
Özellikle altyapı açısından düşündüğümüzde konu çok daha önemli.
Sezon boyunca kulüplerin altyapılarında eğitim gören çocuklar, sezon bitince tamamen futboldan kopmamalı. Tam tersine, yaz döneminde düzenlenecek turnuvalarla çocukların hem öğrendiklerini uygulama hem de farklı takımlardaki yaşıtlarıyla mücadele etme fırsatı artırılmalı.
Bir antrenörün aylarca verdiği emeğin karşılığı yalnızca resmi lig maçlarında alınmamalı. Çocuğun sahaya çıkacağı, heyecan yaşayacağı, kazanmayı ve kaybetmeyi öğreneceği her organizasyon değerlidir.
Üstelik bunun için her zaman büyük bütçelere de ihtiyaç yok.
Bir saha, birkaç takım, gönüllü hakemler, özverili antrenörler ve organizasyonu üstlenecek birkaç kişiyle bile güzel turnuvalar düzenlenebilir. Belediyeler, kaymakamlıklar, spor kulüpleri, okullar, federasyonlar ve özel kuruluşlar bu konuda daha fazla sorumluluk alabilir.
Özel sektörün de burada önemli bir rolü var.
Birçok işletme sosyal sorumluluk kapsamında böyle organizasyonlara destek verebilir. Bir forma sponsoru, bir kupa, ulaşım desteği veya saha giderlerinin karşılanması bile gençlerin sporla buluşmasına katkı sağlayacaktır.
Özellikle ekonomik sıkıntıların amatör kulüpleri zorladığı bugünlerde, turnuvalar kulüpler açısından da önemli bir nefes alma alanı olabilir.
Turnuvaları sadece futbol olarak da görmemek gerekiyor.
Basketbol, voleybol, masa tenisi, atletizm, satranç ve daha birçok branşta yaz ve kış dönemlerinde organizasyonlar yapılabilir. Böylece sadece lisanslı sporcular değil, spora ilgi duyan herkesin mücadele edebileceği alanlar oluşturulabilir.
Bir başka önemli konu ise yetenek keşfi…
Belki resmi liglerde henüz forma şansı bulamamış bir çocuk, bir mahalle turnuvasında gösterdiği performansla bir antrenörün dikkatini çekecek. Belki yıllardır futbola ilgi duyan ama herhangi bir kulübün altyapısına girmemiş bir genç, böyle bir organizasyon sayesinde kendisini gösterecek.
Bazen büyük futbolcuların hikâyeleri de küçük sahalarda başlar.
Bu nedenle turnuvalara yalnızca “sezon bitti, eğlenelim” gözüyle bakmamak gerekiyor. Bunlar aynı zamanda sporun geleceğine yapılan yatırımlardır.
Denizli gibi spor kültürü güçlü bir kentte bu organizasyonların daha da yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. İlçelerde, mahallelerde ve köylerde düzenlenecek turnuvalar hem gençleri bir araya getirir hem de yerel sporun hareketlenmesine katkı sağlar.
Üstelik turnuvaların en güzel taraflarından biri de tribünleri yeniden doldurmasıdır.
Resmi lig maçlarında tribüne gelmeyen insanlar, mahallelerinde veya ilçelerinde düzenlenen turnuvalarda çocuklarını, arkadaşlarını ve yakınlarını izlemek için sahaya geliyor. Böylece sporcu ile taraftar, kulüp ile toplum arasında yeniden bir bağ kuruluyor.
Artık sezon bittiğinde sahaların kapılarını kapatmak yerine, farklı organizasyonlarla sahaları canlı tutmanın yollarını aramalıyız.
Resmi kurumlar kendi turnuvalarını düzenlemeli, özel sektör destek vermeli, kulüpler organizasyonlara öncülük etmeli, belediyeler tesislerini sporculara daha fazla açmalı.
Çünkü sporun sezonu yoktur.
Sporun tatili olabilir ama spordan kopuş olmamalıdır.
Bir çocuğun sahaya çıktığı, topa dokunduğu, takım arkadaşlarıyla mücadele ettiği ve sporun heyecanını yaşadığı her gün değerlidir.
Bu nedenle daha fazla turnuva, daha fazla organizasyon, daha fazla sporcu ve daha fazla hareketli saha istiyoruz.
Sezonlar biter, ligler sona erer ama spor bitmez.
Sahalar boş kalmasın, çocuklar ve gençler spordan uzaklaşmasın.
Turnuvaların faydası gerçekten çok. Şimdi yapılması gereken, bu organizasyonları çoğaltmak ve sporu yılın her döneminde yaşatmaktır.