Açılış konuşmasında katılımcılara seslenen Vatan Partisi İl Başkanı Mehmet Çobanoğlu, panel ile hem Türklerin uygarlık serüvenine bilimsel bir bakış getirmek hem de ittifaklar konusunda farklı siyasal yaklaşımları bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyledi.

“BATI TÜRKLERİ BARBAR OLARAK GÖRDÜ”

Panelde İlk konuşmayı yapan Araştırmacı-Yazar Ümit Şıracı, Türklerin Uygarlık serüveninin batının gözünde sürekli bir çelişki yarattığını belirterek, “Batı Türklere hep barbar ve göçebe gözüyle bakmıştır. Ancak Türkistan ve Anadolu coğrafyasını gezince insan bu düşüncelerde sıyrılıyor. Peki, Türklerin uygarlık serüveni Anadolu’ya gelinceye kadar nasıl başladı. Bunu Sibirya’ya ve Altaylara gidince ve oradaki doğayı görünce anlıyorsunuz. Türkler orada doğanın kanunlarına uyumlu ve doğayla iç içe bir uygarlık yaratmış” dedi.

“SOYGUN ONLARIN KARAKTERİ”

Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Ömer Kocamanoğlu söz alarak Atlantik emperyalizminin geçmişte ne ise bugün de aynı özelliklere sahip olduğunu belirtti. 2019 yılında Bolivya’nın Lityum kaynaklarına çökmek için darbe düzenlendiğini hatırlatan Kocamanoğlu, bunu da Elon Musk’ın ağzından itiraf ettiklerini kaydetti. Daha geçen yıl da Ukrayna’nın nadir toprak elementlerine el koyduklarını belirten Kocamanoğlu, “Bu soygun onların karakteridir” dedi.

Trçi̇ İttifakı (1)TRÇİ ile D8 arasında paralellikler kurarak konuşmasını sürdüren Kocamanoğlu, “Peki, TRÇİ ittifakı Atlantik cephesi karşısında derdimize çare olabilir mi? Bu soruya cevabımızı Rahmetli Erbakan hocamız yıllar önce vermişti. Atlantik’e karşı mazlumların ittifakını örgütlemeye çalıştı. İktidardan uzaklaştırılmasının asıl nedeni irtica değil bu mücadelesi idi. D8 diye adlandırılan yapıyı örgütlemeye çalıştı. D8’in içinde Türkiye ve İran vardı. Bir sonraki aşaması D60 olan bu ittifakın içinde Rusya ve Çin de vardı. Günümüzde Rusya’nın İsrail ile ilişkilerine ilişkin birkaç küçük çekincemiz var. Bu sorunlar giderilirse ufuk açıcı olacaktır” dedi.

“İTTİFAK BİR SEÇENEK DEĞİL ZORUNLULUKTUR”

Vatan Partisi MKK Üyesi Prof. Dr. Atakan Hatipoğlu da bu ittifakın bir seçenek değil zorunluluk olduğunu belirterek, tarihsel bağlantılar kurdu, TRÇİ’nin önemine dikkat çekti. Hatipoğlu, “Dış politika iç politikanın devamıdır. Nasıl bir programınız varsa o hedeflerinize varmak için bunu mümkün kılacak bir dış ilişkiler iklimine ihtiyacınız olur. Örneğin Atatürk’ün Kurtuluş Savaşını başarıya ulaştırabilmesi Sovyet dostluğuna bağlıydı. Sovyet dostluğu o dönem bizim için bir seçenek değildi. Başka çaremizin olmadığı bir zorunluluktu. Atatürk kurtuluş savaşı sonrası bizim kendi kendini yöneten, özgür yurttaşlar toplumu olabilmemiz yani cumhuriyet yapabilmemiz için milli bir toplum olarak örgütlenmemiz lazım. O bağımsız Türk Milletini özgür yaşatabilmemiz için Devletçi, Halkçı ve Devrimci olmak lazım. Devletçi, Halkçı ve Devrimci olmazsan sorunları bu bakış açısı ile ele almazsan Cumhuriyetini ve Laik toplum yapını da koruyamazsın. Sorunları bu bakış açısı ile ele alırsan ülkenin ittifak seçimlerinde hata yapmazsın. İktidarın o seçenek de bu seçenek de cebimde bulunsun anlayışı doğru değildir. Ya Kızılderililere karşı kovboyu öne çıkaran bir medeniyeti ya da barışçıl bir medeniyeti tercih edeceksin. Ya üretimden uzaklaşan bir sistemi ya da neredeyse dünyadaki üretimin büyük çoğunluğunu sağlayan Avrasya’yı ittifak alacaksın. Tercihiniz ya kadını erkek erkeği kadın yapan, aile kurumunu ve milli değerleri yok eden Atlantik sisteminden yana olacak ya da toplumsal dayanışmadan yana olacak. Tercihiniz yıllardır Filistinlilere zulmeden İsrail’in yanına ülkemiz tehdit eden ikinci İsrail projesine teslim olmak olacak ya da yeni ittifak seçeneklerinden yana olacak. Tercih sizin. Türkiye’mizin dört tarafının ABD üsleri ile çevrelendiği, Doğu Akdeniz’de ABD, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin birlikte tatbikatlar yaptığı bir dönemde sırtınızı dayayacağınız ittifaklara ihtiyacınız vardır. İttifaklar, beklenen odur ama temizler arasında bir ilişki değildir. Eksik arandığında tüm ülkelerde eksikler bulunur. Cezayir-Fransa sorununda tavrı ile Türkiye hiç de sevimli değildir. Esas olan düşmana karşı ortak davranmaktır. O nedenle nasıl Kurtuluş Savaşında Sovyet dostluğu bir seçenek değil zorunluluk idiyse bugün de TRÇİ ittifakı seçenek değil zorunluluktur” dedi.

Panel soru cevap bölümüyle tamamlandı. HABER MERKEZİ