TARİHİ ÇAĞRI

Amatör spor kulüplerinin yaşadığı maddi çıkmazı, liglerin ve kulüplerin sürdürülebilirliği için çok pratik ve uygulanabilir bir çözüm önerisiyle birlikte harika özetlemişsiniz. Bu tam anlamıyla yerel bir spor köşesinde ses getirecek, hem kulüplerin derdine tercüman olacak hem de ASKF (Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu) yönetimine yol gösterecek bir konu.

​İşte bu fikirleri harmanlayarak, yerel bir gazetede ya da internet sitesinde yayımlayabileceğiniz, akıcı, çarpıcı ve uzun soluklu bir köşe yazısı:

​Amatörün Çığlığı ve ASKF’ye Tarihi Çağrı: Çözüm "İsim Sponsorluğu"

​Yerel futbol liglerimizin başlamasına az bir zaman kala, kulislerde yine aynı dert, aynı hüzünlü hikayeler konuşuluyor: Maddiyat, imkansızlık ve yalnızlık.

​Bugün mahallemizin gençlerini kötü alışkanlıklardan koruyan, onlara spor ahlakını aşılayan amatör spor kulüplerimizin en büyük pratik sorunu ne yazık ki taktik ya da yetenek değil; tamamen parasızlık. Formasından kramponuna, deplasman otobüsünden vize ücretlerine kadar her şey ateş pahası. Şu ekonomik kriz ortamında, zaten kıt kanaat geçinen kulüplerin bu mali yükün altında ezilmemesi imkansız.

​Sonuç mu? Hepimizin yüreğini burkan cinsten... Nice köklü, tarihi başarılarla dolu kulübümüz maddi imkansızlıklar yüzünden sezon ortasında havlu atıyor, ligden çekiliyor. Daha da acısı, zamanla bu asırlık çınarlar birer birer yok olup gidiyor. Gençlerin elinden tutacak o kulüpler kapılarına kilit vururken, hepimiz sadece izlemekle yetiniyoruz.

​Peki, bu makus talih hep böyle mi gidecek? Kulüp başkanlarının kendi cebinden, yöneticilerin esnaftan topladığı üç beş kuruşla bu değirmen daha ne kadar dönecek?

​Elbette dönmeyecek. Artık günü kurtarma politikasını bırakıp, yapısal ve kurumsal çözümler üretme vaktidir. İşte tam bu noktada, amatör futbolun hamisi olan Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanı ve yönetim kuruluna tarihi bir görev ve sorumluluk düşüyor.

​Kulüplerimizin tek tek kapı kapı dolaşıp sponsor araması, bu devirde ne yazık ki sonuçsuz kalıyor. Firmalar tek bir kulübe destek olmak yerine daha geniş kitlelere ulaşmak istiyor. Öyleyse çözüm açık: Kulüpler bir araya gelmeli, ASKF ile masaya oturmalı ve ortak bir akıl üretmelidir.

​Bence ASKF yönetimi, ligler start almadan önce şehrin maddi gücü yüksek, dev sanayi kuruluşları ve markalarıyla masaya oturmalıdır. Çözümün adı ise nettir: Lig İsim Sponsorluğu!

​Profesyonel liglerde gördüğümüz o dev sponsorluk modellerini neden kendi şehrimizin amatör liglerine uygulamayalım? ASKF, vizyoner bir hamleyle;

​Süper Amatör Ligi,

​1’inci Amatör Ligi,

​2’nci Amatör Ligi

​için ayrı ayrı büyük firmalarla isim sponsorluğu anlaşması yapabilir. Ya da şehrin en büyük markalarından biriyle anlaşarak tüm liglerin ana sponsoru olmasını sağlayabilir. Düşünsenize, ligin adı o firmanın adıyla anılacak, her hafta yerel basında, sosyal medyada, sahalardaki pankartlarda o markanın reklamı dönecek. Şehrin markası, şehrin gençlerine sahip çıkacak. Bundan daha güzel bir reklam, daha saygın bir sosyal sorumluluk projesi olabilir mi?

​Buradan gelecek o can suyu niteliğindeki sponsorluk bütçesi ise doğrudan kulüplere aktarılmalıdır. Dağıtım adaleti de son derece basit bir formüle oturtulabilir: Kulüplerin katıldıkları yaş gruplarına (kategorilere) göre bu ücret eşit ve şeffaf bir şekilde pay edilir. En azından altyapıya önem veren, gençleri sahaya çıkaran kulüpler hak ettiği desteği alır.

​Böyle bir gelir, bu ekonomik krizde can çekişen kulüplerimize kelimenin tam anlamıyla "can suyu" olur, kulüp başkanlarına ve antrenörlere rahat bir nefes aldırır. Parayı düşünen değil, tamamen sahaya ve gençlerin gelişimine odaklanan bir amatör futbol iklimi doğar. Maddi kaygılar bitince liglerin kalitesi, rekabeti ve seyir zevki de kendiliğinden artacaktır.

​Elbette bu paranın dağıtımı "saldım çayıra, mevlam kayıra" mantığıyla olmamalıdır. ASKF bu bütçeyi dağıtırken belirli şartlar koymalıdır. Tesisleşme, altyapı kategorilerine katılım zorunluluğu, disiplin süreçleri ve sportmenlik gibi kriterleri yerine getiren kulüpler bu yardımdan tam yararlanmalıdır. Böylece sponsorluk, kulüpleri kurumsallaşmaya ve daha disiplinli çalışmaya da teşvik eden bir ödül mekanizmasına dönüşür.

​Gelin, bu köklü kulüplerin göz göre göre eriyip gitmesine seyirci kalmayalım. ASKF yönetiminin bu konuda öncü olmasını, elini taşın altına koymasını bekliyoruz. Unutmayalım ki amatör futbol çökerse, profesyonel futbolun da geleceği kararır.

​Şimdi vizyoner olma, el ele verme ve amatör futbolu isim sponsorluklarıyla ayağa kaldırma vaktidir!