SÜPER AMATÖR LİGİ TEK GRUP OLMALI

Denizli amatör futbolunda sezon başında alınan bir karar, lig ilerledikçe yeniden tartışılmaya başlandı. Süper Amatör Lig’in sezon başında 19 takımın katılımıyla iki grup halinde oynanması kararlaştırıldı. Yapılan planlama doğrultusunda lig, biri 10 diğeri 9 takımlı olmak üzere iki ayrı grupta başladı.

Kağıt üzerinde bakıldığında sistem işlemeye devam ediyor gibi görünse de sahadaki tablo farklı yorumları beraberinde getirdi. Sezon ilerledikçe birçok kulüp yöneticisi ve futbol camiası temsilcisi, ligin tek grup halinde oynanmasının daha doğru olacağı görüşünü dile getirmeye başladı. Buna rağmen federasyon yetkilileri sezon başında alınan karar doğrultusunda iki grup sisteminde devam edilmesini uygun gördü.

Peki, kulüpler neden tek grup istiyor?

En büyük eleştiri kura çekimi sonrası ortaya çıkan güç dengesiyle ilgili. İki gruplu sistemde bazı gruplarda iddialı olarak gösterilen bir ya da iki takımın diğer rakiplerine göre belirgin şekilde öne çıktığı görülüyor. Bu durum, o gruptaki rekabet seviyesini düşürürken, liderlik yarışının erken haftalarda şekillenmesine neden oluyor. Hatta bazı gruplarda mücadele neredeyse tek takımın dominasyonuna dönüşebiliyor.

Diğer grupta ise tam tersi bir tablo oluşabiliyor. Birden fazla güçlü ve hedefi olan takımın aynı gruba düşmesi, her haftayı adeta final havasına sokuyor. Bu da puan kayıplarını artırırken, daha güçlü ekiplerin bile play-off dışında kalma riskini doğuruyor. Sonuç olarak lig genelinde eşit rekabet ortamı oluşmadığı yönünde eleştiriler yükseliyor.

Mevcut sistemde iki gruptan ilk üçe giren toplam altı takım play-off oynuyor. Ardından kendi aralarında yeniden mücadele ederek şampiyon belirleniyor ve lider ekip doğrudan Bölgesel Amatör Lig’e (BAL) yükseliyor. BAL’da ise puan durumuna göre iki Denizli temsilcisinin play-out oynaması gerekiyor. Yani sezon boyunca oluşan güç dengesi, yalnızca Süper Amatör Lig’i değil, bir üst ligdeki temsil durumunu da doğrudan etkiliyor.

Kulüplerin ortak görüşü ise oldukça net: Tek grup sistemi rekabeti artırır. Güçlü ve zayıf tüm takımların birbirleriyle karşılaşması, ligin gerçek gücünü ortaya çıkarır. Her haftanın daha çekişmeli geçmesi, hem futbol kalitesini yükseltir hem de tribün ilgisini artırır. Ayrıca adalet duygusunu güçlendirerek “kolay grup-zor grup” tartışmalarını tamamen ortadan kaldırır.

Elbette sezon başladıktan sonra format değişikliği yapmak, talimatlar gereği mümkün değil. Bu nedenle mevcut düzenle ilgili söylenecek fazla bir söz kalmıyor. Ancak önümüzdeki sezonlar için kulüp yöneticileri ile federasyon yetkililerinin bir araya gelerek ortak bir akıl oluşturması, Denizli amatör futbolunun geleceği adına önemli bir adım olacaktır.

Unutulmamalıdır ki amatör futbolun en büyük gücü rekabettir. Rekabetin adil olduğu yerde heyecan artar, heyecanın olduğu yerde ise futbol kazanır.