Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, basın mensupları ile Beyaz Kafe’de gerçekleştirdiği buluşmada kente ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı.
“EN ÖNEMLİ KONUMUZ SU”
Geleceğin en önemli unsurlarından birinin su olduğunu dile getiren Başkan Çavuşoğlu, su ile ilgili doğru bir politika izlemek zorunda olduklarını söyledi. Tüm şehri su konusunda duyarlı olmaya çağıran Başkan Çavuşoğlu, “Her zaman söylediğimiz gibi suyu korumak için kurakçıl peyzaja yöneliyoruz ve birçok yerde dönüşümleri başlattık. Yeşillikler, ağaçlar ama bizi gelecekte kurtaracak olan sudur. Gelecekte bizi su savaşları bekliyor, Dünya’yı su kıtlığı bekliyor. 26 Kasım’da yağmur yağmayan bir Denizli’de birlikte yaşıyoruz. Onun için bu çok önemli; suya sahip çıkmamız, çevreyi ve doğayı korumamız gerekiyor. Üretim yaparken doğayı kirletenlere de aynı şeyi söylüyoruz. Gelecekte çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük miras büyük paralar değil. Çok büyük paraları bıraksak insanların suya ulaşamadığında onların hiçbir kıymeti kalmayacak” dedi.
“HALKIN MUTLULUĞUNU ÖNE ALIYORUZ”
Belediye imkanlarının önemli bir bölümünü desteklerle halkı ayakta tutmaya ayırdıklarını dile getiren Başkan Çavuşoğlu, tarım desteklerine ayrı bir parantez açtı. Kırsal kesime önem verdiklerini ifade eden Başkan Çavuşoğlu, “Bizim hizmet anlayışımız algı yönetiminin dışında. Biz beklentiler üzerine dikilen bir bina yerine, o binanın içindeki insanların mutluluğu, sağlıklı nesiller yetiştirme üzerinde duruyoruz. Birinci ve ikinci sınıflara başlattığımız beslenme yardımını ikinci dönem üç ve dörtlerle devam ettireceğiz. Denizli’de en az 15 bin aileye ulaşıp bu ihtiyaçlarını görmeyi hedefliyoruz” dedi.
TARIMIN DESTEKLENMESİNİN ÖNEMİ
Tarımın ayakta kalamaması durumunda on yıl sonra yiyecek bir şey bulunamayacağını, kimsenin üretmeyeceğini ifade eden Başkan Çavuşoğlu, “Köylere gittiğinizde o traktörlerin üzerine tarlalarda gördüğünüz insanlar 60 yaşın üzerinde. O insanlar bu dünyadan ayrılırsa kim üretecek? Denizli’nin merkezinde 700 bin insan yaşıyoruz, 300 bini kırsalda yaşıyor. Bu 700 bin insanı kim besleyecek? Biz Denizli’de toplumsal infial yaşamıyorsak, bunun en büyük nedenlerinden biri, Denizli’de asgari ücretle, 22.000 lirayla geçinmeye çalışan her kardeşimin köyde annesinin babasının olması. Onların bahçesinde, tarlasında ürettiklerini çuval çuval getirmeleridir. Üreten insanlara sahip çıkmak zorundayız. İnsanların yeniden kırsalda yaşamasını sağlamak zorundayız. Bunu başarabilirsek mutlu bir yarına gideceğiz. Biz insanlar kırsala dönsün, üretsin diyoruz, adamın evinin önünden parkesini yapmıyoruz, olmaz kardeşim, yapacağız onları yapacağız. Çünkü o insanlar yaşadıkları yerde huzuru ve mutluluğu bulmaları lazım. Bunu hep beraber başaracağız bunun gibi onlarca şeyi yapacağız” dedi. HABER MERKEZİ





