Rahim ağzı kanserinin, büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile tamamen tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, yeterli farkındalık ve tarama programlarının uygulanmaması nedeniyle halen önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Doğu, “Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türleri incelendiğinde, ilk on kanserin üç tanesini jinekolojik kanserlerin oluşturduğu görülmektedir. Serviks kanseri, kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olarak yer alırken, rahim kanseri altıncı, yumurtalık kanseri ise sekizinci sıradadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ülkemizde her yıl yaklaşık 15 bin kadına yeni jinekolojik kanser tanısı konulmakta ve ne yazık ki yaklaşık 4 bin 500 kadın bu hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Serviks kanseri, rahmin vajinaya açılan alt kısmındaki hücrelerin zaman içerisinde anormal değişiklikler göstermesi sonucu ortaya çıkmakta olup, dünya genelinde ortalama görülme yaşı 48’dir. Bu kanser türünün en önemli nedeni, Human Papilloma Virus olarak bilinen HPV enfeksiyonudur. Toplumun yaklaşık yüzde 80 ila 90’ı yaşamlarının herhangi bir döneminde HPV ile karşılaşmaktadır. Bilinen yaklaşık 200 HPV türünün yalnızca 15 kadarı yüksek riskli olmasına rağmen, bu virüs tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 5’inden sorumlu tutulmaktadır. HPV yalnızca serviks kanserine değil, aynı zamanda baş-boyun, vajina, vulva, penis ve anüs kanserlerine de yol açabilmektedir” dedi.

“BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİR, BU YÜZDEN KONTROLLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN”

Serviks kanserinin erken dönemlerde çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, kasık ve alt karın bölgesinde ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı ya da ilişki sonrası ortaya çıkan kanamalar ile kötü kokulu veya kanlı akıntıların mutlaka ciddiye alınarak, bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması gerektiğini hatırlattı.

Prof. Dr. Gököz Doğu, “Serviks kanseri, doğru koruyucu önlemler alındığında büyük oranda önlenebilen bir hastalıktır. HPV aşısı, 9 yaşından itibaren hem kız hem de erkek çocuklarına uygulanabilmekte ve serviks kanserine karşı en güçlü koruma yöntemini oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra düzenli olarak yapılan HPV testi ve Pap smear taramaları sayesinde kanser öncülü hücresel değişiklikler çok erken dönemde tespit edilebilmekte, hastalık daha ortaya çıkmadan önlenebilmektedir. Bu tarama testleri son derece basit, kısa sürede tamamlanan ve ağrısız işlemlerdir. Ayrıca sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek ve güvenli cinsel yaşam da korunmada önemli rol oynamaktadır. Bugün serviks kanserine bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 90’ının, aşılama ve tarama programlarının yetersiz olduğu bölgelerde görüldüğünü biliyoruz. Bu nedenle kadınlarımızın kendi sağlıkları için taramalarını ihmal etmemeleri, ailelerin ise çocukları için HPV aşısını gündemlerine almaları büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki serviks kanseri kader değildir; HPV aşısı ve düzenli tarama programları ile önlenebilir bir hastalıktır” dedi. HABER MERKEZİ