ÖZVERİ

Özveri herkeste olması gereken, ancak herkeste bulunmayan bir davranış bicimi bir değer, bir erdem. Erdem ise bir değere sahip çıkmak değil, o değere sahip olmaktır. Özveri bir amaç için bir başkası için; gendi yararlarından, vazgeçebilme fedakârlığı. Yani özveri fedakârlık ile eş anlamlı. Günümüzdeki ekonominin işleyiş bicimi, ekonomik ilişkilerin tümü ve bunların yarattığı kültür; bireyciliği, menfaatçileri, çıkarcılık anlayışını körüklüyor. Bu yozlaşan kültür; hızla fedakârlığı ortadan kaldırıyor. Özverili insan sayısı gün geçtikçe azalıyor. Yakın zamanda özverili insan sayısı; ülkemizdeki kelaynak kuşlarının sayısına inecek gibi!

Özverinin bir karakter, bir yaşam bicimi haline gelmesi; o kişiye de çok şeyler kazandırır. Özverili insanlar, empatiyi ilişkilerinde sürekli olarak uygularlar. Bu alışkanlık, yaşamda kişinin kaliteli ilişkiler kurmasına yardımcı olur. Kaliteli ilişki kurma becerisi gelişmiş insanların; iş ve yaşam kalitesi artar. Özveri o kişinin toplumdaki, güvenini artırır, güven oluşturur. Özverili insanların, probleme çözme yetenekleri, diğer insanlara göre daha hızlı gelişir. Problem çözme yeteneği geliştiği oranda; iş ve yaşam kalitesi de artar. Özgüven davranışları kişiyi geliştirir, gelişimini destekler. Okuduğum bir kitapta: ‘Enerjini nereye koyarsan, hayat orada gelişir’ diyordu. Anneler yaşam enerjilerini, özveri üzerine koymuşlar. Bu nedenle çoğu toplumda, annelik kutsaldır.

Yaşamlarımız annelerimizin çevresinde oluşuyor ve gelişiyor. Anneler ve annelik özverinin somutlaşmış hali diye düşünüyorum. Özveri kelimesini duyduğum anda; anneler gözümün önüne gelir. Özveri kelimesinin yanına, en çok anne kelimesi yakışıyor. Dokuz ay, çocuğu karnında taşımak, gece uykularını bölerek küçük çocuğunla ilgilenmek. Çocuğun beslenmesi, bakımı, eğitimi, yaşama hazırlanması, büyük fedakârlık gerektiriyor. Bu fedakârlığı en çok yapan kişilerde anneler. Hakları yenmesin, babalarda elbette fedakarlık yapıyor. Ancak annelerin fedakârlıkları, kutsallık düzeyinde.

Bazılarımız hayatı, bulduğumuz gibi bırakırız. Bazılarımızda buldukları hayatın üzerine bir şeyler koyar, geliştirir, değişimine katkı koyar. Anneler, buldukları hayata sürekli katkı verme, yön verme, hayatı güzelleştirme çabası içindeler. Yıllardır meslek hayatımda ve çevremde şunu gözlemlemişimdir. Bir ailede engelli bir çocuk varsa ve evlilikte bir şekilde, boşanma ile sonuçlanıyorsa; engelli çocuk mutlaka annede kalıyor. Babalar boşanmadan sonra engelli çocuğunu, anneye bırakıp, arkasına bakmadan gidiyor.

Önemli olan sözler değil davranışlardır. Bazılarımız, fedakatlığı, sadece sözlerimizde yaşıyoruz. Özverili olduğumuzu göstermek, göze batırmak yerine; özveriyi yaşam bicimi haline getirmeliyiz. Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biriside; özverili, fedakâr davranışlarımız ile karşımızdaki kişileri, manevi borçlu durumuna sokmamamız gerekir. Özverili insanların sözleri değil, davranışları konuşur. Özverili insanlar zarif ve nezaketli insanlardır. Özverili insanlar geldikleri yere kendi sosyal, kültürel, psikolojik, pozitif iklimini de getirirler. Bu iklim güveni, huzuru ve yaşam enerjimizi artırır.

Denk gelişlerimiz doğru zamanlara, rast gelişlerimiz özverili insanlara olsun.